Yardım Email Gönder  
 erujum - Yeni Yavr...
 erujum - Amerikan ...
 karlıçınar - Kanga...
 toprak musti - Sib...
 toprak musti - Orh...
 köpek_isteyen - Bu...
Şifremi Unuttum!

HERŞEY DAHİL BİR DÜNYA’YA HOŞGELDİNİZ

Burası Fatih Belediyesi'ne bağlı Yedikule Sokak Hayvanları Barındırma ve Rehabilitasyon Merkezi.
Evet, burası bir hayvan barınağı. Barınak dediğimize bakmayın son derece titizlikle düzenlenmiş ve hayvanların her türlü ihtiyaçlarının karşılandığı “her şey dahil” bir dünya. Öyle ki, onların ihtiyacının sadece beslenme ve sağlık olmadığı düşüncesiyle yola çıkılmış, şüphesiz en büyük ihtiyacı olan sevgi de herşey dahil dünyanın en başında geliyor. Sadece bakmıyorlar, seviyorlar. Kim bilir belkide konuşuyor , anlaşıyorlar. Şimdi sizlere Yedikule Hayvan Barınağı’nın hikayesini, orada edindiğimiz izlenimleri ve barınağın gönüllü yöneticisi Meral Olcay ile yaptığımız sohbeti anlatacağız. Bakın “herşey dahil” bu dünyada neler oluyor...

ORADAYDIM... Taksiden iniyorum, 6-7 köpek henüz barınağın kapısında içeri girmeden etrafıma doluşarak beni selamlarken, barınak görevlileri eşliğinde içeri giriyorum. Etrafıma bakıyorum ve şaşırıyorum. Duvarlar, klübelerin duvarları rengarenk grafitilerle, resimlerle, sloganlarla dolu. Koku yok, yerler tertemiz üstelik çevre düzenlemesi harika... Biraz yürüyorum, daha doğrusu yürümeye çalışıyorum, çünkü dostlarımız beni rahat bırakmıyor. Hepsi kucağıma atlamak için birbiriyle yarışıyor, pardesümü çekiştiriyor. Önce biraz tedirgin oluyorum, çünkü hayatımda hiç bu kadar çok köpekle aynı yerde bulunmadım. Etrafıma bakıyorum, bir kaçıyla göz göze geliyorum. Öyle mağrur, öyle gizemli bakışlarla karşılaşıyorum ki hangisine bakacağımı şaşırıyorum. Sanki başka bir dünyadayım...

Kısa bir yolculuktan sonra Meral Olcay karşılıyor beni ve “korktunuz mu” diye soruyor. İtiraf ediyorum ve “ biraz korktum bu kadar köpek aynı anda bana havlamasına alışık değilim” diyorum. Meral Olcay gülümsüyor, “Şu anda sadece sizin onları sevmenizi istiyorlar, korkmayın” diyor. İçim rahatlıyor ve köpekler eşliğinde Meral hanımın ofisine giriyorum. Burada da sürekli kucağıma atlamak için birbiriyle yarışan cins köpeklerle Meral hanımla sohbetimize başlıyoruz.

-Öncelikle barınağın hikayesini dinleyelim.

Bir gün belediyedeki görevime giderken yedikule sahil yolunda trafik sıkıştı ana cadde yerine surdibine girdim. Boş çayır, çimen arazide yaşlı bir amca 20-30 adet köpeğe kuru ekmek veriyordu. Arabamı durdurdum “amca ne yapılyorsu”n dedim. O da bu zavallıları buraya atıyorlar bende doyurmaya çalışıyorum dedi. Ben "amca ekmekle bunlar doymaz ben yedikulede belediyede çalışıyorum her gün düzenli olarak yemek getiririm besleriz üzülme" dedim. Bir süre sonra her şey benim isteğim dışında gelişti. Nasılsa bakan var diye köpek atmaya başladılar. Hepsini aşılatıp kısırlaştırdım. Fakat atılan köpeklerle sayı 100-200-300' lere ulaştı yemek yetiştiremez oldum. Belediye Başkan Yardımcımız Nurettin Ertemel ilk destek veren insan oldu. Belediye Başkanımız Mimar Eşref Albayrak 'ında olumlu yaklaşımı sayesinde barınak projesinin ilk adımlarını attık.

