|
|
|
 |
|
|
|
|
Dolandırıldık, hem de bir veteriner hekim tarafından! |
|
Rüştü ve Gorby |
|
Şimdi size anlatacağım öykü ise oldukça vahim...
21 Ekim 2000 Gorby’nin doğum günüdür. Oysa ki 21 Ekim 2002 bizim için, 7 ay boyunca yaşadığımız bir kabusun başlangıcı olmuştu. O tarihlerde İstanbul da İdealtepe’deki evimizde yaşıyorduk ve 21 Ekim 2002 günü yine Gorby ile günlük yürüyüşümüzü yapman için dışarı çıktık.
Ben eskiden Gorby’i gezdirirken zincir tasma kullanmazdım, şu bildiğimiz yaylı şerit tasmalardan kullanırdım. İşte o gün bu tasmanın şeridi boşalmış ve Gorby elimden kurtuluvermişti. Gorby civarda dolaşan dişi sokak köpekleriyle oynamaya başladı ve koşarak birlikte uzaklaştılar. Arkalarından çevre yoluna kadar koşabilmiştim, onlara yetişemiyordum. Fren ve korna sesleri arasında E-5’den karşıya geçtiler, ben üst geçitten karşıya geçene kadar onlar gözden kaybolmuştu. Günlerce yavrumu aradım, gazetelere ilan verdim, barınaklara, veteriner arkadaşlara haber bıraktım, kimsecikler bulamadı. Yavrumu kaybetmiştim, her geçen gün kahroluyordum.
2003’ün şubat ayında eşim emekliye ayrıldı. Eşimle birlikte İstanbul’dan uzaklaşıp Antalya’nın Kaş kazasına yerleşmeye karar verdik. 16 Mayıs 2003’de eşyalarımız kolilere yerleştirilmiş gitmeye hazırdık. Nakliye şirketi 20 Mayıs’ta yola çıkacağımızı bildirdi. İdealtepe’deki evimizin bahçesine indik, çayımızı yudumluyor eşimle sohbet ediyorduk... Eşim “Ya Serpil, biliyorum çok zor ama artık Gorby’den ümit yok. Gel Ataşehire barınağa gidip oradan kimsesiz bir köpek alalım” dedi. (Kaş’da tuttuğumuz ev bahçeli idi, çevresi tel örgülerle çevrili 800 m² bahçe içinde ahşap bir köy eviydi. Kaş’a 6 km uzaklıkta bir köyde idi.) “Evet” dedim. “Hadi gidip bir köpek alalım, o evde biz yalnız yaşayamayız”. Tam bahçe kapısından dışarı çıkacağımız anda sevgili komşumun oğlu Tolga seslendi “Serpil Abla bak gazetede Gorby’nin resmi var, hem de Fenerbahçeli Rüştü ile poz vermiş. Tolga’ya çok kızdım “Böyle şaka mı olur, çok çirkin” dedim. Tolga ciddi olduğunu söyledi ve gazeteyi bana uzattı. Gazeteyi elime aldığımda ellerim ve ayaklarımın uyuştuğunu hissettim. Bu nasıl bir güçtü ki ben tam Kaş’a taşınacağım zaman ve başka bir köpek almaya karar verdiğim anda Gorby’i buluyordum.
Eşimle birlikte şaşkın, mutlu, heyecanlı kısacası karmakarışık duygularla yola koyulduk. Fenerbahçe’nin Samandra tesislerine yarım saatte varmıştık ama oraya varana kadar zaman bir türlü geçmek bilmedi. Kapıdaki bekçilere durumu anlattık ancak bizi içeri almadılar. Gorby’nin kimliğini verdim tesisin müdürüyle görüşmek istedim. Müdür İbrahim Kazdal’a haber verildi. İbrahim Bey “Kimlik hükümsüzdür önce bir Gorby onları görsün” demiş. Böylece bizi içeri aldılar, Gorby’nin yanına götürdüler.
Gorby, Samandra Fenerbahçe Tesisleri’nin maskotu olmuş. Ona bir toprak saha tahsis etmişler, orada koşuyor, oynuyor ve yaşıyormuş. Toprak sahanın kapısını açtılar ve beni içeri soktular... Gorby yemeğini yiyordu, yüzüme baktı bir inilti duydum!... Üzerime atladı ve dakikalarca beni sevdi, yaladı. Hoplayıp zıplamaya başladı adeta sevinç dansı yapıyordu. Sahanın dışına baktım herkesin gözleri dolmuştu.
