|
|
|
 |
|
|
|
|
7 Sokak Köpeği ile Eva Aksoy |
|
Söyleşi konuğumuz, Hayvanların Yaşam Haklarını Koruma Derneğinin kurucu üyesi ve 12 yıl başkanlığını yapmış Eva Aksoy. Her ne kadar dernek mensubu olarak çalışmayı bırakmış olsa da artık; hayvanlar için çabalamaktan hiç vazgeçmemiş. Evinde her biri sokaktan gelmiş 7 köpeği besliyor. Sarıyer ve çevresinden toplamış olduğu bakıma muhtaç 5 köpeğe, evinde yer kalmadığı için Kemerburgaz’daki başka bir kuruluşun barınağında bakıyor. Çevrede yaralı, hasta, yardıma muhtaç hayvan varsa komşuları onun kapısını çalıyor. Bu yoğun trafikte bazı komşularından da nasibini alan Eva Hanım, içlerinden biri ile mahkemelik olmuş.
Evinizde beslediğiniz 7 köpeğin hikayesi nedir? Yıllardır evimde sokaktan gelen, bakıma ihtiyaç duyan hayvanlara bakıyorum. Evimize gelen, ölene kadar bizimle yaşar. Her seferinde bir daha almayacağım desem de mümkün değil. Ölenin yerine derhal bir tane gelir. |
|
Sakız ve Maruş Alt kattaki konuklar |
|
Evin alt katındaki köpekler, mahallenin köpekleri. Bir grup köpeği barınağa götürüldük. Bunlar yakalanamadılar. İçlerinden biri genelde hep sevilmek için gelirdi. Arabamızı peşine takılırdı. Bir seferinde, yırtıcı bir köpeğe sahip bir kadın sokaktaki bu köpeklerden müthiş rahatsız oluyor. Kendi köpeğini bunların üzerine salıyor. Sokaktaki köpeklerden biri park etmiş bir arabanın altına giriyor, ama bacaklarını koruyamıyor. Yırtıcı köpek ayaklarını çizik çizik yırtıyor. Şu an barınakta olan köpeklerimden ismi "Asık Surat" olan gelip onu kurtarıyor, ama yırtıcı köpek onun da yüzünü parçalıyor. Akşam dönüşte komşular haber verdi. Veterinere götürdüm. Tedavisi yapıldı, veteriner "evde bakılması lazım" dedi. Biri böyle geldi.
Diğer ikisi üst tarafta, kırlık alandaydılar. Çevredeki köpekler barınağa götürülünce, onlar yemek için aşağılara inmeye başladılar. Beni de biliyorlar, sürekli yemek veriyorum. Davalı olduğumuz komşumuz köpekleri zehirlemeye başlayınca, "bunları dışarıda beslemeyeyim. Nasıl olsa gündüzleri bir yer buluyorlar, geceleri eve alayım" dedim. Bir ay geceleri eve aldım. Köpekleri zehirlemek için komşumun bulduğu yeni teknikleri öğrenince, devamlı olarak evde kalmalarına karar verdim. |
|
Bobo Alt kat konuklarından |
|
Yukarıdaki Üzüm ile Tarçın ise barınağa götürülen köpeklerden birinin yavrularıydı. Bu yavrular ele geliyordu. Barınağa götürmek için diğer köpekleri yakalamaya uğraşırken bu yavrular ayak altında olmasın dedik. Giriş o giriş. Giren çıkmıyor. Üzüm bir gözünden ameliyat oldu.
