|
|
|
 |
|
|
|
|
Akut K-9 Birimi |
|
Akut'un (Arama Kurtarma Derneği) K-9 birimi, deprem, sel, çığ gibi afetler ile doğa koşullarında kaybolan insanları aramak üzere, uluslararası standartlarda, uygun personel ve arama kurtarma köpekleri yetiştiriyor. K9 Köpekli Arama Grubu tamamen gönüllü kişilerden oluşuyor. Ataşehir'de Akut'un K-9 biriminin çalışmalarını yaptığı bir eğitime konuk olduk. Birim başkanı Esin Tanrısever sorularımızı yanıtlarken, Itır Kartal ve Zeynep Hekimoğlu'nun köpekleri ile birlikte yaptıkları çalışmayı izledik.
K-9'da kim kimdir ve ekipte kaç köpek var? 5 köpeğimiz var. Ekibi tanıtırsam, ben Esin Tanrısever grup başkanıyım. Itır Kartal, 16 aylık Golden Retrieverimiz Mia'nın sahibi ve projelerin sorumlusu. Zeynep Hekimoğlu, 11 aylık Pointer kırmamız İrma'nın sahibi, grup içindeki idari işlerimizden sorumlu. Adrian Higgs, 5 yaşındaki Border Colliemiz Zeyna'nın sahibi, aynı zamanda eğitim koordinatörümüz. Cengiz Türküresin 5 yaşındaki Alman çoban köpeğimiz Jenny'nin sahibi. Erdinç Sarımusaoğlu bir diğer Alman çoban köpeğimiz, 9 aylık Pulsar'ın sahibi. |
|
Esin Tanrısever |
|
Pek çoğumuz Akut'u 17 Ağustos depremi ile tanıdık. K-9' birimi ne zaman kuruldu, depremi yaşadığımız dönemde faaliyette miydi? Akut 1996 yılında kuruldu. K-9 ise 12 Aralık 1999'da oluşturuldu. 17 Ağustos depreminde Akut’un bir köpek ekibi vardı. Bu ekip bir kişi, 2 köpekten oluşuyordu. Biz köpeklerimizi sadece sağ insanları bulsunlar diye eğitiyoruz. Bu anlamda depremde köpek ekibimiz bir sonuç alamadı. 17 Ağustos depreminde 68 ülkeden yardıma gelenler oldu. Köpekli ekiplerden çok iyi çalışanlar olduğunu gördük. Köpekli bir yabancı arama ekibinden yardım isteyip, "bizim kurtarma ekipleri var, buyurun gelin bize tespitte yardımcı olun" dedik, çünkü bir hafta geçmiş, artık sağ kalan insan yok denecek kadar az, ihbarlar sıfıra inmiş gibi. "Tamam, bizim köpeklerin işi o zaten" dediler. Köpek bir yerde sinyal verdi, sahibi "tam aşağıda muhakkak kazazede var" dedi. Yarım gün çalıştık, iki kat kaldırdık, karşımıza çıkan ise bir yatak oldu. Akut içinde o kurtarma ekibinde çalışanların motivasyonu sıfır tabii, harcadığınız onca enerji bir hiç uğruna. Çok iyi ekiplerle de çalıştık. Öyle köpekler gördük ki, içeri giriyor, "hav hav" diye bir iki ses duyuyoruz, içeri giriyoruz, gerçekten birisi var ve canlı. Dolayısıyla köpeklerin, bu konuda ne kadar işe yarayabileceğini öğrendik.