Sayın İbrahim Kazdal Beyefendi “alın köpeğinizi gidin” dedi ağlayarak. Bir mucize yaşanmış hasret bitmişti. Oğluma çok iyi bakmışlar, onu sevgiyle bağırlarına basmışlardı. Oğlumuz sağ salim yanımızda idi artık.
Onu nerede bulduklarını sordum; 24 Ekim’de Kartal Belediye Fidanlığı’nın oralarda bulmuşlar, yani kaybolduktan 3 gün sonra. Bulan arkadaş İbrahim Bey’in arkadaşıymış ve “ben bu hayvana bakamam İbrahim Bey, çok değerli ve çok emek isteyen narin bir hayvan, siz bakar mısınız?” demiş. İbrahim Bey de seve seve kabul etmiş. Ve yavruma 7 ay boyunca aile olmuşlar, hem de büyük bir aile... Gorby orada herkesin sevgilisi, futbolcu ağabeylerinin maskotu olmuş kısacası hayat boyu haklarını ödeyemeyeceğim örnek bir hayvan severlik örneği göstermişler. |
|
Gorby ailesine kavuşunca yayınlanan haber |
|
Ancak Gorby eve döndükten sonra bir takım korkular yaşamaya başladı. Evde asla yalnız kalamıyor, tuvalete girdiğimizde dahi kapıyı kapattırmıyor, kapatırsak ağlıyordu. Derhal Veteriner Hekim arkadaşımız Tansu Kaplan Hanıma gittik. (Sevgili Tansu, onun emeklerini hiç unutamam) Tansu Hanım Gorby’nin yeniden bizi kaybetmekten korktuğunu, ve bir süre onu çok kısa olsa bile yalnız bırakmamamız gerektiğini söyledi. Gorby hassaslaşmıştı artık geceleri kendi odasında uyumuyor bizim yatak odamızda yanımızda uyuyordu.
Veeee Kaş’a yerleştik...
Ancak biz Kaş’a taşınırken hem taşınma telaşı hem de Gorby’nin bulunma sevinci ve heyecanı ile, Samandra’da çok iyi bakıldığını da öğrendiğimiz için Gorby’e derinlemesine tahliller muayeneler yaptırmamıştık, sadece aşılarını yeniledik. Çünkü İbrahim Bey haklı olarak Gorby’nin aşı zamanlarını bilmediği için ona aşı yaptıramamış, 1 sene devretmesini bekliyormuş adamcağız. Yalnız!... Biz Gorby’i bulduktan sonra İbrahim Bey bir konuda bizi uyarmıştı “Serpil Hanım, bir iki gündür Gorby’nin bacak aralarında, kuyruk dibinde ve çene altında kızartılar var bunu yeni fark ettik, benim Kangallarım var şu aralar onlarda da böyle bir sorun var, onlarla birlikte doktora götürecektik, belki Gorby sizden ayrı olduğu için stresten de olmuş olabilir haberiniz olsun” demişti. Hakikaten de ciddi bir soruna benzemiyordu, alerjik bir kızartı gibiydi. Yinede 4 gün sonra yani Kaş’a geldiğimizde hemen veteriner hekim aramaya başladık. Buradaki veteriner arkadaş daha ziyade büyük baş hayvanlarla ilgilenen, civar köylerde görev yapan genç bir hekim arkadaşımızmış.
Gorby’i muayene ettikten sonra egzama teşhisi koyarak kortizonlu pomatlarla tedavi verdi ve uygulamaya başladık. Ancak fayda etmiyordu, hızlı bir biçimde dairesel tüy dökülmeleri başladı ve kendisine verilen perhiz yüzünden de iyice zayıflıyor mutsuzlaşıyordu.
Bir gün yine eczaneden kucak dolusu kortizonlu pomatlarımızı alırken eczacı bey “Serpil Hanım affedersiniz bu pomatlarla ne yapıyorsunuz?” Diye sordu. Kendisine durumu izah ettim eczacı bey de bana “eğer bu pomatlar işe yaramıyorsa ve hastalığı ilerletiyorsa başka bir hekime gitmelisiniz” dedi. Ama biz zaten burada başka bir hekim bulamadığımız için bu hekime gitmiştik. Neyse, eczacı bey bize yeni bir hekim adı ve telefonu verdi derhal irtibata geçtik.
