|
|
|
 |
|
|
|
|
Camdaki ses mi yoksa Çilek mı daha vicdanlıydı? |
|
Çilek |
|
Sevgili hayvanseverler bir insan olarak bir köpeğin vicdani duygularını anlatmak istiyorum size...
Üniversite öğrencisi olarak geçen yıl mayıs ayında bir kopek edinmek istedim ve bana en uygun cins olarak golden retrieverı tercih ettim. Almak için yüklü miktarda parayı öğrenci olmama rağmen biriktirip öğrencilik yıllarımdan itibaren tüm hayatını benimle geçirecek bir golden aramaya başlamıştım. Bana gelen bir mail belki de hayatımın en güzel dostunu kazanmamı sağladı. İstanbul’dan duyarlı bir hayvansever bana Çilek'i ücretsiz olarak vereceğini söyledi. Fotoğraflarına baktım ve kabul ettim. O zaman Çilek 17 aylıktı ve büyük olmasına rağmen o kadar şirin ve de tatlıydı ki ilk gördüğümde aşık olmuştum ve geçen 8 aylık zaman zarfında bana arkadaşlığı, dostluğu her şeyi daha pekiştirerek öğretti Çilek... |
|
Bundan 2 hafta önce başıma gelen bir olayı anlatmak istiyorum; her gece yaptığımız gibi yine gece saat 2 civarlarında Çilek’le gezintiye çıktım ben soğukta titriyorken Çilek yaptığı inanılmaz hareketleriyle benim içimi öyle ısıtıyordu ki… Evin önündeki parktan biraz uzaklaştıktan sonra Çilek tedirgin olmaya başladı ve etrafa dikkatlice bakmaya başladım. Daha sonra Çilek’in belki de kötü bir şeyler sezdiğini düşünüp oradan ayrılmaya karar vermiştim, Çilek ise razı olmuyordu ve etrafı koklamaya o tuhaf iniltileri çıkarmaya başladı. Golden retriever cinsi olduğu için o muhteşem koku alma duyusuyla birlikte etrafta hızlıca bir şey aramaya başladı... Bağırdım “Çilek hadi eve!” diye ama hiç oralı bile olmadı. Çok şaşırdım çünkü 8 aylık zaman diliminde ilk defa benim sözümü dinlemiyor ve kendi kafası estiğince deli gibi dolanıyordu. Bense onun peşindeydim ve aramızda yaklaşık 150 metre mesafe vardı. Birden durdu ve Çilek çıkardığı iniltilere sanki başka iniltiler katarak yükseltiyor sanki başka sesler eklemeye başlamıştı. Daha çok korkmaya başladım çünkü gecenin yarısında uyuyan bir çok evin lambası yanmış dışarıya bakıyorlardı. |
|
Koşarak yanına gittim ve Çilek yerde yatan tüylü bir şeyi yalıyor aynı zamanda inleyerek sanki benden ve bütün camlardan yardım istiyordu. O ağzından doğum anında bile çıkarmadığı topunu oraya bıraktı. Yaklaştım, Çilek biraz geri çekildi. Yerdeki birkaç aylık bir kurt kırmasıydı. Geceleri onula birlikte çok oyun oynamıştık. Çilek yemek yerken ona da yemek verirdim; Çilek pek razı olmasa da! Belki başka bir sokak köpeğinin ısırmış ya da çocukların taşlamış belki de bir arabanın altında kalmıştı bu talihsiz hayvan. Yardım etmek istedim, o kadar tatlı bir yavruydu ki...
