|
|
|
 |
|
|
|
|
İnsanın tek dostu |
|
Geçmedi bütün gün can sıkıntım. Baktım ki içimdeki kurtları dökemiyorum, "bari gideyim İsmail amcanın köpeği Karam'ın içindeki kurtları dökeyim" dedim.
İsmail amca mı kim? Hani en iyi arkadaşlarımdan belki de ilki olan İsmail amca... Hani, Ulus`un arka sokaklarında, "Sobacılar İçi"nde küçücük ayakkabı dükkanında, yumurta topuklu kopuk ayakkabıları at nalı sesi çıkartan demir aksesuarlarla süsleyen, pençeyle garibanların ayaklarını sudan kurtaran, kabaralar çakan İsmail amca... Hani, 84 yasında ama "yaş" denen şey sadece rakamdan ibaret olan delikanlı İsmail amca... Hani bana tarihi, ekonomiyi, sanatı, deniz kızlarını, kuşları, hayati anlatan öğretmenim İsmail amca... Hani her anlattığı hikayesinde mutlaka bir hayvan olan, bana insanlığı hatırlatan, gözlerimden hep yaslar akıtan İsmail amca.
Yokuşu her tırmandığımda kalbim hep küt küt atar, "ya o küçücük dükkandan gelen taaak, taaak seslerini bir gün duyamazsam, ne yaparım ben onsuz" diye. Sesleri duyunca, her daimi gülümsememle, başımı çarpmayı sürekli unuttuğum kapıdan bu defa eğilerek girdim. İşinden her zamanki gibi başını hiç kaldırmadan "Gel küçük kız gel, dertleşelim biraz" dedi. Bana "küçük kız" diye hitap edilmeyeli yıllar olduğundan belki de, yüzümdeki gülümseme iyice bütün hücrelerime yayıldı. |
|
Yıllardır artık benimmiş gibi hissettiğim küçük hasır taburemi çekip, taa burnunun dibine kadar sokuldum. Hemen yanında yatan, 14 yaşındaki Karam kafasını kaldırıp, puslu gözleriyle bana baktı. Hali olmadığı halde kuyruğunu 2 defa salladı. Başına elimi koydum, mutlu oldu, mırıldandı. Hal hatır bile sormadan: - "İsmail amca, hani boynuna ip bağlanan köpek vardı ya? O öldü, evvelki gün Alice`in bulduğu yaralı güvercin de öldü, az önce barınaklara gidiyordum, 160 Km hızla, zig zaglar çizerek giden bir parti başkanına eskortluk eden arabalar da beni öldürüyorlardı. Köpekleri yurt dışına gönderiyorlar, "nereye?" diyoruz, belge göstermiyorlar, dun annem bir uyuz köpek getirdi, vücudunda neresine dokunsam kan fışkırıyor, hani beni hem suçlu hem güçlü olduğu halde dava eden sigorta şirketi vardı ya? Yeni bir dava daha açmışlar. Benim avukatıma da bugün kendine açılan hakaret davasını kaybettiği için haciz gelmiş. Gençler yaşlıları anlamıyor, "yaşlı" diye kızıyorlar, yaşlılar da gençleri "hasta" sanıyorlar. Annemin tansiyonu düşmedi, kemik erimesi de başladı. İşler çok kötüye gidiyor, herkes artık açlık sınırını da geçti. Barınaklara hala ağaç dikemedik, bütün resmi kuruluşlar atlatıyor, mevsim geçiyor. Hayvanlar yeni yerlerine taşınamadan ölecekler diye korkuyorum, apartmana çok havlayan 2 köpekli komşu taşınıyor yarın, kalorifer dairesinin penceresinin camını kırmıştım kediler yatsın diye, oraya tel çakacaklarmış, bir sürü deney hayvanını yine öldürüyorlar, Koreliler köpek et suyu satacaklarmış olimpiyatlarda, zürafalar gelmiş ama sınırda kalmışlar, aç susuzdurlar şimdi oralarda değil mi? Yine bir barınakta onlarca hayvan açlıktan ölmüş, birileri bilgisayarlarımıza virüsler gönderiyor. Neden insanlar bu kadar merhamet fukarası?........" derken.... |
|
Nefes bile almadan anlattığım her cümlede elindeki çekici daha da hırsla vurduğunu hissettim altı yamadan görünmeyen ayakkabının tabanına çaktığı kabaralara. Sustum bir anda. Onun da eli havada kaldı. Başını kaldırdı, yüzüme baktı gözlüklerinin üstünden, kataraklı mavi buz gözleriyle: -"Bilirsin, arı balı kendi yemek için yapmaz. Bizler için yapar. Biz ne yaparız? Korkarız, gördüğümüz yerde öldürürüz o mübarek hayvanı" dedi. |