-Projeyi siz hazırladınız yani…

Evet, ben Fatih Belediyesi’nde kontrol mühendisiyim. Projeyi ben hazırladım. İnşaat bir sene sürdü ve ağustos 2001'de resmi açılışımızı yaptık. Belediyemiz ekonomik krize rağmen 250 milyar lira gibi büyük bir rakamı hayvan barınağına harcadı. Valilik barınak inşaatında kullanmak üzere 20 milyar lira katkıda bulundu. Ayrıca şu an ki belediye başkanımız Dr. Mustafa Demir’in desteği aynı şekilde devam ediyor.

Barınakta ne kadar köpek var?
2000’e yakın köpeğimiz var.

(Meral hanım ile sohbet ederken tabii ki ofis içerisindeki minik dostlarımız hala kucağıma çıkmak için birbirleriyle mücadele ediyorlar. Gri bir kaniş patilerini dizlerime dayamış yüzüme tuhaf bakarken isminin “nine” olduğunu öğreniyorum. 16 yaşında, gözleri görmüyor, dişleri ise yok. Gözlerinin yada dişlerinin olmamasını umursamıyor nine , onun tek istediği güvenli bir kucakta sevildiğini hissetmesi. Gözlerinden ve olmayan dişlerinin hiç önemi yok, sadece sevgi... Onun küçücük kafasını okşadıktan sonra Meral hanımın kucağına veriyorum ve sohbetimiz devam ediyor....)

Barınağın ihtiyaçlarını nasıl karşılıyorsunuz? Yani 2000 köpekten bahsediyorsunuz, onların maması, aşısı, ilaçları... Üstelik barınak çok bakımlı ve tertemiz....

Az önce söylediğim gibi biz Fatih Belediyesi’ne bağlıyız. Belediyemiz temel ihtiyaçlarımızı karşılıyor. Elektrik, su faturaları, elemanların maaşlarını ve bütçelerine göre ilaç ve kuduz aşılarını karşılıyor.  Az sayıda gönüllülerimiz var, hepsi ellerinden geldiğince yardımda bulunuyor. İnternet sitemizde düzenli olarak eksiklerimizi yazıyoruz. Gıda ihtiyaçlarımızı çeşitli kuruluşların yemek artıklarını alarak karşılıyoruz. Migros sanal market aracılığı ile barınağımıza yardım eden hayvan severlerimiz var.

Sahiplendirme sisteminiz nasıl işliyor?

Ziyaret saatlerinde (10:30-15:00 arası) barınağımıza gelmeniz gerekiyor.Kimlik belgesi, ikametgah veya elk su tel faturası gibi adresinizi belirten bir evrak istiyoruz. Formlarımızı dolduruyoruz ve sizleri tanımaya çalışıyoruz. Siz barınağımızdan bir dost seçerseniz bizde bakabileceginize emin olursak seçtiğiniz köpeğin cins ve özelliğine göre ihtiyaç maddeleri (ilaç, aşı, kanser ilacı, mama, vb.) karşılığında sahiplendiriyoruz.

Peki, nasıl güveniyorsunuz? Mesela ben geldim, sizden cins bir köpek aldım ama belki niyetim başka. Dışarda onu bir pet shop a yada meraklısına güzel bir fiyata sattacağım yada denek olarak kullanacağım...

(Bu soru sonrasında Meral hanımın gülen gözleri bir anda kocaman açılıyor ve bu işlerin o kadar kolay olmayacağını söylüyor. Nasıl mı? Kötü niyetli olmasanız bile Meral hanımdan köpek almak hiç mi hiç kolay değil...)

Bir kere biz her gelene köpek vermiyoruz. Herkes bilir Meral Olcay’dan köpek almak kolay değildir. Öncelik ailelerindir. Yani mesela siz iki genç geldiniz ve sahiplendirme sistemi dahilinde benden köpek istiyorsunuz. İşiniz çok zor. Bir kere şu formu dolduruyorsunuz. Bizim sizi tanımamız gerek, size güvenmemiz gerek. Sonuçta bu köpekler bizim çocuklarımız, buradan gittiklerinden buradan daha mutlu olmalılar. Etrafı gezdiniz, burada hiç hücre yok, kulübeler ısı yalıtımlı, duvarlar rengarenk, bir köpeğin her türlü ihtiyacınız hem fiziksel hem psikolojik olarak karşılıyoruz. Siz buradan köpek aldığınızda bu şartlarla yada daha üstünde bir yaşam alanı sağlamanız gerekiyor. Sahiplenmek isteyenlerin ne iş yaptığı, günde kaç saatini evde geçirdiğine, nasıl bir evde oturduğuna, günde kaç saat dolaştırabileceğini bile bilmek zorundayız. Bu 2000 köpek benim çocuğum gibi her gelene onları veremem.