Daha önceleri yurt dışı eğitimlerimiz ve yurt dışından buraya gelen eğitmenlerin verdiği eğitimlerimiz de oldu. Deprem veya doğadaki kazalar, kayıplar, sel, çığ düşmesi; eğer bunları insan hayatına karşı bir savaş gibi kabul edersek, köpek de bu savaşa karşı kullanacağımız silahlardan biri ve iyi de bir silah. Tek araç asla değil, teknik ekipmanlar var, arama cihazları, kameraları filan. Teknik şeylerin hepsinin artıları, eksileri var. Mesela teknik ekipman sınırlı alanda kullanılabiliyor; kamera küçücük bir şey, bir delikten içeri sokuyorsunuz, göreceği alan çok sınırlı. Oda diyoruz, oda anlamında bir şey kalmamış, yıkıntı bir binayı taramanız çok zor. Dinleme cihazı aynı şekilde, ama köpek ortalama 15 dakikada koca bir binayı tarayabiliyor. Orada sağ olma olasılığı var mı, en azından onu görüyorsunuz. Bizler çalışırken büyük olasılıkla binada birisi var ya da yok diyoruz. Zaten %100 konuşmanın asla imkanı yok. |
|
Itır Kartal-Mia, Çeviklik Parkuru |
|
Biz köpeklerimizi canlı varsa havlayarak haber vermesi için eğitiyoruz. Dediğim gibi köpeklerimizi sadece sağ insanları bulsunlar diye eğitiyoruz; çünkü, AKUT’un misyon ve vizyonları o doğrultuda. Ne zamanki 10 – 15 köpeğimiz olur ve bu konuda artık rahat oluruz, o zaman kadavra konusunda da eğitim yapmaya başlayacağız.
Eğittiğiniz köpekler bir takım sınavlara katılıyor, sertifikalar alıyor. Şu anda hepsi sertifikalı mı? Hayır hepsi değil, sadece ikisi sınav geçmiş durumda. Afet arama köpeklerini, Amerika’da hükümet destekli bir kurum olan FEMA (Acil Durum Yönetimi Teşkilatı) standartlarında; doğa araması köpeklerini ise, yine Amerika’da bir kurum olan NASAR standartları doğrultusunda eğitiyoruz. Şu an Akut K-9 bünyesinde FEMA standartlarında uluslararası sertifikalı, operasyonel olarak hazır bulunan eğitmenlerimiz ve köpekleri Adrian Higgs-Zeyna ile Cengiz Türküresin-Jenny. Zeyna 1. aşama, Jenny 2. aşama sınavı geçmiş durumda. 1. aşama en ileri seviye. Bu standartlara göre Zeyna zorunlu eğitimi tamamladı, ama sahibi haftada 3 gün çalışmalara devam ediyor, çünkü unutabiliyor. Şu anda da zaten onlar bir operasyondalar. Kayıp birini arıyorlar.
Kadavra ya da sağ insan arama için köpek eğitirken teknik aynı. Ana mantığı şu, köpeğin oyun arkadaşını araması. Bizler saklanıyoruz, köpekler bizi buluyor ve de havlayarak bulduğunu bildiriyor. Bizler de onları ödüllendiriyoruz. Bu uzun bir süreç. "Aramaya uygunluk testi" adında bir testimiz var. Bu 32 sayfalık çok detaylı bir test. Köpeğin karakteri bu işi yapmaya uygun mudur, değil midir onu görüyoruz. Gruba yeni katılacak birileri olduğunda ilk önce o testi geçmesi şart. Test esnasında gözden kaçan bir şey olmasın diye 3 kişi hazır bulunuyor. Sonra eğitimlere başlıyoruz. Belli aşamalarda grup içi testlerimiz var, ama ana hedef FEMA Standardında yapılacak olan sınavı geçmesi. Bunun için bize destek olan Amerika’da bir grup var. Köpek bu sınavı geçerse uluslararası standartlarda kabul ediliyor. Bu sınavlardan sonra içimiz daha rahat olarak operasyonlarda köpeklerimizi çalıştırabiliyoruz. |
|
Zeyna-Jenny |
|
Arama kurtarma için bir köpeğin hazır olması ne kadar zaman alıyor, eğitimi ne kadar sürüyor? Gruptaki herkes ya çalışıyor, ya öğrenci. Dolayısıyla hafta içi gündüz herkes meşgul. Biz de hafta içi akşamları, Pazar tam gün çalışıyoruz. Ortalama haftada 3 gün. Yapacağımız çalışmalara göre burada (Ataşehir) ya da başka yerlerde olabiliyoruz. Uluslararası standartlarda sınavların iki aşaması var. Birincisini geçmek için 1-1,5 sene, ikincisi için ortalama 3 sene geçmesi gerekiyor. Bunu bitirmiş olan köpekler, mesela iki sertifikalı köpeğimizden birisi 1. aşamayı da geçti, ama grup içinde haftada 3 gün çalışmaya devam ediyor. Kendi içimizdeki sınavlar da köpeğin grup içindeki ilerlemesini kaydetmemiz açısından yapılıyor. Köpek sahibinin her gün çalışması gerekiyor, her gün çalışılmazsa, istenen aşamaları geçemiyor.