Tchoby yukarıda mandırada inekçilik yapan bir ailenin köpeğiydi. İneklerle ortaya çıkar, onlar yola çıkacak olursa çevirir, inekler ahırları dönünce o da kaybolurdu. Yabancı insandan her zaman korkar, yaklaşmazdı. Ona dokunamazdınız. Sonra aile inekleri satınca Tchoby sokağa atıldı. 2002 Nisan’ında komşular “sokakta yaralı bir köpek var” diye haber verdiler. Kaldırıp barınağa götürdük. Araba mı çarpmış ne olmuş bilmiyoruz. Anlamak için filmleri çekildi. Sonuç, saçma ile vurulmuş. İlginçtir tüfek ya da tabancayla vurulsa balistik incelemelerde hangi silahtan çıktığı anlaşılabilir, ama saçma ile vurulduğundan hangi silah ile vurulduğu tespit edilemiyor. Sonuç Tchoby felç oldu. Veteriner düzelmez dedi. Filmleri Almanya’ya gitti. Veteriner köpeği uyutmamız önerisinde bulundu. Barınak ya da başka bir yerde yaşama şansı yoktu. Uyutulmasın diye eve almaya karar verdik. 2002 Temmuz’undan beri bizimle.
Jüpi raşitiktir. Bütün kemikleri kırıldı. Kalçası yamuktur. Arka bacağı bir veterinerin parmak izidir. 4 ay kutuda yaşadı. Senelerdir benimle. Son derece zararsızdır, ama korkutmak için sürekli havlar. Onun sağlık problemleri birazda yaşı sebebiyle çok fazla. |
|
Üzüm ve Tarçın Üst kattakiler |
|
5 köpeğe de barınakta baktığınızı söylemiştiniz... O köpekleri yerleştirecek yer bulamamıştım. Zor durumdaydım. Bir arkadaşım bağlı olduğu derneğin barınağında bakabileceğimi söyledi. O arkadaşım çok yardımcı oldu. Kendisi barınaktayken hayvanların ihtiyaçlarıyla o ilgilendi, diğer günler ben gittim.
Orada diğer köpeklerden ayrı küçük bir yer yaptım çevresini telle çevirdim. Şimdi orada yol yapılacakmış. Bu nedenle Kemerburgaz’daki barınak kapatılmak üzere. Barınaktakiler kendi köpeklerini taşıyor, ama benim baktığım köpeklere yer yok. Bu 5 köpeğe acilen bir yer bulmam gerekiyor. Onları sokağa bırakamam. Bir dernek ya da barınağa versem bile ben gidip bakacağım. Her şeyleriyle ben ilgileneceğim. Ama bir yer bulabilmiş değilim. Böyle bir çıkmazda kaldım.
Birbirleriyle araları nasıl? Gördüğünüz gibi her biri evin ayrı bir yerinde. Jupi yatak odasında Tarçın, Üzüm üst katta. Tchoby başka bir oda da. Bobo, Maruş ve Sakız alt katta. Bir araya gelmiyorlar.
İlgilendiğiniz bu kadar hayvan yaşamınızı nasıl etkiliyor? Sevgi her konuda büyük bir özveri gerektiriyor. Seviyorsanız sevdiğinizi korumanız lazım. Kızım 25 yaşında. Kızımla şimdiye kadar hiçbir yere birlikte tatile gidebilmiş değiliz. Birimiz mutlaka evde nöbetteyiz. Bunun haricinde ben 22 sene günü birlik evden çıkıp gelmeler haricinde hiçbir yere gidip gelmiş değilim. |
|
Felçli Tchoby |
|
Çevrenin saldırıları, bunlara dayanabilmek, daha çok öfkelendirmemek için yanıt vermemek. Anormal insan olarak nitelendirilmeye alışmak. Mesela barınak dönüşü beni tanıyamazsınız. Markete girmeye utanıyorum. Tamamen özel bir kılık, çamur içinde. Barınaktaki hayvanlara su götürmeniz lazım. Benim belim sakat, 55 yaşındayım, ama bu bir gün oynayamaz. Kendi hayatınız tamamen geri planda. Çünkü ben hayvanları seviyorum. Onların bakımında eksik bir şey yaparsam bu beni mutsuz eder. Öncelikle onların ihtiyaçları giderilecek, onlarla ilgileneceğim. Sonra onlardan arta kalan bir zaman olursa, bu benimdir. Kızım Ansu’da aynı şekilde davranmaya alıştı.
