Yardım Email Gönder  
 erujum - Yeni Yavr...
 erujum - Amerikan ...
 karlıçınar - Kanga...
 toprak musti - Sib...
 toprak musti - Orh...
 köpek_isteyen - Bu...
Şifremi Unuttum!

Eş arıyorum !

Bana çok kızanlar olacağını bilememe rağmen, bütün kızgınlıkları göğüsleyerek bu yazıyı -hayvanlar için- yazmaya mecburum.

Bugünlerde beni en sinirlendiren talep: Telefonla arayıp;
- "...... cinsi köpeğime-kedime eş arıyorum" diyenler.
- "Emredersiniz efendim. Paketleyelim mi? Burada mı hizmetinize sunalım?" 

Bu konuda çıldırmamın nedeni: Yıllardır, yüzlerce hayvanla, doğumlarından ölümlerine kadar birlikte yaşıyorum. Her dönemlerini ve neler hissettiklerini çok iyi biliyorum. Herkesin hayatında belki bir ya da birkaç hayvanı olmuştur, ama ben bu konuda fazlasıyla iddialı ve ısrarlıyım. Hatta hiç hayvanı olmayan bazı veteriner dostların "Bir kere annelik hissini tatsın" önerilerinin sonuçlarını kendileri görmüyorlar, ama ben bizzat yaşıyorum.

Arkadaşlar bırakın n'olur anlatayım, şu konuda bir içimi dökeyim. (Bu sabah parkta, bir kutu içinde 9 tane, daha gözleri açılmamış Dalmaçyalı yavru bulduktan sonra bu "sinir" halimi anlamanızı ümit ediyorum. Dalmaçyalılar artık "moda" değil. Collie ve Husky modası da bitti. Golden Retriever da geçti. Şimdi Pittbull modası var o yüzden sokaklar "modası geçmiş" hayvanlarla dolu.)

*

Nasıl ki, az gelişmiş, eğitim düzeyi düşük toplumlarda "doğum olayı" (bilinçsizlikten dolayı) çoksa, sahipsiz, karma ırk hayvanları da onlara benzetiyorum. Bir defasında en az 6-9 yavru doğuruyorlar. Halbuki ev hayvanlarında bu oran 1-4 arası değişiyor. Bunun nedeni bence: "Öldürülme tehdidi altında yaşayan ırklar, bir şekilde nesillerini devam ettirmek istiyorlar". Mesela sokakta sürü halinde yaşayan köpeklerde, bir sürüde 2 erkek, 5 dişi vardır genellikle. Erkeklerden birisi öldürüldüğünde, onun yerini 1 değil, 2 erkek ve 1 dişi alır ve dişilerin de doğurdukları yavru sayısı artar. Bu sebeple 100 yıldır "itlaf"la bir sonuca varılamamıştır. Nerden mi biliyorum? Bizzat deliler gibi inceliyorum da ondan.

Evde iyi şartlarda bakılan hayvanlardan dişi olanlar (buna şahit olanınız çoktur) çoğu zaman çiftleşmek bile istemezler. Eş beğenmezler. Zaten sokaktaki dişi kedilerde bile "çiftleşme olayı"nın nasıl kavga kıyamet, zorla olduğunu görmüşsünüzdür. Hayvanlarda "Sex" sandığınız gibi pek bir "Romantik ve zevkli" olay değildir.

"Ölüm korkusu" olmayan hayvanlarda "üreme içgüdüsü" olmuyor. Sırf bu ve benzeri konularda inceleme yapmak için Amerikalar gidip, "San Diego Hayvanat Bahçesi ve Vahşi Hayvan Parkı"nda, "Münih Veteriner Fakültesi, psikoloji ve doğum kürsüsü"nde aylarca gönüllü olarak çalıştım. Hayvanlar yiyip, içip keyiflerine bakıyorlar "Bana ne, benim neslim benimle başlar, benimle biter. İnsan milleti resimlerimizi ansiklopedilerden görsün" diye düşünüyorlar.