Anladığım kadarıyla şöyle bir durum da var. Uygun köpeği ararken uygun sahibi de arıyorsunuz, değil mi? Evet. Hatta sahibi daha da önemli. Köpek uygun, ama sahibi uygun değil ise, baştan olamıyor. Çünkü bizler gönüllüyüz ve maaş almıyoruz. Burada iki köpeğimiz varsa buradaki tüm gönüllülerin emeği var. Derneğin kaynakları, herkesin bağışları kullanılıyor, emek harcıyoruz, masraflar oluşuyor: Amerika’dan eğitmen gelmesi gibi. Derneğin amacı, köpeğinizi getirin ya da gönderin biz eğitelim değil. Eğer arama-kurtarma konusunda çalışmak isteyen, gönüllü olmak isteyenler varsa ve bunu bir köpek ile de yapmak istiyorlarsa, derneğe başvuruyorlar ve biz de köpek grubu içinde onlarla birlikte eğitimler yapıyoruz.
Hedefe göre, deprem ve / veya doğada çalışacak köpeğin sahibinin de fiziksel uygunluğunun olması gerekiyor. Tüm bunların dışında hayat şartlarının da uygun olması önemli. Örneğin "benim köpeğim zaten eğitimli, ben eğittirdim operasyonlarda size yardımcı olabiliriz" diyenler oluyor. "Sağ olun siz yardımcı olmayın, biz sizi almayalım çünkü ne yaptığınızı bilmiyoruz" diyoruz; standart ile ilgili olduğumuz için kimin ne yaptığını bilmemiz lazım. "Ben köpeğimi eğitmek istiyorum ama acil bir durum olursa çalışamam" diyenlere de "köpeğinizi başka yerde eğitin" diyoruz. Buranın hedefi belli. Arama-Kurtarma yapan bir dernek ve biz de bir alt koluyuz. O yüzden yeni başvuranlar olduğunda şunu da göze almalılar. Köpeği var veya yok, edinmek istiyor ve bu yolda çalışmak istiyor, eğitimde belli bir aşamaya geldikten sonra, tamam biz sertifikamızı aldık, köpeğimizi de eğittik demek, en başta ahlaki açıdan uygun olmadığı gibi emeğin boşa gitmesi demek. Hedefimiz insan hayatı kurtarmak için eğitim yapmak.
Türkiye’de AKUT haricinde uluslararası sertifikayı hedefleyen başka kurumlar da var mı? Sizin onlarla ortak çalışmalarınız var mı? Tanıdığımız, ulaşabildiğimiz herkesle ortak çalışmaya çalışıyoruz. Şu ana kadar üç tane uluslararası sınav gerçekleşti, ikisinin sponsorluğunu biz yaptık. Bunu yaparken, depremden önce de bu konu ile ilgilenen Gemlik Askeri Veteriner Okulu, Ankara Gölbaşı Emniyet Müdürlüğü'ne kadar ulaştık, davet ettik, Amerika’daki standartları da görün diye. Şu anda ortak çalıştığımız, Ankara İtfaiyesi var, bir köpekleri en ileri seviyede. Bayrampaşa Çevik Kuvvet var, onların da iki köpeği bu sınavları geçti. İstanbul Sivil Savunma, AKA, ve tekil kimseler var. |
|
İrma, Çeviklik Parkuru |
|
Herkesin çalışma hayatı ve başka sorumlulukları da var. Bu işin zor yanı devamlılık sağlamak değil mi? İşin ne olduğunu, konuyu sevmemenin veya zaman sahibi olmamanın bu işe engel olduğunu en başta söylüyoruz. Çalışmalar, operasyonlar olduğunda çalışanlar iş yerleriyle kurdukları iyi ilişkilerle işten izin alabiliyorlar. 1000’in üstünde gönüllümüz var ve bir kısmı da operasyonel personel. Bu insanlar bu devamlılığı sağlayabiliyorlar. Yapılamayan bir şey değil.
