Yardım Email Gönder  
 erujum - Yeni Yavr...
 erujum - Amerikan ...
 karlıçınar - Kanga...
 toprak musti - Sib...
 toprak musti - Orh...
 köpek_isteyen - Bu...
Şifremi Unuttum!

Pozitif eğitimcinin felsefesi

“Pozitif Eğitim”, yalnızca köpeklere birkaç komut öğretmek için kullanılan basit bir yöntem değil, başlı başına bir hayat tarzı, bir düşünce biçimidir. “Pozitif Eğitim”i ve dolayısıyla “pozitif düşünce”yi hayatınızın bir alanında uygulamaya başladıktan sonra, eğer gerçekten öğrenmek isterseniz, yavaş yavaş hayatınızın diğer alanlarında da etkisini göstermeye başladığını farkedeceksiniz.

Bu felsefenin olaylara hangi perspektiften bakmanız, sorunlara ne gibi çözümler üretmeniz gerektiği konusunda nasıl yol gösterdiğini örnekleyebilmek için, yeri geldikçe bugüne kadar bize yöneltilen bazı soruları ve verdiğimiz yanıtları, ya da web sitemizde yer verdiğimiz başkalarının kaleminden çıkmış makaleleri  de sizlerle paylaşacağız. İşte bunlardan biri, bize gelen bir soru ve verdiğimiz yanıt:

Sn. Arahovitis, 

Yıllardır sürdürmekte olduğunuz kapsamlı araştırma ve çalışmalar esnasında, mesela diğer köpeklere tepkisel davranan köpeklerde yaptığınız gözlemlerde, çıktığınız nokta ile kıyasladığınızda başka bir perspektiften bakmaya başladığınızı farkettiğiniz bir an, ya da değiştirdiğiniz herhangi bir görüşünüz oldu mu? Hani insan bazen bulmacanın eksik kalan parçasını bulduğunu hisseder de “Tamam işte, buldum!” der ya, işte böyle anlar yaşadıysanız bunları öğrenmek isterim. Özellikle köpeklerin birbirlerine karşı takındığı saldırgan tutumlar hakkındaki görüşlerinizi, felsefenizi öğrenmek de beni sevindirecek.
Yanıtınız için şimdiden teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Jenny.
 

----------o----------o----------o----------

Sevgili Jenny, 

Hiç değiştim mi, ya da bir şeyleri değiştirdim mi?.. Evet, hem de sanırım her zaman... Umuyorum ki hayatım boyunca da değişiklikler yapmaya devam edeceğim. Çünkü aslını söylemek gerekirse, bence eğitimin belirli bir formülü ya da tek bir “gerçeği” yok. Elimizde bize yol gösteren bazı temel bilgiler var, ama bundan sonrası bizim araştırma yeteneğimize kalıyor ve bu yetenek bize yolumuza devam ederken yapmamız gereken değişiklikleri farketmekte yardım ediyor. Mesela 20 köpek eğittiğimi varsayalım, başlangıçta bu köpeklerin hepsinin sorunu aynıymış gibi görünse bile, 20 köpek için sonuçta mutlaka en az 10 değişik yol izlemiş ya da yöntem denemiş olurum. İşte bu yüzden de grup eğitimini çok fazla sevmem, çünkü bunun köpekler için gerekenden çok daha fazla standartlaştırılmış bir yöntem olduğunu, onların bireysel farklılıklarını gözardı ettiğini düşünürüm.

Bu çalışmalar sırasında yeni bir yöntem keşfettiğim, “Buldum!” dediğim öyle sihirli bir an yaşamadım, çünkü bu bir anda ortaya çıkıveren bir keşif değil, bitmeyen bir süreçtir; kimi zaman bazı küçük şeyleri ekleyerek, kimi zaman da çıkartarak ufak değişikliklerle sürer gider. Bugün yaptıklarıma baktığımda, bunların 15 önce yaptıklarımla karşılaştırılamayacağını, hatta neredeyse fazla bir benzerlikleri olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta 5 yıl önceki yöntemlerim bile bugünkülerden belli noktalarda oldukça farklılar. Peki neden? Çünkü sürekli olarak öğrenmeye devam ediyorum, tecrübe kazanıyorum, en önemlisi köpekler bana çok şey öğretiyorlar – tabii bir de zaman değiştikçe buna bağlı olarak sorunlar da farklılaşabiliyor. Bugün 10 yıl öncesi ile karşılaştırdığımızda çok daha fazla sayıda “güvensizlik” problemi yaşayan köpek var – mesela İskandinav ülkelerinde özellikle itaat eğitimleri yüzünden, itaat etmeyi çok iyi öğrenen, ama bunun bedeli olarak kendi yaşamlarını devam ettirmek için gereken “kendine güven”i sıfır olan pek çok köpek var. Eğer bir köpek bir şeylerle nasıl başedeceğini bilmiyorsa, o noktada sorun yaşamaya başlıyor. Biz insanlar maalesef köpeklerin hayatta kalma becerisini ve bir şeylerin üstesinden gelme yeteneğini ellerinden almakta gün geçtikçe daha da başarılı oluyoruz.