Bu yeni hekim Kalkan da ikamet ediyordu. Veteriner arkadaş bizi çok güzel karşıladı ve muayene sonunda Gorby’nin Demodex denilen bir parazit yüzünden bu hale geldiğini ifade etti. İfadesine göre kortizon uygulandığı için parazit hızla vücuda yayılmış ve yavrumu zayıf düşürmüştü. Veteriner arkadaş bu parazitin ölümcül bir parazit olduğunu söyledi, “kurtaramayabiliriz” diye ekledi. “Kurtulsa da çok uzun bir tedavi süreci olacak ve çok iyi beslenmesi gerekecek” dedi. Uygulanacak ilaçları verdi, uygulamayı anlattı ve ilgili bir hekim edası ile “Lütfen, beni daima bilgilendirin. En ufak bir sorunda, kaşınsa dahil, bu gece yarısı bile olsa beni arayın” dedi.
Veteriner üzerine sürülen ilacın öldürücü derecede zehirli olduğunu geceleri dahil Gorby’nin kendisini yalamamasına dikkat etmemiz gerektiğini anlattı. İlaç uygulamalarında yakalık takmak istediğimizde “bu zaten hasta olan bir hayvanın psikolojisini de bozar” deyip yakalık takmamıza izin vermedi. “NE KADAR DUYARLI BİR HEKİM” diye düşündük.
Uykusuz geceler başlamıştı. En ufak bir değişikliği bile takip edip Veteriner arkadaşı bilgilendiriyorduk. Eşim ile nöbetleşe uyuyorduk. Kendisini yalarsa zehirlenir korkusuyla aylarca nöbetleşe iyileşmesini bekledik. Tedavi sonuç vermeye başlamış Gorby’nin tüyleri yeniden çıkmaya başlamıştı. Bu veteriner benim yavrumu kurtarmış ve artık oda evimizin bir ferdi olmuştu. Artık o bizim kahramanımızdı!
Ancak mali açıdan perişan olmuştuk. Birikimlerimiz bitmiş ve artık bankaya borçlanmıştık. Kredi kartı ile tedaviye devam ediyorduk. Kaş’ta henüz çok yeni olduğumuz için ha deyince iş imkanı yaratabilecek durumda değildik. Çareler aramaya başladık, Gorby’nin ilaçları çok pahalı idi; bu veteriner bir şişeden enjektör içerisine 3cc sarı bir ilaç çekip bize veriyor suyun içine katıp uygulamamızı istiyordu. 3cc’lik ilaç 45.000.000 TL. idi ve haftada 2 kez uygulanıyordu. Bir takım ilaçları ise “Çok zor şartlarda, buzlukların içinde sadece Gorby için yurt dışından getirtiyorum” diyerek dünyanın parasını talep ediyordu. Biz Gorby’nin bu tedavi bu şekilde olmaz ise öleceğine bu Veteriner tarafından öyle inandırılmıştık ki!... Ne istese veriyorduk. Buralarda başka hekim de yoktu dolayısıyla karşılaştırma yapamıyorduk. |
|
Zaman içerisinde bir konu iyice beni kızdırmaya başlamıştı. Her defasında aldığı paraların karşılığında fiş kesmesini istiyorduk o ise bir bahane buluyor bize fiş yada fatura vermiyordu. “Bu ilaçlar çok pahalı ben size indirim yapıyorum” diyordu. Paramız bitip de, kredi kartı ile alış veriş yapmaya başladığımızda da “benim kredi kartı makinem yok, aşağıdaki market’te kredi kartınızı çektirin, ben onunla anlaşmalıyım” deyip... Bizi yan binanın alt katındaki markete gönderiyordu, bizde ödemeyi oraya yapıyorduk. Kısacası, elimizde onunla alış veriş yaptığımıza dair hiçbir belge olamıyordu. Ve en ilginç olanı da yaptığı tedavileri asla karneye işlemiyor sadece aşıları işliyordu... Bunun nedenini sorduğumda ise “bunlar karneye işlenmez” diye saçma sapan bir gerekçe sunuyordu. Tartışmaya girdiğimde ise kabalaşıyor kısacası beni susturuyordu. Diğer yandan da banka borcu gırtlağa dayanmış neredeyse eve haciz gelecekti. Arabamızı satıp borcumuzu ödedik, geriye kalan parayla ben kendime küçük bir dikim atölyesi kurdum ve çalışmaya başladım. Ancak yine para dayandıramıyordum.