Arama kurtarma çalışmalarına katılacak kişiler ve köpeklerde ne gibi özellikler aranır? Çok büyük ve çok küçük ırklar bu işe uygun değiller, ayrıca iki yaş sınırının üstünü biz almıyoruz. Agresif köpek almıyoruz, bunları en baştan söylüyoruz ama testte de çıkıyor. Belli ırklar da var bu işe uygun olan, ama bizim için en önemli olan yaş sınırı ve çok büyük ya da çok küçük ırk ve agresif olmaması. Köpeğin oyuncu olması, hareketli olması isteniyor. Çok iyi itaatli olmasının ne derece iyi olduğunu şu anda bilemiyoruz.
Dişi, erkek farkı var mı? Her ikisinin de avantajı ve dezavantajı var, eksiler eğitim esnasında çözülüyor ama dişiler daha tutarlı, sabit bir hızla ilerliyor, erkekler biraz daha inişli çıkışlı bir ivme çiziyor.
Eğitim yaparken kullandığınız malzemelerin amacı nedir? Varilde havlama çalışması yapıyoruz, buradaki hedef, FEMA standartlarında köpeklerin kazazedeyi bulduğu zaman havlayarak bildirmeleri. Farklı standartlarda başka şeyler de, mesela kuyruğunu başka sallaması, tercih ediliyor; ama biz havlamayı tercih ediyoruz, çünkü enkaz altına girmiş olan köpeğin nasıl oturduğunu veya kuyruğunu nasıl salladığını göremeyiz. Varilde yaptığımız çalışmada varil ortada, köpek direk oraya gidiyor ve havlıyor. Hedef burada köpeğin arayıp bulması değil, 30 sn boyunca havlamayı hiç kesmemesi. Eğitimin 2. aşamasında bu bir kriter; önemi arazide ya da enkazda köpek birisini buldu, havlayarak bildirdi, ama biz uzakta olabiliriz. Diyelim ki, 1000 metreküplük bir enkaz var ve köpek üst tarafta havlıyor. Biz en aşağıdan üst tarafa koşana kadar köpeğin belli bir süre havlayarak bize bunu bildirmesi gerekiyor. |
|
Mia, Varil |
|
Çeviklik parkuru, deprem aramasında köpeğin enkazda rahat çalışabilmesini hedefleyen fiziksel parkur. Buradaki her ekipmanın bir mantığı var, mesela kaygan zemin buzdolabı kapağı gibi şeylere tekabül ediyor; köpeğin onun üstünden rahatlıkla geçebiliyor olması gerek, tırnaklarını fazlaca açarsa kayabilir. Merdiven, iki metre yükseklikteki tahtalar köpeğin altı boş olan yerlerden rahatça geçebilmesini sağlar – köpek enkaza gitmeden önce tecrübe etmeli. Çeviklik parkurunda her ekipmanda süreç içinde ilerlenir, zaman içinde köpek gönderildiği yere gider. Uzakta olsak bile komutlara uyması, belli bir süre sonra durması veya geri dönmesi istendiğinde bunu yapması... Fiziksel performans parkurunda bir süre sonra yönlendirme de işin içine giriyor, itaat de işin içine giriyor; ama biz her şeyi oyun ile öğretmeye çalışıyoruz.
Amerika’dan eğitim için, destek için gelenler oluyor dediniz. Kendi içinizde de eğitmenler var mı, bu kişilerin hepsi Amerika’dan gelenler tarafından mı eğitildi, eğitim işi nasıl bugüne geldi? Bizim grubumuzda herkese eğitmen demiyoruz ama herkes eğitmen gibi çalışıyor. Grup içinde bir kişi zaten profesyonel eğitmen olarak çalışıyor, ayrıca iki kişi sınav geçmiş kişiler, ama onlar eğitmen diğerleri değil dememiz yanlış olur. Amerika’dan gelen kişilerden hepimiz eğitim aldık, teorik dersleri hepimiz geçtik, ayrıca sürekli uluslar arası kaynakları araştırıyoruz ve deneyimlerimiz sonucunda artık hemen her konu ile ilgili belli şeyleri yazıya da dökmeye başladık. |
|
Zeynep Hekimoğlu-İrma, Çeviklik Parkuru |
|
Çalışma mekanınız Ataşehir, Ataşehir dışında başka mekanlarda, enkazlarda çalışıyor musunuz? Tabii, kesinlikle. FEMA standardı sınavı yaklaştıkça zaten enkaz çalışmalarımız artıyor. Bunun dışında Pazar sabahları enkazlara gidip çalışıyoruz. Bir süre sonra köpek nerede kazazede olabileceğini ezberlediğinden sürekli aynı enkazda çalışma yapmıyoruz. Ayrıca gene Pazar günleri Belgrad Ormanı olsun, başka yerler olsun doğa çalışmaları yapıyoruz. Bizde şu anda 2 operasyonel köpeğimiz doğada çalışıyor, kendi içimizde yaptığımız çalışmalarda dernek içinden ya da değil, bir kişi ormanda saklanıyor; sonra da köpeklerimiz gidip koca bir arazide onu buluyor. Dolayısıyla bizimkilerin doğada başarılı olduğunu biliyoruz zaten. Henüz doğa testine girmediler o ayrı konu.