Sonra köpeklerin sağlık sorunları var. Tchoby felçli, bir diğerinin kalbinde büyüme, hepatit ve başka hastalıkları, aşıları var. Veterinere götürmek zorundasınız. Bunların getirdiği maddi yük... Elinizde olmayınca borç alınıyor.
Köpeklerin birbirleriyle anlaşamayanları var. Her birini ayrı bir odaya alıyorsunuz. Birbirlerinden ayırıyorsunuz. Evde yemek pişecek, önce onların alış verişi yapılır, onların yemeği pişirilir verilir. İlaç almaları gerekiyorsa sonra ilaçları verilir. Bunların ardından bize sıra gelir.
Büyük bir özveri gerektiriyor. Buna katlanamıyorsam, hayvanları seviyorum diyemem. Bunun tek karşılığı bakma mutluluğu; “bakabildim, elimden geleni yaptım” diyebilmek. Onları ihmal edemem. |
|
Jupi |
|
Komşularınızla aranız nasıl? Bir komşumuzla köpekler yüzünden davalıyız. Herkes tarafından imza toplanılıp kaymakamlığa şikayet edildik. Kaymakamlıktan geldiler. Şikayeti gerektiren bir durum bulunmadığına dair rapor verdiler. Davalı olan komşumuz köpekleri zehirleyeceğine dair sözle tehdit etti. Ateş etmeye başladı. Bir dönem erkenden kalkıp, her sabah bahçeyi yıkardım, o komşu bahçeye zehir atmıştır diye. Komşunun bir şey yapması olasılığı yüzünden kapı pencere açamıyorum. Maalesef yazın evden çıkarken, en sıcak havada bile kapı pencere kapalı oluyor; hayvanlar bahçeye çıkmasın, zehirlenirler diye. Kendisi ile mahkememiz bitince yine bahçeyi yıkamaya başlayacağım. |
|
Kemerburgaz'daki Barınak |
|
Sizin gibi evinde besledikleri hayvanlar yüzünden komşularıyla problem yaşayanlar için Hayvan Hakları Yasası'nın çıkması bir çözüm olabilir mi? Hayvan Hakları Yasa Tasarısının bu haliyle çıkmamasını tercih ederim. Çünkü şu anda itiraz etme, savaşma, tartışma hakkımız var. En azından bu haklarımız saklı, çünkü karşımızda bir yasa maddesi yok. Yasa tasarısı bu haliyle kabul edilirse her şey daha zor olacak. Yasada apartmanda hayvan besleme ilgi bir boşluk var. Horoz ötmesi, köpek havlaması son derece doğal sesler olmalarına rağmen apartmanda hayvan beslemek bu sebeplerle yasaklanıyor. Yasa tasarısı bu haliyle kabul edilirse bu çözüm olmayacaktır.
İnsanların evde hayvanlara bakmaları cezalandırılmamalı, ödüllendirilmeli. Aksine evinde beslediği hayvanını sokağa bırakan cezalandırılmalı.
Evde hayvan beslemek değil sadece, tasarıda eksik yön o kadar çok ki; avcılıkla, mezbahalarla ilgili kötü düzenlemeler var. Tasarıda İl Hayvan Koruma Komisyonu diye olmaması gereken bir komisyon söz konusu. |
|
"Bir hayvanın yaşatılıp yaşatılmayacağı veteriner hekim karar verecek" deniliyor. Ben kaç hayvanın veteriner hekimin yaşamaz dediği halde yaşadığını, “bunda bir şey yok” dediği kaç hayvanın veteriner hekimden çıkınca, daha kapısında öldüğünü bilirim. Kaç hayvanın yanlış tedavi yüzünden hastalığının ilerlediğini, öldüğünü, sakat kaldığını gördüm. Artık ölüm noktasına gelmiş inanılmaz acı çeken bir hayvanın acısını dindirmek için veteriner hekimin ölümüne karar vermesi ayrı ama bu ayrı.