Yavrunun boynundan akan ve sonra donan kanları görünce gözyaşlarımı tutamadım. Hemen eve doğru yöneldim. Evden pamuk getirip ya da bir bez parçası bulup onu evime taşıyıp tedavisi için gereken her şeyi yapmalıydım. Çilek gözlerime baktı ve psikolojisinin bozulmaması için onu da çağırdım, daha sabahleyin oyun oynadığı ve topunu vermemek için direndiği yavruydu o... ama orada sanki çakılı kıpırdamıyor öylece yavrunun gözüne bakıyordu. Çilek’in tasması yoktu çünkü Çilek benim dostumdu ve hiç bir zaman tasmayı gerektirecek hareketlerde bulunmamıştı. Tasması olmadığından kucaklayarak taşımak istedim. Ben ona yaklaşırken o yavrunun etrafında dönmeye başladı ama yinede kucaklayarak eve götürdüm. Sonrada evden eski küçük bir battaniye parçası bulup yavruyu getirmeye gittim. |
|
Oraya ulaştığımda öyle sesler çıkarmaya başlamıştı ki nefesini burnundan ya da ağzından değil boğazındaki yırtıktan alıyordu. Fenalaştım... gözleri o kadar donuktu ki o son kez kafasını kaldırıp Çilek’le göz göze geldiği istikametten kafasını kımıldatamamış öylece kalmıştı. Bir an düşündüm, oradan eve taşımak mı daha mantıklı yoksa orada öylece ölmesini beklemek mi! İşte o an hayatımda yaşadığım en zor anlardan birisiydi. Orada öylece kaldım... Yukarıda ki camdan ise bir ses gecenin bir vaktinde onları rahatsız etmememi söylüyordu. Acaba hayatlarında hiçbir canın karşısında can çıkarken, o gözlerindeki donukluğa bakıp ta duygulandılar mı?
Ve arkadan yine çok hızlı bir koşma sesi ile Çilek geldi. Salonun balkon kapısını ayağı ile açıp oradan dışarıya fırlayıp ve o hiç bırakmadığı topunu da evden alarak geldi. O anda yavru son nefesini verdi... O köpek dedikleri, insanların aşağıladığı ve korktuğu!
Çilek’in gözlerinde ilk defa su damlaları oluştu, bana baktı inledi ve başını kollarımın arasına soktu... Duygularıma yenik düştüm ve ağladım... Camdaki o ses bana, artık köpeğin iniltisini duymak istemediğini söylüyordu. Ben de “tamam zaten melek oldu” dedim. Karşılık olarak “köpekten melek mi olur kafayı yemiş bunlar” deyip pencereyi kapattı....
Yavruyu bir çukur kazarak gömdük. Dönerken Çilek topunu almadı. Belki de küçük yavruya hediye etmek istemişti. Tekrar mezara dönüp topu içine koydum. O top için iri cins köpeklere saldıran gözü kararan Çilek hiç sesini çıkarmadı. “Al bu sana hediyem olsun. İnsanların sana yapmadığını işte ben yapıyorum. Gözün açık gitmesin, senin artık dünyada Çilek ablan var!” dercesine topu orda bıraktı. İnsanların sahip çıkamadığı bir barınağa teslim edemediği ya da bir sahip bulamadığı o savunmasız meleği toprağa teslim ettik. |
|
ölen yavru |
|
Sonra Çilek tekrar gözlerime baktı. O anda düşündüğüm şey “acaba o camdan gelen ses mi yoksa hayat arkadaşım, dostum Çilek mı daha insandı, daha vicdanlıydı?”. Hayatım boyunca o anı, o duygularımı unutamam. Köpek diye arayıp bulduğum Çilek, bana bir çok insandan daha çok insanlığı öğretti. Kim bilir yaşadığı sürece bana daha nice insanlıklar öğretecektir!
Sevgili dostlar kötü, saldırgan, huysuz köpek yoktur. Onları insan gibi yapan da, canavar gibi yapanda biziz. Lütfen küçük çocuklarımıza ya da cahil insanlara köpekler hakkında bilgi verip onlarda hayvan sevgisinin pekişmesini sağlayalım. Eğer saf bir köpeğiniz varsa lütfen başka bir cinsle çiftleştirip yavruların geleceği ile oynamayalım. Erkek köpeği olanlar köpeklerinin hevesi geçsin diye sokaktaki dişi köpeklerle çiftleştirip daha nice yavrunun ölümüne ya da başı boş kalmalarına izin vermesinler. Bu arada resimde o kurt kırmasının gecen ay çektiğim fotosu var!
Onur Abime: Sevgili Onur Abi (bana hayat arkadaşımı hediye eden) bana böyle bir hayat arkadaşını kazandırdığın için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Biliyorum sende çok seviyorsun ama böylesi daha hayırlıymış demek ki! Ben ve Çilek seni ömür boyu unutmayacağız.