"Annelik hissini tatmin etsin" diye doğurtulan hayvanlar 1,5 aylık olduktan sonra yavrularına sinir oluyorlar. Öyle bizdeki gibi "Annelik Hissi" falan yok inanın ki (bizdekileri de ayrıca tartışırız:-))) Şahsen ben –kendi adıma- "yavrulamaya" karşıyım. Çünkü, bu dünyaya getireceğim "yavru"nun mutlu olacağına güvenmiyorum ve ona acıyorum. Ben "evcilik oynama hissi"mi tatmin edeceğim, o da 2 tane güneş batışı, 2 tane tatlı söz duyacak diye, 15 yıl okul hayatı, iş bulamama, ekonomik kriz, trafik belası, gaspçısı, kapkaççısı, hırsızı, uğursuzu, bin bir tane belalısı dolu bir dünyaya ne diye bir çocuk getireyim? Yazık günah değil mi? Ben doğmadan önce (sini pek hatırlamıyorum ama) çok daha mutlu ve huzurluydum mutlaka. Benim "ırk"ımı da gelecek nesiller ansiklopedilerden görsün ve "Ahhh, ahhh, Gamzette diye bir ırk vardı, kıymetini bilemedik" diye dövünsünler :-)))))

Siz etrafınızda kaç tane "Hayvansever"in 16 yıl boyunca bir hayvana layıkıyla baktığını, onun için normal düzeninden fedakarlık ettiğini gördünüz? "Çocuğum olacak" diye hayvanını atanlar, "Karım istemiyor" diyenler, "Askere gideceğim" mazeretleri, "Bu artık yaşlandı, oynamıyor" bencilleri, "Apartmandan istemiyorlar" mağdurları ve daha yüzlerce mazeretle bu hayvanlar bir şekilde ya "barınak" denilen "esir kampları"na, ya da "sokaklar"a düşüyor. Unutmayın, her hayvan sahibi, mesuliyet sahibi veya merhametli demek değildir.

*

Erkek köpeğiniz "sex" yapmak istiyor diye doğacak yavruları riske atmayın. Dişi köpeğiniz "annelik hissi tatsın" diye doğacak yavruları riske atmayın. "Sahibi hazır" diye doğurttuğunuz yavruları unutmayın ki "bir insan"a teslim edeceksiniz. O her bir yavrunun hangisinin ömrü mutlu sonla bitecek? "Mutlu Son" o kadar azdır ki... Bizim için bile garantisi yokken, nasıl başka bir canlıya aracılık yapabilirsiniz?

"Kısırlaştırma" konusunda genellikle erkekler dehşete düşer. Haklıdırlar herhalde ama "İlla Kısırlaştırmayacağım" diyorsanız, en azından DOĞURTMAYIN.

Siz hiç, gözlerine çivi batırılmış yavrular, çimentoya gömülmüş kediler, trafik kazalarında paramparça olmuş hayvanlar, hastane deneylerinde (genellikle uysal diye evden atılmış hayvanlar tercih edilir) ön bacağı kesilip, arka bacağına takılmış köpekler gördünüz mü? Sahibi tarafından terk edildiği için, karnını kemirerek, bağırsaklarını çıkartarak, yemeden içmeden kesilerek, günlerce pencere önünde, geçen kırmızı arabalara ağlayarak, gözleri kör olarak, üzüntüden sarılık olarak, intihar eden hayvanlar gördünüz mü? Ben çoookkk gördüm.

"Hayvanların nesli tükenir. Ansiklopedilerden görmek zorunda kalırız" mı diyorsunuz? Evet, aynen öyle olsun. Biz Türkiye gibi, %95'in hayvan sevmediği, iğrendiği, korktuğu bir ülkede yaşıyoruz. Biz "hayvan dostlara layık olmayan" bir milletiz. Biz hayvanat bahçesindeki su aygırının gözünü kör eder, maymuna sigara izmariti verir, ayıya çivi yuttururuz. Yavru yunusların yüzgecini keser, zıpkınlarla öldürürüz. Eve çiş yapmasın diye yeni yavrulamış Doberman'ı balkonda 40 derece sıcakta öldürür, vicdanımız sızlamadan yavrularını parayla satarız. Ayrıca dinazor ve mamutları falan ansiklopedilerden görüyoruz da kahrımızdan ölüyor muyuz? "Tühhh, tühhhh yok etmişler dağ gibi hayvanları" diye ağıt yakan bir tek kişiye rastlamadım daha ben.