İşte bu nedenle – yeni eğilimlere cevap verebilmek, insanlara köpeklerini bir şeylerle başedebilecek hale getirmeyi öğretmek için, benim eğitim yöntemlerimin de değişmesi gerekiyordu. Bu benim 10 yıl önce tıpkı bugünkü şekilde yaptığım bir şey değil. Hatta sanırım 5 yıl önce bile değildi.

Bir itirafta bulunacağım: Yaşamları boyunca – hiçbir değişiklik yapmadan, yeni fikirlere açık olmadan, yeni yöntemler öğrenmeden – aynı şeyleri yapan eğitimcilere ve bu eğitimcilerin başarılı olabileceklerine inanmıyorum. Açık fikirli olmak, kendi aklıyla ve bilgisiyle bile sürekli mücadele içinde olmak, asla araştırmaktan vazgeçmemek ve meraklı olmak. İşte benim yaşam şeklim bu.

Köpeklerin birbirlerine karşı takındığı saldırganlık konusundaki felsefeme gelince… Bu konuda tek bir felsefem olduğunu sanmıyorum. Ama bazı görüşlerim var.

Köpeklerin birbirlerinden hoşlanmamalarının pek çok farklı sebebi olabilir, yani bunun kesin bir kuralı yok. Ama şu da bir gerçek ki, hemen bütün canlı türlerinin erkekleri -insan da dahil olmak üzere-, içlerinde çok daha fazla öfke barındırıyor, gücünü göstermeyi seviyor, sert tabiatlı oluyor. Köpekler de bu genellemenin dışında değiller. Olaya bu yönden baktığımızda, erkek köpeklerin birbirlerine tepkisel davranmaya çok daha fazla eğilimli olduklarını görürüz, ama buna agresiflik demek bence yanlış olur. Erkek köpeklerin bu küçük “tartışmaları”, genelde yine başladığı gibi çabucak yatışır, böylesi kısa bir gösteri nedense onlara adeta keyif verir. Böyle bir durumla karşılaştığımda, yani erkek köpekler böyle bir davranış sergilediğinde, genellikle çok rahat davranırım – farketmemiş ya da aldırmıyor gibi yanlarından yürür geçerim ve kendi kendilerine bitirmelerini beklerim – eğer 8-10 saniye içinde hala bitirmemiş olurlarsa o zaman müdahale ederim, ama hafızam beni yanıltmıyorsa bu süre içinde kendiliklerinden buna bir son vermediklerine hiç tanık olmadım. Onları gördüğümde içimden saymaya başlarım ve genellikle 7 veya 8 saniye sonra her şey -benim bir şey yapmama gerek olmadan- eski haline döner.

Öyleyse diyebiliriz ki, bu anlattığımız erkeklere özgü bir şeydir.

Bunun ardından bir de içinde yaşadıkları toplum ve aldıkları etkileşim yolu ile, diğer köpeklerin korkunç olduğu ve onlarla savaşılması gerektiğini öğrenen köpeklerden bahsedebiliriz. Aslını isterseniz çevremizde galiba en fazla da bu tür köpeklere rastlıyoruz. Başka bir deyişle bu bir çeşit öğrenilmiş davranıştır, nedeni kimi zaman yanlış ya da çok az sosyalleşme, hatta maalesef çoğu kez –bizim onlara bunu böyle öğretmemiz-dir. Genç köpekler diğer köpekleri gördüklerinde heyecanlanır ve havlarlar, insanlar ise bunu yanlış yorumlayıp agresiflik olduğunu düşünürler –ki kesinlikle böyle DEĞİLDİR-, köpeğe bağırırlar, onu cezalandırırlar, tasmasını çekiştirirler; tabi böyle olunca da köpek bu tepkileri bakıp havladığı diğer köpek ile ilişkilendirir, kısa bir süre içinde de, bu hareketin sürekli tekrarlanması neticesinde diğer köpeklerin kötü ve tehlikeli oldukları sonucuna varır.