5 köpeğin 5'i de burada olduğu zaman çalışmalarınız nasıl oluyor? İstenen şey burada 100 tane de köpek olsa o köpeğin dağılmadan çalışabilmesi, ama bu sonuca ulaşana kadar belli bir zaman geçiyor. Yeni başlayan köpekler, bazen değil köpekler insanlar varken bile çalışamayabiliyor. Biz kimse kimseyi rahatsız etmeyecek şekilde düzenlemeye çalışıyoruz çalışmayı, kullandığımız ekipmanlar taşınabilir şeyler, gereğinde başka noktalara taşıyoruz.
Arama kurtarma köpekler için özel bir beslenme şekli var mı, belirli kilo şartları filan oluyor mu? Köpeğin de performansının sahibi gibi yüksek olması gerekiyor. Bu nedenle kuru mamaları tercih ediyoruz. Görev köpekleri için performans mamaları var, onların faydasını çok görüyoruz. Köpek belli aşamadan geçecek, mesela Mia birkaç aydır çalışıyor, biz şu parkurun ortasına sosis koyarsak o onu yer, ama Zeyna yemez; çünkü Zeyna o sınavı geçti, Jenny’i bilemiyorum çünkü o sınava girmedi henüz. İlk başlarda bu yüzden ev yemeklerinden uzak olmasının ayrıca faydası var. Biz sosisi ödül olarak kullanıyoruz, zor bir şey yaptığı zaman ödül olarak alınca çok mutlu oluyor. |
|
Mia, Çeviklik Parkuru |
|
Kısırlaştırma için düşünceleriniz neler? Biz grup olarak bunu tercih ediyoruz, dişilerin dönem stresini yaşamaları veya kısa bir dönem bile olsa operasyonel olamamaları bizi ters yönde etkiliyor. Düşünün ki, İzmir depremi hasarlı olabilirdi ve gitmemiz gerekebilirdi, oraya gidebilecek durumda olan iki köpeğimizden birisi dönemi olduğu için o günlerde çalışamıyor olabilirdi. Artı, özellikle erkek köpekler dişi kokusunu alınca dağılabiliyorlar ve yaptıkları şeyi bırakıp dişi peşine koşabiliyorlar. Bu nedenle öncelikle erkek köpekler olmak üzere köpeklerimizin kısırlaştırılmaları düşüncesindeyiz. Sahip odakları her iki cinsiyet için de fazlalaşıyor, oyuna ve ise dikkatlerini daha çok veriyorlar. İrma kısırlaştırıldı, Mia kısırlaşacak, diğer köpeklerimiz için de bunu öneriyoruz.
Grubunuzun projeleri var mı? İlk etapta grubun köpek ekibi sayısını arttırmak, şu sıra yetişemiyoruz. Özellikle bahar aylarında kaybolan insan sayısı çok oluyor, ortalama her ay iki ihbar değerlendiriliyor ve operasyona gidiliyor. Ne kadar çok köpek ekibi olursa o kadar rahat çalışırız. Bunun haricinde doğa aramasına ağırlık veriyoruz. Köpeklerin hem deprem, hem de doğa araması için yetişmelerini istiyoruz. Varolan köpeklerimiz depremde henüz çalışmadılar ama doğada sürekli çalışmak zorunda kalıyoruz.