Bir hayvanseverseniz, bir hayvana yapacağınız en büyük iyilik: Onu doğurtmamaktır. Bu bencillik değil, çok "insani" bir iyiliktir. "Bir anlık zevk alacak" yanılgısıyla, hayvanların acılar içinde "ölmeyi dileyerek" sürünmesine aracılık yapmayın.

Gelecek nesillere ansiklopedilerden gösterelim hayvanları ve diyelim ki: "Biz öyle vahşi bir ırktık ki, bu hayvanlara bin bir eziyet ederek yok ettik". Ben razıyım "hayvansız ama hayvanların acı çekmediği" ot gibi bir dünyada, onların eksikliğini hissetmeye ve acı çekerek yaşamaya... Hayvan sevgisi fedakarlık ister.

Lütfen bana kızmadan önce, şu anda avaz avaz annelerini arayan, acı çeken Dalmaçyalı yavruların yerine kendinizi koyun ve kararınız öyle verin.

Sevgiler, Gamzette

Gamze Erkök
Hayvanları Koruma Derneği 2. Başkanı
www.haykod.org
Haykod'a destek olmak için...

* Fotoğraflar arşivden derlenmiştir.

13.08.2003

  İlgili Başlıklar
HavHav.com 1 yaşında...
Ping ve Pong kardeşler
Ankara'da günübirlik barınak ziyareti
Yüzdelik dilimlerde hayvanseverlik
İnsanın tek dostu
    Yorum Yaz

 

Yorumlar   (9 adet)

 

Yazan: büyükpaşa

Tarih: 11 Mayıs 2008

Saat: 12:45

sizin yazdıklarınız çok doğru ama o zaman köpeklerin nesli nasıl devam etcek nasıl üreyecekler bunuda düşünmek lazım


 

Yazan: ayhanEGE

Tarih: 10 Aralık 2004

Saat: 17:24

evet haklısında herkes boyle değil bence o yavruları bırakanlara ne desem az gelır nasıl bırakılır kı
ınsan olamaz bunlar zaten...başka bir kopek annelık yapmamaz mı bunlara anne sutu emmeyen yavrular zaten ölüyolar allah yardımcın olsun demekten başka bişi dıyemıcem sana saten ıkı kopeğim ve bır kedım var ayrıca bırde papağan eğer bakıcak yerım olsaydı yavrulardan bır kaçtanesını alırdım ama ben arkadaşlarıma bır soylıyım mutlaka o yavrulardan en az bır veya ıkısıne yer bulabılıcemı duşunuyorum tabı o zamanda kadar hayatta olurlar sa elimden gelenı yapcam


 

Yazan: ozkancanli

Tarih: 16 Kasım 2004

Saat: 21:42

Çok doru söylemişsiniz Gamze hanım!!! Herşeyden önce Cem Yılmaz ın dedigi gibi ''EĞİTİM ŞART'' Bizim insanlarımız böyle oldugu sürece daha neler görecegiz neler...


 

Yazan: dogan

Tarih: 01 Eylül 2003

Saat: 20:56

slm vatan severe katılıyorum ve iki dişi sahibiyim yavrularımda hala mükemmel insanların elinde yavruları verirken bakacak kişiyi cok iyi tanımaları gerekiyor bilinçsizce verildiği zaman sonları belli.


 