Hoşça kalın sevgili dostlarım Metin Ersin 11.02.2005
Sizin Yazılarınız sayfasında yayınlanmasını istediğiniz yazılarınızı editor@havhav.com adresine gönderebilirsiniz.
|
18.02.2005 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yorumlar (17 adet) |
|
Yazan: casper |
Tarih: 12 Mart 2005 |
Saat: 13:21 |
Ne garip bir dünyada yaşıyoruz.. insanların hakaret etmek için kullandığı hayvan sözcüğü kimin şahsiyetinde değer buluyor çok merak ediyorum. Bu olay karşısında sadece uykusundan uyandırıldığı için rahatı kaçan insanlara söyleyecek söz bulamıyorum. İnsana pes dedirtecek kadar vicdani duygulardan yoksun insan topluluğu arasında yaşamaktanda ayrıca rahatsızım... Karşınızda can çekişen bir canlı var.. köpek değil insan değil ne olursa olsun can taşıyor can... Sevgili Metin Bey ve Çilek... yazdıklarınız, yaşadıklarınız gerçekten insanlığa örnek teşkil etmesi bakımından çok önemli.. Sizin gibi insanların yanında eşsiz bir dostunuz var. Ne mutlu size..
Yazacak çok şey var ama inanın içimden gelmiyor. sözcükler düğümleniyor sanki.. Çaresizlikmidir, başka birşeymidir adlandıramıyorum..
Önce gözleri görmeyen kendi kızım Casper'a sonra çileğe sonra tüm dostseverlere sevgilerimi gönderiyorum. Umarım onlara güzel bir dünyada yaşama imkanı sağlayabiliriz. |
|
|
Yazan: onurv |
Tarih: 28 Şubat 2005 |
Saat: 11:53 |
öncelikle metin gibi bir insanla tanıştığım için ben ve çilek çok şanslıyız. çilek çok özel bir canlıydı. inanılmaz zekasıyla beni sürekli şaşırtırdı. işlerimin yoğunluğu nedeniyle çilek e hakettiği ilgiyi ve zamanı veremiyordum. bir insan için verilebilecek en zor kararlardan biriydi çilekten ayrılmak ve başka bir ailenin yanına vermek. o benim bebeğimdi. gözlerine baktığımda bana herşeyi unutturabilirdi. yaramazlık yaptığında çok rahat anlayabilirdiniz. eve geldiğimde yerde yatıyor ve kafası öne eğikse mutlaka birşeyler yapmıştır. oburdur. asla karşısında yemek yiyemezsiniz. gözlerini öyle bir dikerki üzerinize boğazınızdan geçmez yediğiniz lokma. birde geceleri horlama huyu vardır. gün içinde çok yorulursa gece horlar. birde off çekme huyu vardır ki sıkıldığında hemen anlarsınız. çilek i vermek gerçekten çok zordu. hele birde şehir dışına verme düşüncesi... tabiki bebeğimi para karşılığı vermem düşünülemezdi bile. onun için en uygun ve mutlu olabileceği aileye vermeliydim. uzak bir mesafede bile olsa. sonuçta metinle tanıştım. metin bir köpek aramıyordu. hayatını paylaşacağı bir dost arıyordu. çilek i ankaraya götürürken endişelerim yok değildi. özellikle yaşayacağı yeri görmeyi istemiştim. dönerken acıyı ve sevinci bir arada yaşadım. canım acıyordu çünkü kızımdan, bebeğimden ayrılıyordum. mutluydum çünkü gerçekten ona sevgisini ve hakkettiği ilgiyi verecek bir aileye vermiştim. zaman sık gidemesemde iyi olduğunu öğreniyorum. yazıma başlarkende söylediğim gibi metinle tanıştığım için çok şanslıyım. sana ve çilek e uzun ve sağlıklı bir yaşam diliyorum. en yakın zamanda görüşmek üzere... |
|
|
Yazan: golden--06 |
Tarih: 24 Şubat 2005 |
Saat: 18:33 |
ilginize tesekkur ederim oncelikle b.duzgit arkadasıma sesleniyorum ben ankaradayım bu insanın nerde oturdugu onemli degil onemli boyle bir cok insanı goruyor ve boyle olaylara sahit oluyoruz. bizim yapmamız gereken insanlara kopeklerin ve diger hayvanların öcü degil onlarında bir can tasıdıgını ve biz insanlar olarak onlara gereken ilgiyi gosterdigimiz zaman onlarında insanların tasıdı temel duyguları tasıdıgını ogretmek bu arada çilek ve tum yavruları (simdi 5 aylıklar ve cok guzel yuvalara sahipler) tum hayvan severlere selanlarını gonderiyor sevgilerimle ........ |
|
|
Yazan: bduzgit |
Tarih: 23 Şubat 2005 |
Saat: 21:23 |