Herkes bir konuda eksik. Tartışma, bilgi alışverişi ortamlarını sağlamak lazım. Hayvan ithalinin yasaklanması lazım. Barınak sayısı artırılmalı ki, bu sayede daha çok hayvan kontrol edilebilir, doğum kontrolü sağlanabilir.
Şu anki tasarı hayvanın menfaat ve varlığını koruyan bir yasa tasarısı değil, tamamı ile insan menfaatleri göz önünde bulundurulmuş bir tasarı. |
|
Köpek dışında başka hayvanlar beslediniz mi? Bakıma ihtiyacı olan ve yer bulunamayan pek çok hayvana baktım. Doğan, çok ağır yaralı bir şahin, ebabil kuşu, kedi, leylek. Şimdi hatırlayamıyorum, ama eminim daha vardır. |
|
Eva Aksoy'a bu söyleşi için teşekkür ederiz. |
24.03.2003 |
|
|
|
|
|
|
Yorumlar (5 adet) |
|
Yazan: perdita |
Tarih: 25 Ocak 2004 |
Saat: 00:02 |
21.12.2003'te Jüpi'yi kaybettik...... |
|
|
Yazan: emre |
Tarih: 31 Mart 2003 |
Saat: 17:27 |
sizler bu türkiyede olduğunuz sürece bu köpekler evsiz kalmazlar gerçekten sizleri kutlarım bu duyguları bende yaşadım bende köpeksiz durama ve ilride bende sizler gibi böyle hayvanlara yararlı olucam |
|
|
Yazan: tomarktus |
Tarih: 26 Mart 2003 |
Saat: 19:30 |
Eva Hanım,
Ülkemizde hayvan koruma bilincinin gelişmesinde çok büyük katkılarınız oldu. Hatta www.kedigen.com'da ki, size yöneltilen haksız eleştiriler dahi bu bilince olumlu katkılar sağladı. En azından bir hayvansever olarak ben (kim olduğum önemli değil) sizden çok şey öğrendim. Bütün köpeklerinizi öpüyor ve onlarla birlikte mutlu yaşamlar diliyorum. |
|
|
Yazan: PinkWings |
Tarih: 25 Mart 2003 |
Saat: 19:49 |
Eva Aksoy'a ve derneğine yapmış olduğu çalışmalardan dolayı minnettarız. Her zaman yanındayız :) BURAK, BHÇK |
|
|
Yazan: Enver |
Tarih: 25 Mart 2003 |
Saat: 10:38 |
Sayın Eva hanım,
sizin yeriniz cennettir. Buna tüm kalbimle inanıyorum. Dediğinizde hem fikirim, hayvanlara bakanları ödüllendirmeli, aksini yapanlar cezalandırılmalıdır...
Bu kadar köpeğe, hem de evinizde bakmak gerçekten çok zor olduğunu biliyor ve bu yüzden sizi kutluyorum. Bizde ailece hep köpek besledik. Şu anda Terrier cinsi 7 yaşında Paşa'mız bizimle. Onun annesi olan Botty'i geçtiğimiz Şubat kaybettik. Öyle büyük bir acı yaşadık ki, ancak siz bizi anlayabilirsiniz. Annem halen olayın etkisinde ve kendini toparlayamadı. Mahhalemizdeki tüm köpeklere diğer hayvansever komşularla birlikte bakıyoruz. Onlara yemek veriyoruz ve gerektiğinde veterinere götürüyoruz.
Sokakta o kadar çok muhtaç köpek varki, inanın hepsine yetişmek çok zor. Keşke size bir yol gösterebilseydik. Bu konuda herhangi bir önerimiz olursa, mutlaka size döneceğim.
Saygılarımla,
Enver |
|
|
|
|
|
|
|
|
|