Gorby’nin İstanbul’daki Hekimi sevgili Tansu Kaplan Hanımı aradım, durumu ona anlattım. Olup biteni şaşkınlık içerisinde dinliyordu “o kadar pahalıyla mal olmasına imkan yok” diyordu. “Yardım et” diyordum “Tansu lütfen yardım et” ...
Tansu Hn. hekimin ne ilaç verdiğini sordu. Bilmiyorduk!... Çünkü bu Veteriner asla ilaç ismi vermiyordu. Kendisi uyguluyor bize şişelerini dahil göstermiyordu, bizde Gorby’miz kurtulduğu için üstelemiyorduk.
Sonra bir şey hatırladım; bu Veterinere, enjektör ile şişeden çekip bize verdiği sarı ilacın ne olduğunu birkaç kez sormuştum “amitrast” demişti, Tansu Hanım'a bunu söyledim. Tansu Hanım “amitrast bir ilaç değildir, bir etken maddedir ve bazı ilaçların içinde bulunur Serpil Hanım” dedi ve araştıracağını söyledi.
1-2 gün sonra Tansu Hanım İstanbul’dan KENAZ isimli, DEMODEX tedavisinde kullanılan benim tarifime benzeyen bir ilaç gönderdi bana. Ben ilacı uygulamadan önce Veteriner beyi aradım ve ona “......... bey, benim arkadaşımın köpeği de demodex’e yakalanmış ve tedavisinde dışardan uygulamayı KENAZ diye bir ilaçla yapmış, bana da göndereceğini söyledi kullanayım mı?” diye sordum. Veterinerin bana cevabı şöyle oldu “Göndermesine gerek yok. Zaten bende size aynı ilacı veriyorum” Adeta şoka girdim!... Bu şişenin içinde Gorby’e 1 yıl yetecek kadar ilaç vardı ve bu şişenin fiyatı 3.750.000TL. idi. Oysa bu Veteriner 10 ay boyunca sadece bu ilacın içinden çektiği 3cc’lik miktar için 45.000.000 TL. alıyordu. Ayrıcada “Profesyonel mama... İçinde demodex’ten Gorby’nin bir an önce kurtulabilmesini sağlayacak maddeler var” dediği benim ise adını dahi duymadığım 18 kiloluk bir mamayı bize 180.000.000TL.ye satıyordu. Bir araştırdık ki!... Bu mama piyasada 30 - 40.000.000TL. ya satılan ucuz ve de basit, profesyonel olmayan adı bile duyulmayan bir adi mama imiş(!)
Zavallı yavrum!... Bu mamayı beğenmez, yiyemezdi. Biz veterinere bu durumu anlattığımızda “Zorla yedireceksiniz, bu onun sağlığı için, kurtulması için çok önemli ve başka mama yememeli” dedi. Hiç unutmuyorum ilk başlarda Gorby bu mamayı yememek için 3 gün aç kalmış, bizi protesto etmişti meğer yavrum ne kadar haklıymış. Bizde garibime zorla yedirdik o mamayı “iyileşecek ya”(!)
Sevgili hayvan dostları; kısacası dolandırıldık ve bunu maalesef 10 ay sonra fark edebildik. Evet Gorby’miz iyileşmeye başlamıştı ama biz her şeyimizi yitirmiştik en önemlisi de moralimizi yitirmiştik ve elimizde de bu durumu ispatlayabilecek hiçbir belgemiz, hiçbir şahidimiz yoktu. Ne bir alış veriş fişi, nede bir hekim kaydı. Ne yapabilirdik?! Edepsiz bir insanla karşı karşıya kalmıştık doğrusu çekiniyorduk. Çünkü şahit olduğumuz bazı şeyler vardı; Bu veteriner, bir hasta sahibiyle tartıştığında arkasından onur kırıcı kelimeler sarf ediyor tabiri-caizse çamur atıyordu. Her şeyi sineye çekip Tanrıya havale ettik. Üstelik burada kimse bizi tanımıyordu ve bizde Gorby iyileşmeye başladığında herkese bu veterinerden övgüyle bahsediyorduk. Diyorum ya “kahramanımız olmuştu” Şimdi kime ne anlatabilirdik ki! |
|