Ben hayatım boyunca çok çok az sayıda gerçekten agresif olan köpek ile karşılaştım; ve bu birkaç vaka da hep yanlış ilişkilendirmelerin sonucu öğrenilmiş davranışlardı. İlk bakışta öyleymiş gibi görünmekle beraber, diğerlerinin hiçbiri agresif değildi; bu köpekler ya yanlış anlaşılmışlardı, ya da yanlış yorumlanmışlardı, veya onlara yanlış davranılmıştı…

Öyleyse böyle bir tavrın olası nedenlerini özetle şu şekilde sıralayabiliriz: 

 - bu “erkeklere özgü” bir tavır olabilir, sorunmuş gibi görünür ama çok kısa bir sürede kendiliğinden çözülür
 - yalnızca başka bir köpeği görüp ilgisini ve heyecanını göstermek isteyen ve yanlış anlaşılan genç bir köpek olabilir
 - ilişkilendirme yolu ile öğrenilmiş bir davranış olabilir
 - dişi köpeğe yakınlaşmaya çalışan erkek köpekler arasındaki rekabetten kaynaklanıyor olabilir – ve önem sırasında asla sonuncu olmamakla birlikte, listeye son olarak bir de şunu ekleyebiliriz:
 - köpeğin hayatındaki diğer etkenlerin (aşırı kontrol, çok fazla beklenti ve eğitim yüklemesi, sağlık sorunları, agresif bir sahip, can sıkıntısı, fiziksel egzersizler ve diğer nedenler) oldukça yükselttiği stres seviyesinin yarattığı gerginlik. Köpeklerin stres seviyeleri yükseldiğinde savunma mekanizmaları da faaliyete geçer ve daha kolay sinirlenirler. Ben pek çok kez köpek sahiplerinin köpekleriyle top oynarken onların stres seviyelerini farkında olmadan yükselttiklerine tanık oldum; bunun hemen ardından -köpek yatışmadan- çıkılan bir yürüyüşte de köpeğin bir diğer erkek köpeğe havlaması çok normaldir – peki niye erkek köpek acaba? Sanırım bu tavrı bir dişi köpeğe aynı şekilde gösteremiyorlar, ya da bu onlara aynı hissi vermiyor, değil mi? Öyleyse bu davranış yüksek stresin doğrudan bir neticesi ve onlar da bunu – bir köpek için – en uygun olan hedefe, yani bir diğer erkek köpeğe yönlendiriyorlar. Bazı köpekler de gerçekte sahipleri, sahiplerinin eşi ya da çocukları, ya da bir komşuları için kavga etme içgüdüsüyle harekete geçerler ama bunu genellikle yakınlarındaki bir diğer erkek köpeğe yönlendirirler. 

Köpekler aslında birbirlerine gerçekten agresif davranamayacak kadar sosyal bir tabiata sahiptir. Öyleyse onların böylesi bir tutum içine girmelerinin mutlaka bir sebebi vardır, işte bu sebeple ben bu davranışı genellemeyi ve agresiflik olarak isimlendirmeyi reddediyorum. Her durum için gerçekte bunun ne olduğunu anlatan, nedenini kapsayan bir kelime bulup kullanmayı tercih ediyorum.

İşte belki de bu bir tür “Pozitif Eğitimci Felsefesi” olarak adlandırılabilir, ne dersiniz?

Stardogs
Positive Training

R. Mehveş İpek & Yiannis Arahovitis

Professional Dog Trainers
Members of APTD (USA) & PDTE (Europe)

26.09.2003

  İlgili Başlıklar
Profesyonel Köpek Eğitmeni Olmak İsteyenler İçin Yeni Fırsat
Evsiz hayvanlar yararına piknik
StarDogs Positive Training'den iki kitap
HOBİZ’04
İnteraktif, "Etkileşimli Eğitim"
    Yorum Yaz
Sayfa başına dönmek için tıklayın
Adana'da dogo köpeğim ka...
Balıkesirde kayıp yavru ...

Barınaklardan

  Rot doberman...

  Evde butik p...

Eş Arayan

  Bosamıza gel...

  Erkek minyat...

Köpek Arayan

  Trafik kazas...

  Golden retri...

Köpek Veren

  Satılık poin...

  11 aylık diş...

Kanseri koklayan köpek kopyalandı

Ay-yıldızlı PETA Türkiye’ye isyan etti

Kedi ve Köpekler kayıt altına alınacak!

Köpek beslemek çocukları alerjiden koruyor

© 2003. Her hakkı saklıdır.