|
|
|
 |
|
|
|
|
Hagi'nin hikayesi |
|
Tüm mahallelinin tanıyıp sevdiği, 15 yıllık Rumelihisarı sakini Hagi, aşık olduğu köpeğin sahiplerince üzerine kaynar su dökülerek haşlandı. O şimdi yaşam mücadelesi veriyor. Mahalle sakinleri ise bu olaya tepkileri suç duyurusunda bulunarak gösterdiler. Bu olayın peşini bırakmayarak Hagi'ye destek olmaya çalışıyorlar.
Rumelihisarı'na sekiz sene önce taşındığımızda, bize ilk "Hoş Geldin" diyen HAGI oldu.
Acayip bir köpekti; inanılmaz bir bakışı vardı, o kadar derin bakardı ki, adeta hipnotize ederdi ve içiniz sıcacık olurdu. Bizim araba ile sokağa girdiğimizi, motorun sesinden anlıyor ve her neredeyse hemen fırlayarak yanımıza geliyor ve arabayı park ettiğimiz yere kadar yanımızda, önümüzde, arkamızda tazılar gibi koşuyor ve bizi evimize kadar geçirmeden de asla rahat etmiyordu. Herkesle dost olan, çocukların asla korkmadığı, ve "buraları benim" edasıyla etrafı kolaçan edip duran bir köpekti. Çok da meraklıydı, kim nerede, kime misafir gelmiş, gözünden hiç bir şey kaçmazdı. Çok ender de olsa, senede bir iki defa paçasına yapıştıkları olurdu, ama kimse kızmazdı ona. Çünkü genellikle de haklı nedenleri vardı. Ama bir defasında mahallemizde kısa süre çalışan bir postacıya yeni bir pantolon aldığımı hatırlıyorum.
Zaman geçtikçe herkesten farklı HAGI hikaye belki de efsaneleri duymaya başladım. 7-8 yaslarındaydı. Bir aile beraberinde getirmişti, ama sonra sokağa bırakmışlardı. Ve o günden beri Rumelihisarı'nın maskotuydu HAGI. Aslında adı RAPIDO idi, çünkü inanılmaz hızlı koşuyordu, sonradan mahalledeki GS HAGI hayranları ona bu hızından dolayı HAGI adını verdiler. Ancak HAGI adı zaman içinde HACI'ya dönüştü. Mahallemizde yaşayan hacı olmuş insanlar ise bundan rahatsızlık duymuyorlardı. Kedilerin yemeklerine pek meraklıydı ve onları ürkütüp kaçırmaya bayılırdı. Sevmeyenler yok muydu, tabii vardı, ama onlar da seslerini çıkartmıyorlardı. Çünkü burada HAGI adlı bir mahalle sakinimiz söz konusuydu. Sevmeyen dahi kabul etmek zorundaydı, zira o çoğunluk tarafından kabul görmüştü.Kaç itlaf ataklarının üstesinden gelmişti. Her seferinde mahalle sakinleri kaçırıp saklıyorlardı HAGI'yi. |
|
Düzenli aşıları yapılırdı, belli aralıklarla Anatolia Hayvan Hastanesi'ne götürülür ve genel sağlık muayenesinden geçirilirdi. Ancak kısırlaştırılmadı; bunun sebebi ise yaşı ile ilgili bilgilerin aklimizi çok karıştırmış olması ve gerçekten de söylenildiği kadar yaşı varsa, başına bir şey gelir korkumuzdu. Yıllar birbirini takip etti. Derken bir gün semt sakinlerinden birinin şikayeti üzerine Belediye Zabıta Ekipleri HAGI'yi barınağa götürmek üzere üçüncü defa geldiler. Bunun üzerine, başına bir şey gelmesin diye, kendimiz götürdük barınağa. Bir anda o gururlu, mağrur, başı dik dolaşan köpek gitmiş, yerine bir yaprak gibi titreyen, çökmüş bedeni ile zavallı bir köpek gelmişti. Yemiyor, içmiyor, tuvalet ihtiyacını gideremiyordu. Diğer köpeklerin önünde bunu yapmayacak kadar onurluydu. Mahalleli çok üzülmüştü, ama mahalleliden Gülben Hanım, Kemal Kayalar ve Kemal Bey'in ev sahibi son derece kederliydiler. Derken Kemal Bey ve ev sahibi barınağa HAGI'yi ziyarete geldiler. HAGI onları görünce çılgına döndü sevinçten. Onların kendisini alıp mahallesine götüreceklerini düşündü herhalde ve birden dirildi, oynanıp, zıplamaya başladı sevinçten. Sonra Kemal bey barınağa HAGI'nin yanına girdiğinde başını ayakta duran Kemal Bey'in bacaklarının arasına soktu ve bir heykel gibi kalakaldı. Kemal Bey'in gözlerinden yasların aktakini hatırlıyorum ve bana " HAGI'yi burada bırakamam, ben sahipleneceğim, benim köpeğim olacak artık" dedi ve gerçekten de iki gün sonra geldi ve HAGI'yi aldı. Artık HAGI tasma ile dolaşıyordu, Kemal Bey ile işe gidip geliyordu, hayatları tümüyle birleşmişti. Ve ilginç olan Kemal Bey'in evindeki Van kedisi ile harika anlaşıyordu. O sokakta kedileri gördüğü anda koşup kaçırtan HAGI, Kemal Bey'e duyduğu minnetten olsa gerek, kediyi hemen kabullenmişti. Kemal Bey HAGI için olağanüstü bir baba oldu. Tüm seyahatlere birlikte gitmeye başladılar, ver elini Bodrum, ver elini Bozcaada...Hafta sonları ise Kemal Bey ve arkadaşları ile bir dolu programı vardı HAGI'nin.