Yaw peki şimdi bu durumda bu camdaki insan müsfettesi de İNSAN oluyo dimi? Ne biçim iştir ki biz bu insanlarla aynı sıfatı taşımak zorundayız. Böyle insanların war olduğunu we de en önemlisi yaptıkalrını görmek yada okumak çok acı birşey. Bu arada Metin arkadaşın hangi şehirin hangi semtinde yaşadığını we de o CAMdaki warlığın nerde oturduğunu çok merak ettim. Saygılar... |
|
|
Yazan: tugbavurmaz |
Tarih: 22 Şubat 2005 |
Saat: 15:51 |
gerçekten içim parçalandı.çok üzüldüm başınız sağolsun.çilekle uzun ve mutlu yıllar geçirmenizi dilerim... |
|
|
Yazan: xzarax |
Tarih: 22 Şubat 2005 |
Saat: 00:33 |
ben oncelikle basiniz sagolsun demek istedim. aninizi okudugumda icim burkuldu.dilerim sizler gibi guzel insanlarin etraflarimizda cogalmasini diliyorum.ayrica cilek,le mutlu uzun bir yasam diliyorum sizlere |
|
|
Yazan: sangay |
Tarih: 21 Şubat 2005 |
Saat: 09:05 |
Çilek için söylenecek tek şey var o da....MUHTEŞEM BİR DOST |
|
|
Yazan: socak |
Tarih: 21 Şubat 2005 |
Saat: 02:45 |
basiniz sagolsun. sokakta hicbir insanin yardimi olmadan atan bir kalbin atışları kesildiğinde bu kimseye koymaz bunu hiç hissetmezler. benim dişi bir labradorum var bundan bir kaç ay önce de sokakta karşılaştığım ve tanıdıkça hayran kaldığım yaşlı kurt :) zappayı da ailemize kattık. zappanın rus finosu olduğunu söyleyenler oldu köpekler hakkında biraz olsun bilgili olduğum halde ben zappanın cinsini tam olarak kestiremiyorum aslında zaten konu onun cins olup olmaması değil. herkesin sahip olmak isteyebileceği bir köpek zappa. burada anlatmakla bitmez ama ironik olan herkesin sahip olmak isteyebileceği bir köpeğin sahibi olmamasıydı. ben zappayla karşılaştığım gece için her fırsatta tanrıya şükrediyorum. sizin yazınızı okuyunca kalkıp ikisine de ayrı ayrı sarılıp öptüm. etkilenmemek elde değil. tekrar başınız sağolsun başında da söylemeye çalıştığım o minik kalp atışlarının artık susmuş olması kimsenin hayatını etkilemez onlar sadece rahatsız oldukları seslerin artık olmaması ile ilgilidirler. bazen bizim gibi insanların neden bu kadar duyarlı olduklarını merak ediyorum ve yine zaman zaman bu kadar çok üzüldüğümüzü ve bir çok insanın kıllarının kıpırdamadığını düşününce bizde mi hata diye düşünmeden yapamıyorum. insanların bu denli duyarsız ve sevgisiz olmasından dolayı köpekleri insanlara tercih eden biri oldum çıktım. bunu düşününce insanın insanlığından utanası geliyor. bunun böyle olması içimi sızlatıyor. onlar da insan biz de. utanarak söylüyorum bunları sokakta yerde çaresiz yatan bir köpek ve bir insan görsem ben ilk önce köpekle ilgilenirim. köpekler konuşmazlar ama insanların onlardan öğrenecekleri çok şey var. |
|
|
Yazan: pinactrist |
Tarih: 20 Şubat 2005 |
Saat: 11:51 |
Çok kötü hissediyorum şu an kendimi.Aglayarak okudum yazıyı.İnsanların bu kadar duyarsız olduğuna inanamıyorum.Benim de başıma böyle bir olay gelmişti yeni dogan kedi yavrularının annesi ölmüştü.Göbekleri bile kesilmeden,onların aglayarak göbeklerini kesip veterinere götürdüm ama hiç birşey yapamadılar.biberonla besledim biri bir saat yaşadı,diger ikisi ikinci gün öldü.Onları evimin bahçesine gömdüm.Sonuçta bütün ugraşlara ragmen kurtaramamıştım.Sadece ben ve ailem değil köpegim fındık bile ağlamıştı.İnanın bu çok zor birşey.Çileği ve seni sevgiyle öpüyorum. |
|
|
Yazan: karabaş |
Tarih: 19 Şubat 2005 |
Saat: 21:18 |
neyi tartışıyoruz ki ilginizi çeker heralde bu haber
19 Şubat 2005 Cmt
Bunu yapanlar insan olamaz
Erzurum’da çamaşır ipiyle birbirine bağlanarak öldürülen yaklaşık 20 sokak köpeği yol ortasına bırakıldı. Köpeklerin öldürülmesine tepki gösteren köy muhtarı ve köylüler, "Bunu yapanlar insan olamaz" diye konuştu.