Fiziksel durumu müsait ve uygun köpeğe sahip olan ya da konuya kendini yakın hissederek köpek edinecek olan kişilere açığız. Uygun köpeği seçmelerinde de yardımcı olabiliyoruz; 9 haftalıktan itibaren köpeğin uygun olup olmadığı anlaşılıyor, garantisi yok, ama elimizden geleni yapmış oluyoruz. Bizim tercihimiz uygun köpeği birlikte seçmekten yana. |
|
Adrian Higgs-Zeyna |
|
K-9 birimine maddi-manevi nasıl destek olunabilir? Dernek merkezine, K-9 birimine bağış yapılabilir, ekipman yardımı da olabilir. Alt birim olarak bizim bunları almamız mümkün olmadığından direkt merkeze yapılmalı yardımlar. Birçok ekipmanı da kişisel olduğu için herkes kendi almak zorunda. Ortak ekipmanlarımız köpek kafesi, aşılar, çeviklik parkuru – çocuk bahçesindeki oyun alanına benzer şeyler –, televizyon, video, kamera (gruba özel), araba olabilir. Ekipler yola çıkarken, derneğin günlük işleyişi değişiyor. Acil durumlarda dernek başkanı kurtarmacı olabiliyor. Köpek birimi normalde eğitim biriminin altındayken, acil durumda Acil Durum Yönetiminin altına geçiyor. Sonuçta buradan operasyon için çıkılırken köpek ekipleri tek başına çıkmıyor. Köpek biriminin kendine yeter bir şekilde çıkabilmesi için iyi bir araç gerekli; 4 çeker, arkası kapalı bir araca ihtiyacımız var, pick-up gibi. K-9 birimine yapılmak istenen yardımlar için merkezimize veriliken K-9 birimine diye belirtilirse bunlar bize ulaşır. İletişim Bilgileri: web sayfasi www.akut.org.tr dernek tel 0212 217 0410
K-9 Birim Başkanı Esin Tanrisever tanrisever@yahoo.com Tel: 0532 487 3830
K-9 İdari İşler Zeynep Hekimoglu zhekimoglu@sar-dogs.com Tel: 0532 214 6505
K-9 Projeler Itir Altinay Kartal itir_al@hotmail.com Tel: 0536 896 3380
Bu söyleşi için Akut K-9'a teşükkür ederim. |
28.04.2003 |
|
|
|
|
|
|
Yorumlar (4 adet) |
|
Yazan: fugurel |
Tarih: 29 Nisan 2003 |
Saat: 10:02 |
çok teşekkür ederim...yaşı küçük,çok akıllı bir köpek ve çok hareketli...ama tabi bunun da bir standartı vardır:-)) |
|
|
Yazan: tomarktus |
Tarih: 29 Nisan 2003 |
Saat: 06:13 |
Bazı insanımız, zamanından, parasından fedakarlık yaparak, insanlık için gönüllü olarak çalışırken, hiçbir zamna karşılıksız birşeyler yapmaya alışmamış bazıları bunu hayretle izler ve "yok canım menfaatleri olmasa bu fedakarlığı niye yapsınlar? diye düşünürler. Halikarnas Balıkçısının dediği gibi, "ölüleri diriltmek daha kolaydır, duyarsız bir insanı duyarlı yapmaktan. Örnek insanlardan kurulmuş Akut K9 ekibini, çalışmalarını yerinde izlemiş bir kişi olarak kutluyorum. Zeynep Hanım! Bu yoğun tempo ile herşeyi mükemmel yapmak mümkün olamaz. Çalışan ve iş yapan insanları, eksiklikleri var diye ancak yine çalışan ve iş yapan insanlar eleştirebilir. Toplum meselelerini televizyon karşısında çekirdek yiyerek seyreden insanlar değil... |
|
|
Yazan: yesi |
Tarih: 28 Nisan 2003 |
Saat: 20:36 |
sevgili fugurel benim 6 köpegimde maalesef yaş ve boy olarak uygun görülmedi,ama torunum mia bizi temsil ediyor ve eminim cok iyi bir akut köpegi olacak bende anneannesi olarak cok mutlu oluyorum.senin cokiede küçük ırk oldugu için sanırım uygun olmıyacaktır. |
|
|
Yazan: fugurel |
Tarih: 28 Nisan 2003 |
Saat: 15:41 |
depremi derinlerden yaşayan biri olarak...bir bichon frise uygun olmaz değil mi? |
|
|
|
|
|
|
|
|
|