Sonra birden hastalandı HAGI; göğsünden darbe almıştı; ya tekmelemişlerdi, ya da araba çarpmıştı, ancak birinci olasılık daha ağır basıyordu. Kim bunu yapardı, hiç kimsenin bir fikri yoktu. Anatolia'nin yolu göründü gene, röntgenleri çekildi, tedavisi yapıldı. Ama eski topraktı O, bunun mu üstesinden gelemeyecekti ve de geldi. Uzun süre ön bacağı aksadı, arka bacaklarının üstüne kalkamadı, ama bu da geçti.Ve HAGI artık 15-16 yaşındaydı. Yaşına göre müthiş sağlıklıydı, çok ama çok mutluydu. |
|
Derken bir sabah erkenden Kemal Bey aradı, HAGI'nin çok kötü bir durumda olduğunu, büyük bir ihtimalle çok ama çok iri bir erkek köpeğin onu fena parçaladığını söyledi. Hemen Anatolia'yi aradık; bekliyorlardı, ama HAGI yerinden kalkmadı, kalkamadı; yakındaki bir veteriner muayenehanesinde tedaviye başlandı ama HAGI toparlanamıyordu. Kemal bey HAGI'yi üç gün sonra Anatolia'ya götürdü, Vet. Hek. Suhat Eren, bunun yanık olduğunu söylediğinde, Kemal Bey buna inanamadı. Suhat Bey HAGI'nin durumunun çok kritik olduğunu, enfeksiyonunun neredeyse vücudunun ¾'ünü kaplamış olduğunu söyledi. Ancak yanık tedavisinin yapılabileceğini, bunun da böbreklere çok zarar vereceğini ve 15-16 yaşındaki bir köpeğin böbreklerinin zaten çok iyi durumda olamayacağını belirtti. Gerekli böbrek tahlilleri yapıldı ve kahraman HAGI'mizin böbrek test sonucu olağanüstü çıktı. Bu kadar sağlıklı genleri olmasaydı, zaten bu kadar kışı nasıl geçirmiş olabilirdi ki. Vücudundaki tüyler , sırtı hariç nerdeyse tümüyle tıraş edildi, yaraları korkunç bir haldeydi. Hemen serum verildi ve tedavisine başlandı. Kemal Bey iki günde bir ziyaretine gidiyordu, ancak HAGI Kemal Bey'in arkasından çok ağlıyordu ve Kemal Bey, bana HAGI'nin bakışlarını anlatıyordu, o her şeyi anlatan, yalvaran bakışları.
Daha sonra yaptığımız araştırma sonunda HAGI'nin gerçekten de üzerine kaynar su dökülerek yakılmış olduğunu öğrendik. Mahalleye iki yıl önce taşınan bir genç adamın evinde misafir olarak kalmaya gelen 60 yaşlarındaki babası bahçelerinin önündeki arsada uyumakta olan HAGI'nin üzerine kaynar su dökmüştü. Bunu görenler vardı. Zaten hayvanin çığlıklarını herkes duymuş pencereye koşmuştu. Daha sonra adamın oğlu da HAGI'yi yakanın babası olduğunu doğruladı. HAGI'nin bütün suçu genç adamın köpeğine aşık olduğu için onların evinin önündeki arsaya gitmesiydi.
HAGI herkesten çok buralıydı. Sevdi, sevildi, asık oldu, Rumelihisarı'nı doya doya yaşadı.
Rumelihisarılılar da mahallelerinin bu masum sakinin başına gelenlere duyarsız kalmadılar. Bu gaddarlıkla ilgili suç duyurusunda bulunmak için imza toplamak üzere çaldığımız hiçbir kapıdan geri çevrilmedik. Herkes HAGI'ye yapılanlardan dolayı ne kadar üzüntülü olduğunu söyledi. Bu suçun cezasının mevcut kanunlara göre sadece 35 milyon TL olduğunu bilerek bugün savcılığa müracaatımızı yaptık. |
|
Şimdi HAGI'nin yeniden aramıza dönebilmesi için dua ediyoruz. |
|
Lale Halimoglu 18 Mart, 2004
Hagi'ye destek olmak için tıklayınız...