Ta ki, 13 Aralık 2004 p.ts günü Gorby’e saldıran Galat’ın sebebiyle, arayıp bulduğum hayvansever dostlarımla tanışıncaya kadar. Ben dostlarımıza Gorby’nin hikayesini anlatırken dolayısıyla bu veteriner beyden de laf açılmış oldu ve “Aman Tanrım” meğer bu kişiden o kadar çok şikayet varmış ki!... Kaş’ta bir sürü ...........’zedeler oluşmuş ve bu soygunu durdurmak için çareler arıyorlarmış. İşte bu kararı da yani sizinle paylaşma kararını, 13 Aralık 2004 günü hayvan sever dostlarımla konuştuktan sonra almış oldum. Bana cesaret verdiler, buradan onlara kucak dolusu sevgilerimi iletiyor, teşekkür ediyorum. Ve diyorum ki “Ben ahlaksızlardan daha cesur olmalıyım” ve bunca zamandır bunu içimde sakladığım için kendime çok kızıyorum. Ama artık bugün bunu herkesin bilmesini istiyorum. Bu tür sorunlarımızı paylaşmazsak bu ahlaksızlıkları desteklemiş oluruz öyle değil mi? Bildiğim üzere HavHav.com’un bize sağladığı güzel imkanlardan biride hayvan sever hukukçu arkadaşlarımızın yol gösterdiğidir. Ben bu konuyu kendi çapımda araştırmaya başladım. Hukuki açıdan neler yapılabileceğimi araştırıyorum ancak diğer yandan da hayvan sever hukukçu arkadaşlarımdan da HavHav.com aracılığı ile destek bekliyorum “sizlerin bilgisine de ihtiyacım var”. Hiçbir şey yapamasam bile sevgili hayvan severleri bu durumdan haberdar etmek istiyorum, bu bile içimi yeterince rahatlatıyor. Hukuki açıdan bu şahsın ismini halka açık bir yerde telaffuz etmem suç duyurusu niteliği taşıdığı için şimdilik isminden bahsedemiyorum ancak, bütün dostlarımızı da bu şahsa karşı uyarıyorum.
Sizlere can dostlarımızla birlikte sevgi dolu günler diliyor saygılarımı iletiyorum.
Serpil Yüzak Şenol
Sizin Yazılarınız sayfasında yayınlanmasını istediğiniz yazılarınızı editor@havhav.com adresine gönderebilirsiniz. |
24.01.2005 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yorumlar (18 adet) |
|
Yazan: dalin |
Tarih: 01 Ekim 2005 |
Saat: 12:40 |
serpil hanım lütfen ama lütfen bu olayı hukuki mercilere iletin ki bu dolandırıcı hekim bozuntusu cezasını görsün belki de meslekten men edilsin!size hiç bir resmi belge vermeyip kendini garantiye aldığını biliyorum ama bu olayla karşılaşmış başka kimseler olması eminim hakimin kararında son derece etkili olacaktır.son olarak bu denli hayvansever bir insan olduğunuz için sizi tebrik ederim.gorby e gerçek bir anne olmuşsunuz.. |
|
|
Yazan: interpet |
Tarih: 11 Şubat 2005 |
Saat: 02:52 |
hanım efendi yaşadıklarınıza cok ama cok üzüldüm geçmiş olsun gorby iyileşmiş mutlu oldum bende veteriner hekimim ve bu meslegin bu kadar ayaklar altına alan insanlardan nefret ediyorum allahtan bu gibi insanlar doktor olmamaışlar!!! benim abim su anda kaş ta hakim eger isterseniz sizin için konuşur size nasıl yol izleyeceginizi gosterir ve o sahtekar ın hesabını sormanıza yardımcı olabilir bana özelden ulasabilirsiniz size maile tel numaramı gonderirim daha sonra abimle irtibata geciririm.. tekrardan gecmiş olsun saygılarımla... ankara |
|
|
Yazan: zens |
Tarih: 01 Şubat 2005 |
Saat: 13:20 |
yaşadıklarınıza çok üzüldüm , bende öyle bir tuzağa düşmüştüm , ama sizin durumunuz çok uzamış biraz konuya saf kaldığınızı yada hekime aşırı güvendiğinizi düşünüyorum , halbuki şüphe içeren bir çok unsurla karşılaşmışsınız. geçmiş olsun . sevgiler |