|
Bir taraftan lafın anlamını sindirmeye çalışırken, bir taraftan Karam`a parazit ilacını hiç itirazsız yutturdum. Bu kadar çabuk içeceğini tahmin etmediğimden, İsmail amcanın lafına verecek cevabi henüz bulamamıştım. -"Nası yani?" diyebildim. |
|
-"Ben bile bu kadar yaşamışlıkla yüreğimi nasır tutturamadım. Bazı mahlukatların doğuştan nasırdır yürekleri. Onlara insan demek haksizlik olur. Onlar akrepten beteridir. Akrep sebepli sokar, onlar ise sebepsiz. Sokmadan, zehirlerini akıtmadan rahat edemezler. Bu bir sakatlıktır, onlara acımak, yardım etmek gerekir" dedi. "Üzülmesin Alice. Ölene üzülünmez. Bu dünyada malumun azap çekmesine üzülünür. İşte o zaman ölüm kurtuluştur. Bu dünyadan ayrılana üzülmek nedendir? Gidilen yerin ne olduğunu bilir misin ki ağlarsın gidenin ardından?" dedi. |
|
Yine yutkundum, yine verecek cevap bulamadım. -"Ay ne nursuzum. Hep kötü haberleri verdim. Halbuki çok güzel haberlerim de var. Bu aralar o kadar güzel, o kadar 'benim gibi' dostlarım var ki. Çok ama çok mutluyum" dedim. Düşündüm... düşündüm... başka da verecek iyi haber bulamadım. |
|
-"İnsandan "dost" olmaz kolay kolay. Sen ne kadar şanslısın. Ne dostluk verdin ki buldun bu kadar dostu? dedi. |
|
Hah! Yine kalakalmıştım işte. -"Hiiiccc...bir dostluk vermedim daha, ama hepimizin ortak yanı: Merhametliyiz, içimizde her canlıya sevgi var ve hayvanlara yardim etmek istiyoruz" dedim. |
|
Hafif gülümsedi ve nasırlı elini Karam`in başına koydu. Karam mutlukla gerindi. -"İnsanin yek dostu hayvandır. Anadan, babadan, kardeşten, yardan öte sever insanı. Hayvan tanımayan dostluğu bilemez. Dostluk hayvandan öğrenilir. Sen kendini onun sahibi sanırsın ama yanılırsın. Oysa o sana sahip çıkar. O seni düşünür, korur, kollar. Hayatta hiç bir zevki için, seni değişmez, senin için canını verir. Senden başka kimsesi yoktur. Zamanı bilmez, kolunda saati yoktur ama senin ayak sesini dinleyerek, senin kokunu soluyarak yaşar ömrü boyunca. Bu onun tek yasama sevinci, tek gıdasıdır. Bak bu Karam bu yaşına geldi, ölmek istiyor aslında ama sırf beni yalnız bırakmamak için ölmüyor" dedi. |
|
Onun nemlenen gözlerini görünce ben salya sümük başladım ağlamaya. Hem de burnumu çeke çeke, utanmadan koluma sile sile. -"Göz pınarların nasır tutmadığı sürece 'insan' sındır, ağla ağla" dedi. |
|
O işine devam etti, ben ağlamaya. Uzun sure konuşmadık. Sonra birden: -"Size okulda Boraltay köprüsünden bahsettiler mi hiç? Bu toprak için savaşan Türk askerlerini 2 kuruş için nasıl mavi donlu Moskof`a teslim ettiklerini? O köprü üstünde kurşunlanan gencecik fidanların arkasından anaları bile gitmezken, ağabeyimin köpeğinin koştuğunu, nasıl kurşunların üstüne atıldığını? Nasıl onlarla orda can verdiğini okudun mu hiç bir yerlerde? |
|
Sen Varto depremini de bilmezsin. Enkazın altında, karların içinde nasıl köpeğimin beni ısıtmak için 2 gün boyunca uymayıp, donmayım diye beni yaladığını, ben kendi imkanlarımda kurtulduğum anda, bana gözünde yaşlarla bakıp son nefesini verdiğini? |
|
Sen bu dükkana kömür odun alıp, bekçiye çalınmasın diye emanet ettiğimde, bekçinin gidip uyuduğunu ama mahallenin köpeğinin sabaha kadar buz gibi ayazda kömürlerin üstünde yattığını ve sabah geldiğimde kaskatı olusunu bulduğumu kömürlerin üstünde? |
|
Bilmezsin sen bunları. Diğerleri hiç bilmez. Bilse de anlamaz, baksa da görmez. O yüzden kardeşin kardeşi sattığı bir dünyada seni satmayacak tek canlı hayvandır. Onu parayla takas eden mahlukat ise sakattır, acınacak durumdadır. Aslında başı ezilesidir, ama 'insana yakışmaz" dedi. |