Yazan: vatanseverv

Tarih: 18 Ağustos 2003

Saat: 11:04

Yazdıklarınızı okuyunca insanın tüyülri hakikaten diken diken oluyor.
Ama olaya bukadar da umutsuz bakmamak lazım.
Evet toplumumuz için söylediklerinize harfiyen katılıyorum belki bana da kızanlar olacaktır ama olayları bu şekilde çözemeyiz.
Kesinlikle insanları bilinçlendirmek lazım ve ırkları kırmaya bir son vermemiz lazım çnkü sokak köpeklerinin sokak köpeği olmasının başlıca amacı bu.
Bunda da dişi köpek sahiplerinin bilinçlendirilmesi gerekir.
Ben şahsen hiç saf kan bir köpeği sokakta görmedim olsa bile 1000 de 1 dir.
Haa saf kan köpek olunca başına Gamze hanımın söyledikleri gelmeyecek anlamına gelmiyor ama bu oılay en az %80 azalacaktır.
Bunun yolu da ilk önce ırkları koruma derneklerinin kurulmasıyla çözülmeye başlayacaktır...
Bizim şu anda yaptığımız "evin su borusu patlamış biz de suyu kuvayla tahliye etmeye çalışıyoruz çamu ile kapatmaya çalışıyoruz vb. ama birisinin bina girişinden vanayı kapatması gerekiyor"...
Yani gamze hanımlara bu şekikde de yardım etmek gerekiyor...
Gamze hanımın
"Gelecek nesillere ansiklopedilerden gösterelim hayvanları ve diyelim ki: "Biz öyle vahşi bir ırktık ki, bu hayvanlara bin bir eziyet ederek yok ettik". Ben razıyım "hayvansız ama hayvanların acı çekmediği" ot gibi bir dünyada, onların eksikliğini hissetmeye ve acı çekerek yaşamaya... Hayvan sevgisi fedakarlık ister. "
sözlerinin mecazi analmda yazdığını düşünerek yazdım bunları.
Herkese iyi günler...


 

Yazan: ODYSEY001

Tarih: 17 Ağustos 2003

Saat: 18:46

Benimde okurken tuylerim diken diken oldu.. gozlerim doldu.. aci gercekler bunlar...

Bende kopegimin bebeleri olsun isterim ama daha bu sabah bizim sitedeki sokak kopeginin yavrusu ile yemek arayisina sahit oldum. Evet, once onlara yardimci olmamiz gerek...

Ve evet insanlar ne hayvanlari ne de kendilerini tam olarak seviyorlar.. hep bir korku, inancsizlik, tiksinti var insanoglunda...


 

Yazan: efe

Tarih: 17 Ağustos 2003

Saat: 15:11

Kesinlikle insanlarımız için söylenen sözler doğru. Ve bu söz "Unutmayın, her hayvan sahibi, mesuliyet sahibi veya merhametli demek değildir." Hatda insani özelliklere duygulara bile sahip değildir. Eğer bir insan sabırlı, hoşgörülü , yumuşak, sakin, ve düşünebiliyorsa eğrisini doğrusunu o zaman bir hayvana bakabilir. Kendisiyle arkadaşlarıyla barışık olmayan insan zaten hayvanınıda kendisi gibi yetiştirir. Onun geleceğini düşünmez. Günlük anlık yaşarlar. Bu insanların hayvan sahip olmasını istemiyorum. Doğurtup yavrularu kutulara, cami avlularına, yollara bırakıyorlar. Birileri alır diye? Nasıl bir vicdan bu. Evet doğurtmamalıyız. Bu insanlara hayvan vermemeliyiz. Vereceğimiz insanları da özenle seçmeliyiz.


 

Yazan: Uzaklar

Tarih: 15 Ağustos 2003

Saat: 10:16

Benim de 2 dişi köpeğim var . Bize neler söylediler hasta olur doğursun bir kere diye ... Ama o yavruların akıbeti yüzünden hiç cesaret edemedik. Bu yazı benim gönül gözümü açtı. Artık hiç kuşkum yok doğurmasın Allah yazdıysa gene hasta olur. Ben insanların canavar olduğunu biliyordum ama bunca vahşeti içi cızlamadan eli titremeden gözünü kırpmadan yapanlar varsa lanet olsun onlara ...


Sayfa başına dönmek için tıklayın
Adana'da dogo köpeğim ka...
Balıkesirde kayıp yavru ...

Barınaklardan

  Rot doberman...

  Evde butik p...

Eş Arayan

  Bosamıza gel...

  Erkek minyat...

Köpek Arayan

  Trafik kazas...

  Golden retri...

Köpek Veren

  Satılık poin...

  11 aylık diş...

Kanseri koklayan köpek kopyalandı

Ay-yıldızlı PETA Türkiye’ye isyan etti

Kedi ve Köpekler kayıt altına alınacak!

Köpek beslemek çocukları alerjiden koruyor

© 2003. Her hakkı saklıdır.