|
|
Yazan: gorby |
Tarih: 31 Ocak 2005 |
Saat: 21:47 |
Sayın izmirliSS; bu kadar uzun süre tedavi olmaz dediğiniz hastalık hakkında bilginiz varmı aceba. Ben sizi biraz aydınlatayım ozaman; Demodex bir tür parazit, bir uyuz çeşidi ve tedavisi çok uzun süren bir uyuz çeşididir. Ve tedavi sürecinde ara vermek, durdurmak, ya da ihmal etmek gibi bir şansınız yoktur. Demodex ten ölen bir çok köpek var. Kendi köpeğini kurtaramayan bir hekim'in gözyaşlarına şahit oldum ben. Ankara Veterinerlik Fak. den bir öğretim görevlisinin bu konuda söyledikleri şimdi aklıma geldi hemen aktarayım "Demodex sorunu olan hayvan sahiplerine Allah sabırlar versin, bir kere hayvanlarının iyileşmelerini istiyorlarsa çok sabırlı olmaları gerekir" demişti. İki seneyi aşmış olmamıza rağmen biz bu sorundan hala tam manasıyla kurtulmuş değiliz ancak artık öğrendik daha ekonomik şartlarda tedaviye kendimiz devam ediyoruz. İlaçları eczacı arkadaşlara getirtiyorum ve artık kendim uyguluyorum sağolsun Tansu hanımı çok sık olmamak kaydıyla arıyorum ve o beni yönlendiriyor. Yani hiç bir şey sizin zannettiğiniz gibi değil. Sevgiyle kalın... Bol şanslı ve sağlıklı günler dilerim, Türkiye de yaşadığımızı düşünerek:) |
|
|
Yazan: gorby |
Tarih: 31 Ocak 2005 |
Saat: 21:19 |
Sevgili izmirliSS; tabii ki insan dikkat etmeli, ben buna katılıyorum ancak bazen şartlar sizi buna zorluyabiliyor. Araştırmaya fırsatınız bile olmuyor.
Diğer yandan da hakikaten Gorby iyileşmeye başladı... Buda her şeye katlanmanıza neden oluyor oğlum iyileşsin diye gözünün içine bakıyorduk bu adam doğru teşhis koyup oğlumu gerçekten tedavi etti. Ondan önce gittiğimiz bu civardaki hekimler oğluma egzema teşhisi koyup kortizonlu pomadlar verdiler, bir takım diyetlerle oğlumu öldüreceklerdi. O anki tek düşüncemiz Gorby'i yaşatmaktı. Ve onun yaklaşımına güvendik. O sizin kastettiğiniz her konuda bilgiçlik taslayan bir insanlarda değilim ben, cahil sıfatını da bir daha düşünün isterseniz. Eleştirirken yapıcı olmanızı tavsiye ederim Cahilliğin portresini benmi çizmiş oldum bu durumda, (sizin söyleminize göre) |
|
|
Yazan: gorby |
Tarih: 31 Ocak 2005 |
Saat: 21:07 |
sevgili dostlarım desteğiniz için çok teşekkür ederim. Size gelince izmirliSS; iyi güzel konuşuyorsunuz da galiba yazıyı özümseyerek okumadınız. Burada çok fazla alternatifim olmadığını dile getirmiştim. Antalya ise 4 saatlik mesafede, düşünsenize haftada 2 gün Gorby'nin Antalya ya gidip geldiğini... Yani günde 8 saat yolculuk yapacak hangi vicdan buna izin verir... Uzaktan ne kadar kolay konuşuyorsunuz.
Tansu Hanımdan yardım almamam konusuna gelince söylermisiniz bana, Kadın bana İstanbuldan ne kadar yardımcı olabillirdi. Bu zor bir tedavi süreci idi ve öyle uzaktan halledilebilecek bir şey değildi. Birde ta İstanbuldan Kadıncağızı sürekli rahatsız edemezdim, sağolsun yinede zorda kalınca aradım ve elinden geleni yaptı ama bu okadar uzun bir süre devam edemezdi. O zaman Gorby'i alıp İstanbul'a geri taşınmam gerekirdi.