Sizin Yazılarınız sayfasında yayınlanmasını istediğiniz yazılarınızı editor@havhav.com adresine gönderebilirsiniz. |
01.04.2004 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yorumlar (15 adet) |
|
Yazan: sEbAy403 |
Tarih: 11 Nisan 2004 |
Saat: 13:06 |
hagi ye yapılan bu iğrenç davranışın cezasını insallah yapanlar daha kotu gorur.o kısı bılsın kı 1000 lerce kısının ahını aldı. hacı ye butun kalbımle gemiş olsun diyorum. bu olaylar insallah hayvan lara yapılan duyarsızlıklara son verir.hagi nin boncuk gozlerinden opüyorum. . . |
|
|
Yazan: coni |
Tarih: 06 Nisan 2004 |
Saat: 15:09 |
Yaaa hikaye bence abartılı ama haşlama olayına çok üzüldüm, Türkiyede değil bence tüm dünyada bırakın hayvanlara, insanlara bile artık değer vermiyorlar, hem buda bi şeymi ben size korkunç bir anımı anlatayıda görün...adı Cordın (köpeğin) |
|
|
Yazan: taormina |
Tarih: 06 Nisan 2004 |
Saat: 02:59 |
Ben birşey sormak istiyorum...Eğer bu suçun cezası 35 milyon ise,siz bu konuda savcılığa başvurduğunuzda ne yapacaklar?35 milyon mu verecekler ? Sadece bu mu olacak yani???
|
|
|
Yazan: kedim_mavis |
Tarih: 05 Nisan 2004 |
Saat: 21:08 |
Bu vicdasızın canını verirken Hagi'ye çektirdiği acılarında hesabını verir şekilde ve ızdırap içinde olmasını diliyorum Allahtan.Yardım edenlere sonsuz teşekkürler.Yapacağım bir şey olursa memnuniyetle hazırım.. |
|
|
Yazan: erkanmoray |
Tarih: 05 Nisan 2004 |
Saat: 11:31 |
Bu vicdansiz, ibret icin cezasiz kalmamalidir. Yasalarin islemesi lazimdir. |
|
|
Yazan: sabriye |
Tarih: 05 Nisan 2004 |
Saat: 11:10 |
ne düşüneceğimi ne yazacağımı bilmiyorum allah o adamı nasıl biliyorsa öyle yapsın.ayrıca mahalle sakinlerine bu kadar hassas oldukları için teşekkürler
|
|
|
Yazan: stardost |
Tarih: 04 Nisan 2004 |
Saat: 19:53 |
Keşke herkes sizler gibi duyarlı olsa ve köpekleri sevse. Ev köpeği sokak köpeği diye ayıramayız onları onlarında canı var. Hagi'ye bunu yapanını evinde köpek olmasını aklım almıyor.İnsan demeyede dilim varmıyor. Umarım onada aynısını yaparlar ozaman zavallı Hagi'nin acısını anlar. Bir an önce iyileşmesi dileğiyle sevgiler. |
|
|
Yazan: leonberger |
Tarih: 04 Nisan 2004 |
Saat: 16:35 |
hagiyi yakanı buldum!!!!! ADI SELAHHATİN |
|
|
Yazan: leonberger |
Tarih: 04 Nisan 2004 |
Saat: 16:34 |
ağlıyorum!! yaa bunu kim yapabilir!! |
|
|
Yazan: leonberger |
Tarih: 02 Nisan 2004 |
Saat: 21:11 |
ağlıyorum |
|
|
Yazan: leonberger |
Tarih: 02 Nisan 2004 |
Saat: 21:07 |
içimden bu hayvansevmezlere küfürler ediyorummm!!!yazık yaaaaa!!!hayvanlar da canlı!!bence hayvanları değil de hayvansevmezleri toplama ekibi olmalıı!!!! |
|
|
Yazan: dilais |
Tarih: 02 Nisan 2004 |
Saat: 00:39 |
bugün hürriyet gazetesinde okudum ve daha sonra da televizyondan izledim bence savunmasız bir hayvana bu kötülüğü yapan biri asla insan olamaz .her aklıma geldiğinde ağlıyorum.ve o tatlı yaratığın bir an önce iyileşmesi için dua ediyorum.en büyük dileğim ise aynı ızdırabı allah o canavara da tattırsın... |
|
|
Yazan: wide |
Tarih: 01 Nisan 2004 |
Saat: 12:58 |
bugatti ye katılıyorum!!! |
|
|
Yazan: Yelda |
Tarih: 01 Nisan 2004 |
Saat: 12:11 |
01.04.2004 tarihli Hürriyet gazetesinde haber çıktı. Ben Rumelihisarı sakinlerini gösterdikleri duyarlılıktan dolayı kutluyorum. Çünkü ben sokak köpekleri ile ilgili kavgalarımda hep yalnız kalıyorum. Ne mutluki bu sefer karşı taraf yalnız kalmış! |
|
|
Yazan: BUGATTI |
Tarih: 01 Nisan 2004 |
Saat: 11:43 |
Allah akıl fikir ihsan etsin bunu yapan o yaşlı bile denecek hürmeti haketmeyen insandan bozma yaratığa! Onun evladını biz kaynar suyla haşlasak cezası ne kadar olurdu acaba? Eğer 35-40 milyona aradan çıkıcaksa direkt kendisini kaynatalım !!! |
|
|
|
|
|
|
|
|
|