|
Söyle dostlarına, sizler şanslısınız çünkü "insan"sınız. Karanlıkta tek tek ışıklar olarak bir yeri aydınlatamazdınız ama birlikte karanlığı aydınlatacaksınız. Hayvanlar ayna gibidir. Işığınızı onlara tutun. 2 misli aydınlansın ortalık" dedi. |
|
Ben de İsmail amcamı sizlerle paylaşmak istedim. Sevgiler, iyi ki bulduk birbirimizi. |
|
Gamze Erkök Hayvanları Koruma Derneği 2. Başkanı www.haykod.org Haykod'a destek olmak için... |
25.06.2003 |
|
|
|
|
|
|
Yorumlar (4 adet) |
|
Yazan: EBRU MİLAS |
Tarih: 22 Kasım 2005 |
Saat: 18:46 |
İsmail amcayla görüşebilme şansım keşke olsaydı,çok duygulandım söylediklerinden benim de 15 yşında bir kızım var.Belki beni yanlız bırakmamak için yaşıyordur demiş Karam için belki benim kızımda beni yalnız bırakmamak için yaşıyordur diye düşünmekten kendimi alı koyamadım.Yıllardır insanlarda bulamadığım sevgiyi dostluğu onda buldum ben köpek sever değilim hayvanseverim tüm hayvanlar benim için aynıdır. |
|
|
Yazan: ayhanEGE |
Tarih: 10 Aralık 2004 |
Saat: 16:55 |
senın adına gerçekten çok sevındım benımde içimde buyuk bır sevgı var canlılara karşı bunu aileme borçluyum onlarda çok sevıyorlar ınsanlar genellıkle kedı veya kopek alırken cıns olsun ıstıyolar ben şu zamana kadar hiç para verıpte bır hayvan almadım sokakta bulduğum hasta hayvanları ıyıleştırıp onları besledım.beş sene once bir bahar gunu yıne cıns bır yavru kopek buldum hemen veterınere goturdum ve aldığım cvp bır haftadan fazla yaşamıcak olduğudu oy sakı okadar gusel o kadar sevımlıydıkı yaşama şansı olduğunu ama yıne de %20 olme ıhtımalınınde bulunduğunu soyledı kesın bişey dıyemem dedı veterıner babamsa vicdan azabı çekıceme tedavı ettırelım dedı ve epeyce gereklı aşıları yapıldı ve bızımkınde buyuk bir gelişme oldu ve tam anlamıyla ıyıleştı şu an beş yaşında canımız oldu kardeşim oldu hayatımdakı en ıyı dostum oldu bazen o benı korudu bazen ben onu korudum.2 ay oncede bır aç bır sokak kopeğini yeni doğmuş bir kedi yavrusunu yemek uzereyken gordum hemen bakkala gıdıp bır ekmek aldım kopeğin onune attım kedıyı onume bıraktı ve ekmeği afiyetle yedı kedı şu anda 2 aylık onuda halama verdım halam normalde hayvanlardan korkar ama bu kediciğe çok alıştı ona çocuğu gıbı bakıyor o sokak kopeğinide aşılayıp tedavısını yaptırdıktan sonra işyerının bahçesine koyduk kulübe fln yaptık hafta sonu bahçeye gelen çocuklarla oynuyor çoğu zaman onları koruyor..çok duygulu çok akıllı bır hayvan.gecede bekçilik yapğıyor asla yabancı ıremıyor mesela...bunların konuyla pek alakası yok ama içimden geldi yazayım dedım..ismail amcanın ellerınden öperim..çok selam soyleyın benden bizim gibi insanlar bence bu ülkede zor yetışıyor ben kendı çocuklarımıda hayvanlarla buyutucem çunku ben ve kardeşim boyle buyuduk ve bundan mutluyuz
biz etrafımızdakı ınsanlarada hayvan sevgısını aşılıyoruz benım hayvanlardan nefre eden arkadaşlarım bıle şu anda evlerınde ufak ta olsa bırer hayvan beslıyolar
size bu alanda ve hayatınızda bşarılar elımızden geldığınce bizde dışarıdakı canlılara yardım edıyoruz..buyuk bir çiftliğim olsaydı eğer sokaklardakı butun kopeklerı toplar oçiftlik koşup oynamalarını sağlardım daha gençim belkı ilerde bu hayalım gerçek olur..herkese sonsuz saygı ve sevgiler |
|
|
Yazan: merek |
Tarih: 06 Eylül 2003 |
Saat: 11:31 |
resmen tüylerim ürperdi Allah İsmail Amcaya uzun ömürler versin böyle insanlar zor gelir dünyaya |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|