Üstelik bizi dolandıran Hekim'in ne kadar iyi pazarlamacı olduğundan bahsetmiştim... Çaresiz durumdasınız ve yavrunuzu iyileştiren birine sığınıyorsunuz, o da bu durumu kullanıyor. Buraya yeni taşınmanın verdiği yabancılık, hastalıkla mücadelenin getirdiği yorgunluk ve şaşkınlık, birde üzerine yavrunuzun öleceği korkusu insan düşünemiyor bile aceba dolandırılıyormuyum düşüncesi o günlerde aklımıza bile gelmiyordu. Umarım başınıza buna benzer bir şey gelmez |
|
|
Yazan: sibelg |
Tarih: 30 Ocak 2005 |
Saat: 22:25 |
SEVGİLİ SERPİL HN ,MALESEF PEK BİR ŞEY ELDE EDEMEZSİNİZ
BEN 97 YADA 98 DE BUNA BENZER BİE OLAY YAŞADIM MAALESEF KEDİMİ KAYBETTİM
O ZMAN DA NE VETERİNERLER ODASINDAN NEDE GAZETELERDEN YARDIM ALAMADIM
BU ŞAHIS ŞİMDİLERDE VET ODASI BASKANI BİLE OLMUŞ
ÇOK ZOR BİR MEMLEKETTEYİZ
AMA SİZİN BAŞARIYA ULAŞMANIZI BÜTÜN KALBİMLE DİLİYORUM |
|
|
Yazan: izmirliSS |
Tarih: 30 Ocak 2005 |
Saat: 18:26 |
bence bu ıste bır parca kusur sızde de war cunku bu donem ıcınde neden bu hastalıgı hıc arastırma geregı duymadınız bırde yazınızda tansu hanımdan bahsettınız sureklı kopegınızle onun ılgılendıgını soyledınız neden 10 ayın sonuda tansu hanımı aradınız bu kadar zaman ıcınde arasaydınız sızde bılıyorsunuz kı bunlar basınıza gelmıyecektı en ufak seyde bılgıclık taslayanı bır toplum olarak aslında ne kadar cahıl oldugumuz bır gostergesı bence bu benden sıze bır tavsıye bu kendıne veteriner heki dıyen beyın yanına neden bır maliyeci ile gıtmeyı denemıyorsunuz en azından onu arkadasınızmıs gıbı gosterıp fıs veya fatura almadıgınızda bır hukukı ıslem surecı baslamıs olur bence madem sonuc alamadınız baya uzun bır sure bır defalıgına olsa 4 - 5 saatınıze kıyıp keske antalyaya gıtseydınız degılmı arkadaslar bu hepımıze bır ders olsun bu kadar sure tedavi olmaz ayrıca hakıkaten cok uzuldum herkese selamlar |
|
|
Yazan: papathya |
Tarih: 28 Ocak 2005 |
Saat: 22:11 |
1,5 yaşında bi alman kurdum var ve bugüne kadar veterinerimizle ilgili hiç bi sorunumz olabileceğini düşünmedim bile şimdiye kadar.veteriner olmayı düşünen bi lise öğrencisi olarak dünyada bi hayvana hatta bebeğine yardım etmek isteyen bi hayvansevere bu şekilde davranabilicek insanlar olması beni gerçekten çok üzdü.söylenebilicek fazla bi şeyde yok aslında sadece bütün hayvan dostlarının çevresinde olup bitenlere duyarlı olması gerekir ve üzücü yanı başka çözüm olmaması |
|
|
Yazan: brtzoga |
Tarih: 28 Ocak 2005 |
Saat: 13:06 |
Sevgili hayvan dostları. Bu yaşananlar herkesin başına gelebiliyor. Ne yazık ki bir hayvanla yaşamak ekonomik açıdan pek kolay değil. Hele hastalık durumunda. Benim dişi labradorum da rahim iltihabı yaşamıştı ve günlerce yapılan tedavi ve operasyonla şimdi çok sağlıklı. Bazı klinikler parasal açıdan pahalı gibi görünebilir. Ama ben yinede hastalık durumlarında sadece böyle tam teşekküllü hastaneleri tercih etmemiz konusunda bir hatırlatma yapmak isterim. Lütfen sonra daha büyük üzüntüler yaşayabiliriz. Sevgi ve Saygılarımla
Burteçin Zoga |
|
|
Yazan: ecegulser |
Tarih: 27 Ocak 2005 |
Saat: 13:12 |
Buna benzer bir olayı ben de yasadım. Veteriner yanlış aşı yapmıştı. Köpeğim bir daha aşı olursa kalp hastalığı riski vardı ama Allahtan olmadı...Bunun stresi bize yetti de arttı bile. |
|
|
Yazan: neset |
Tarih: 26 Ocak 2005 |
Saat: 13:48 |