PARAYLA DEĞİL, SEVGİYLE...

Meral hanımın gösterdiği formu inceliyorum. Öylesine formalite icabı hazırlanmamış bir form olmadığı belli. Evet, orada herşey gönülden, hiçbir şey göstermelik değil. Gerçekten gönül bağlılığıyla köpek sahibi olmak isteyenlere kapıları açık. Barınak olmaktan öte başka bir dünya Yedikule Hayvan Barınağı.

HEVESLER YERİNİ SORUMLULUĞA BIRAKINCA...

Kimi çok paralar verilerek satın alınmış ama hevesler yerini sorumluluğa bırakınca terk edilmiş, kimi sakat, kimi sokağa atılmış... Şüphesiz her birinin ayrı ayrı hikayesi var. Hikayelerinin kahramanları onlarken yapayalnız kalmışlar sokaklarda. Hastalıkla, sakatlıkla, arabaların altında kala kalmışlar.

Parayla değil, mamayla, sevgiyle hayat buluyorlar.

HEPSİNİN BİR ADI VAR...

Evet, yolculuğumuzun sonuna geldik. Barınaktan ana yola kadar barınak çalışanı Ramazan Kaya refakat ediyor bana. Kapı girişinde hemen ondan bir fotoğraf talep ediyorum. Kısa bir sohbette onunla ediyorum yol boyunca. Belli, yaptığı işi çok seviyor. “Hepsinin bir ismi var, hiçbirinin ismini unutmam, karıştırmam” diyor. Kapı önünden son kez bakıyorum onlara...

SİZDE DAHİL OLUN...

Geçmişlerinden kalan ağır tramvaları unutmuş gibiler, hayatlarına yeni bir sayfa açılmış ve terk edilmişliklerine, görmeyen gözlerine, sakat ayaklarına rağmen biz insanoğluna karşlıksız sevgi ile yaklaşabiliyorlar. Elbette hepsinin derdi sakatlık yada hastalık değil. Aslına bakarsanız sahipsiz sayılmazlar. Meral hanım, barınak görevlileri, Fatih Belediyesi, sürekli ziyaretine giden gönüllüler, etraflarında ki ağaçlar bile onlara kanat germiş. Evet, “herşey dahil bir dünya” dedik, ve şimdi soruyoruz; O dünyaya siz neden dahil olmayasınız?

Yedikule Sokak Hayvanları Barındırma ve Rehabilitasyon Merkezi için ne yapabilirsiniz?

Onlara gönüllü annelik yapabilir, ona ihtiyacı olan sevgiyi ve dostluğu verebilirsiniz. Kim bilir belki bir süre sonra sahiplendirme sisteminden faydalanıp onu hayatınıza dahil edip evlat edinirsiniz. Barınağın acil ilaçlarını buradan görebilir ve bütçenize uygun olarak onlara yardım edebilirsiniz.

Daha fazla bilgi için 0212-633 58 57/ 0535 712 63 90 numaralı telefonlardan Meral Olcay’a ulaşabilirsiniz.

 

Editör

Editor@havhav.com

26.10.2006

    Yorum Yaz

 

Yorumlar   (1 adet)

 

Yazan: papsikonya

Tarih: 25 Mayıs 2008

Saat: 16:37

sizler birer meleksiniz sevgili dostlarım

Sayfa başına dönmek için tıklayın
Balıkesirde kayıp yavru ...
Kayıp dişi doberman aran...

Barınaklardan

  Rot doberman...

  Evde butik p...

Eş Arayan

  Bosamıza gel...

  Erkek minyat...

Köpek Arayan

  Trafik kazas...

  Golden retri...

Köpek Veren

  Satılık poin...

  11 aylık diş...

Kanseri koklayan köpek kopyalandı

Ay-yıldızlı PETA Türkiye’ye isyan etti

Kedi ve Köpekler kayıt altına alınacak!

Köpek beslemek çocukları alerjiden koruyor

© 2003. Her hakkı saklıdır.