Erzurum’un Konaklı Köyü yakınlarında bugün kimliği belirsiz şahıslar tarafından 3’erli şekilde birbirine iple bağlanarak öldürülen 20’e yakın sokak köpeği, Erzurum- Çat-Karlıova karayolu üzerine bırakıldı.
Köpeklerin öldürülmesine tepki gösteren Konaklı Köyü Muhtarı Yunus Önalan ve köy sakinleri, "Böyle insanlık olmaz. Hayvanlar birbirlerine bağlanarak katledilmiş. Bugün köpekleri bu halde katledenler, yarın insanları da katleder. Bu güzergahta yüzlerce araç ve insan geçiyor. Yarın çocuklarımız hastalanırsa bunun hesabını kim verecek. Bu katliamı yapanlar bulunsun. Ama bunu yapanın bir belediye olduğunu sanıyoruz" dediler.
İHA
Yayın Tarihi :15 Şubat 2005 Salı
Erzurum |
|
|
Yazan: bluecrab_s |
Tarih: 19 Şubat 2005 |
Saat: 20:32 |
hayvanları tanıdıkça SEVMEYE insanları tanıdıkça NEFRETE dönüşen duygular...Metin Bey ÇİLEK E sizinle beraber uzun ,mutlu ve sağlıklı ömür diliyorum.Onur Bey i de kutluyorum bence cins de olsa köpekler para karşılığı satılmamalı .gerçekten iyi bakacak sahiplere verilmeli. |
|
|
Yazan: bulut_zilli |
Tarih: 19 Şubat 2005 |
Saat: 17:42 |
okurken ağladım çok güzel bir köpek olmalı sadık diye boşuna dememişler.
ona çok iyi bakın.
bütün köpekler aslında öyle
onlara ben aşığım.
lütfen onları sevelim
14 yaşındaki ben;derya |
|
|
Yazan: HELEN |
Tarih: 19 Şubat 2005 |
Saat: 13:10 |
Bir kez daha sunu anladim ki en iyi dostum annemden sonra kopegim... Beni asla yari yolda birakmayacagini biliyorum bana asla sirt cevirmeyeceginide ve beni asla ihmal etmeyecegini iyi ki varsin kizim iyi ki varsin CiLEK ve tumhayvan dostlarimiz !! Onlar asla ihaneti bilmez insanlik dedigimiz bir cok seyide onlardan ogrenecegimiz de asikar ... Cilek ve size uzun ve saglikli ve mutlu bir omur diliyorum |
|
|
Yazan: emwa |
Tarih: 19 Şubat 2005 |
Saat: 08:53 |
aayyyy içim burkuldu ben olsam o penceredeki umursamaz adama ölmek üzere olan yavruyu gösterirdim |
|
|
Yazan: mertt |
Tarih: 19 Şubat 2005 |
Saat: 02:11 |
Dostum asıl insan olan senin dostun ÇİLEK
Başka denicek bişi yok Çileğe ii bak |
|
|
Yazan: puppies |
Tarih: 18 Şubat 2005 |
Saat: 18:41 |
gerçekten bu yazıyı okuyunca çok duygulandım.keşke dünya hep sizin gibi iyi ve yardım sever insanlarla dolu olsaydı. bu yazıyı okurken içimden o camdan bağıran salak adamı boğmak istedim. hayat boyu mutluluklar dilerim. :) |
|
|
Yazan: e.esraerkoca |
Tarih: 18 Şubat 2005 |
Saat: 15:38 |
offf çokk kötü bide bu insanların umursamazlığı yokmu çıldırtıyo beni :((((((((( |
|
|
|
|
|
|
|
|
|