yqklaşık 6 aylık terrier sahibiyim.mişel 2 yaşını bitren bir hanımefendi.13 daireli apartmanımızda 1,2 daire karşı çıkmakta.ev değiştirmeye kara verdik çünki kızım mişeli inanılmaz seviyor tabii biz de...Yeni aldığımız evimiz 40 daireli bir sitede.Daha önce köpek beslememe konusunda yönetim karar almış.Henüz biz taşınmadık şimdi tüm köpeksever dostlardan yardım diliyorum.BEN NE YAPABİLİRİM ??? Ne yapmam ve yapmamam gerekiyor? Lütfen bana yol gösterin... İMDAATTT |
|
|
Yazan: rockysmum |
Tarih: 26 Ocak 2005 |
Saat: 11:53 |
Durmunuza çok üzüldüm. Ne yazıkki Türkiye'de büyük şehirler dışında hayvan bakmak çok zor oluyor çünkü çok az işin ehli veteriner oluyor. Ama bu durum insan sağlığından farklı değil sanırım .. |
|
|
Yazan: osmandoruk |
Tarih: 26 Ocak 2005 |
Saat: 00:48 |
Merhaba köpeğiniz Gorby' nin başına gelenler için üzüldüm. Neyseki sağlığına kavuştuğuna sevindim. Bu olay hepimizin başına gelebilirdi, bu tip olaylarda duyarsız kalmamalıyız. havhav.com sayesinde bizlerin, hayvan sever dostlarımızın bilgi edinmesi güzel bir olay...Bu şekil davranan veteriner hekimleri kınıyor ve bu hekimlere karşı birbirlerimizi uyarmamız gerektiğini düşünüyorum.... |
|
|
Yazan: batu05 |
Tarih: 25 Ocak 2005 |
Saat: 15:47 |
Herşeyden önce geçmiş olsun. Olayı duyurmakla, mecburen isim vermeden de olsa iyi yapıyorsunuz. En azından ne kadar kolay kanabileceğimizi ve bazı konularda göstermemiz gereken dikkati hatırlatıyorsunuz! Teşekkür ederiz.
Bu noktada sizden bir ricam olacak. Benim köpeğim henüz üç aylık ve şimdilik Anatolia'ya götürüyorum. İstemeden köpek sahibi oldum, ama şimdi altından en iyi şekilde kalkmaya çalışıyorum. Tesadüf o ki, ben de sizin eskiden oturmuş olduğunuz İdealtepe'de oturuyorum. Bahsettiğiniz Tansu Kaplan hanım İdealtepe'ye yakın mı? İrtibat kurabileceğim bir telefon veya mail verebilir misiniz? Yanlış anlaşılmasın bu arada, Anatolia'da bir olumsuzluk görmedim, sadece daha iyi bir hasta-doktor ilişkisi açısından belli bir veterinere gitmeyi tercih edebileceğimi düşündüm.
İdealtepe'den sevgiler,
Vuslat+Batu |
|
|
Yazan: ozkancanli |
Tarih: 25 Ocak 2005 |
Saat: 14:51 |
Valla cok duygulandım.. |
|
|
Yazan: ozan olguner |
Tarih: 24 Ocak 2005 |
Saat: 21:27 |
gorbynın galatla olan olayınıda okumus ve sıze yorumlarımı yazmıstım basınızdan gecen bu ılgınc ve urkutucu olayıda ılgıyle okudum. aslında bu sorun butun hayvan besleyenlerın ortak sorunlarından bırı tabıı sızın olayınız kadar yıkıcı etkı yaratıcak boyutlarda degıldır sanırım ayrıca dıkkatımı ceken baska bı olayda bende kopegımı veterınere goturuyorum ve bazı sorular soruyorum fakat ıkı veterınerede sordugum aynı soruya farklı farklı yanıtlar alıyorum yanı bırılerı hayvanların saglıgını tehlıkeye dusurmek pahasına tıcarı amaclar guduyorlar bence veterınerlerın de cok sıkı teftiş altına alınmaları gerekir ben butun veterınerler hakkında su ıyıdır su kotudur demıyorum ama sıkı bı teftiş sonunda ıyı ve kotu olanlar bellı olsun ve kotu olanlar teşhir edilsin ıstıyorum |
|
|
Yazan: aduman61 |
Tarih: 24 Ocak 2005 |
Saat: 16:59 |
merhaba gorby'nin hikayesini ağlayarak okudum.. ama neyseki şu anda yanınızda ve sağlıklı.. en büyük sevincim bu.. maalesef bu tür olaylar yaşanıyor.. nasıl engelenir bilemiyorum.. gelişmeleri bizlere bildirirseniz seviniriz.. özelime de yazabilirsiniz.. aylin.. |
|
|
|
|
|
|
|
|
| | |