Yardım Email Gönder  
 erujum - Yeni Yavr...
 erujum - Amerikan ...
 karlıçınar - Kanga...
 toprak musti - Sib...
 toprak musti - Orh...
 köpek_isteyen - Bu...
Şifremi Unuttum!

Bizi unutmayın, unutturmayın! - Zeytinburnu

Her şey Nurten Yıldız'ın attığı bir maille başladı. Bu mailde tesadüfen köpeğinin ameliyatı için gittiği Zeytinburnu Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilite ve Bakım Merkezi'nde karşılaştığı dehşet görüntüleri anlatıyor ve 'ne yapabiliriz' diye soruyordu. Küçücük bir mekanda açlıktan ve hastalıktan birbirlerini paralayan 80 köpek ve onlarca kedinin durumuydu söz konusu olan. Hemen yoğun bir mail trafiği yaşanmaya başladı, bu maillerde izlenmesi gereken yollar neler yapılması gerektiği anlatıldı. Maillerde anlatılanlara göre hareket eden Nurten Yıldız, Celalettin Bal'dan yardım alarak Rehabilite ve Bakım Merkezi olan bu yeri fotoğrafladılar. İkinci maille devam eden korkunç durum fotoğraflarla birlikte gözler önüne seriliyordu. Zeytinburnu Belediyesi'ne ait ancak işletmesi bir firmaya verilmiş olan rehabilite ve bakım merkezinde hayvanlara hiçbir tedavi yapılmıyor, açlıktan ölmelerine göz yumuluyordu.

Fotoğrafların yer aldığı yazının forumlara aktarılması ile birlikte pek çok hayvansever harekete geçti. Belediye, bakanlık, kaymakamlığa fakslar gönderildi, telefonlar edildi. Acil tedavi edilmesi gereken hayvanlar başka barınaklar tarafından buradan alınmaya karar verildi. Bizler de 15 Mayıs cumartesi günü bu merkezi ziyaret ederek yiyecek götürmek ve içeride tedaviye muhtaç olan kedileri almak üzere sözleştik.

Cumartesi günü gittiğimizde bizi bir sürpriz bekliyordu. Kapılar kilitliydi, kimseler yoktu. İçerideki köpeklerin seslerini duyabiliyor ancak içeri girip karınlarını doyurmak için hiçbir şey yapamıyorduk. En büyük üzüntümüz ise acilen tedaviye alınması gereken kedileri alamıyor olmaktı. Bizden önce gelen pek çok kişi aynı manzara ile karşılaşmış sonunda yiyecekleri beklemeye karar verenlere bırakıp ayrılmışlardı. Uzun süre bekledik. Bu arada sürekli telefonlar edip yetkililere ulaşmaya çalıştık. Çaresiz kaldığımız bu durum karşısında Aktif Güç Platformu ve DOHAYKO başkanı Nesrin Çıtırık bize yardımcı olmaya çalıştı. Hiçbir sonuç alamayınca getirdiklerimizi Nurten Hanım'a bırakarak ayrıldık. Mecidiyeköy'e vardığımızda Nesrin Hanım'dan telefon geldi. Merkezin açılma ihtimalinin olduğunu öğrendik. Ne yazık ki, benim ayrılmam gerekiyordu. Bunun üzerine Zeynep, Elif, Çiğdem ve Sevil en azından acil tedavi olmaları gereken kediler almak için geri döndüler. Zeytinburnu'nda karşılaştıkları manzara korkunçtu. Burada hayvanların birbirlerini parçalamasına seyirci kalınıyor, büyük bir umursamazlık gösteriliyordu. Arkadaşlarımız gördüklerini ayrıntısıyla foruma yazdılar...

Forum'da yazılanlardan sonra Rehabilite ve Bakım merkezinde gelen telefonlar ve ziyaretler merkezdekiler son derece rahatsız etmiş. Pazartesi günü kilitli tutulan hayvanların sokağa salınmaya başlandığı haberini aldık. En büyük endişemiz ileri derecede uyuz olan köpeklerin tedavi edilmeden sokağa bırakıldığı haberinin doğru olmasıydı. Uyuz bulaşıcı bir hastalıktır. Hayvanları hiç sayan bir Sokak Hayvanları Rehabilite ve Bakım Merkezinin yaptıklarının kamuoyuna yansıması endişesiyle insan ve hayvan sağlığını bu şekilde riske etmesi elbette ki olasıydı.

Zeytinburnu'na yapmayı planladığımız 2. ziyareti bunun üzerine ertesi güne çektik. Zaten bu birkaç gün içinde durumu en vahim durumdaki hayvanlar çeşitli hayvanseverler ve dernekler tarafından birer ikişer alınmış tedavilerine başlanmıştı. Kalan 36 köpekten en kötü durumdakiler ise Beykoz Barınağı ve bir çiftlikte barındırılmak üzere Nilüfer isimli bir hayvansever tarafından alınacaktı. Hayvanların alınma isteği karşısında yaşanılacak problemleri hesaba katarak aynı zamanda orada olmaya karar verdik. 18 Mayıs Salı günü Zeytinburnu'ndaydık. Bizi yine kilitli kapılar karşıladı. Nesrin Çıtırık Adana'dan ettiği telefonlarla bir müddet bekledikten sonra köpeklerin kilit altında tutulduğu yere girebildik. Fotoğraf çekmememiz konusunda kesin bir dille uyarıldık. Bu uyarı öncesinde çektiğimiz bir kaç pozumuz vardı.

Pek çok değişiklik yapılmış olduğunu farkettik. Köpek sayısı çok azalmıştı. Önceden çok hasta olduğu tespit edilen kimi köpekler artık yoktu. Anladık ki, bir gün önce öğrendiğimiz sokağa salıverilme haberi doğruydu. Yanımıza olan işçi de bu bilgiyi doğruladığında "uyuzlu ve çok hasta köpeklerin tedavisi yapılmadan nasıl salıverirsiniz" diye sorduk. Aldığımız yanıt tedavilerinin yapıldığı idi. Cumartesiden pazartesine 2 günde onlarca hasta köpek iyileşmiş ve salıverilmiş! Kafeslerin içine su, mama kapları ve paletler konulmuştu. Ancak hala hasta ve sağlıklı köpeklerin karışık bir halde durduklarını gördük. İşçiler köpekler nasıl davranmaları ve yaklaşmaları gerektiğini bilmiyorlardı. Bu noktada Beykoz Barınağından gelerek köpekleri alan Bilal Bey özel olarak teşekkür etmek istiyorum. Bu güvensiz, hasta, kötü muameleye tabi kalmış köpeklere yaklaşımı oradaki işçiler için çok önemli bir dersti.

Şu andan Zeytinburnu'ndaki hayvanların neredeyse tamamı hayvanseverler ile çeşitli barınaklarca alındı ve tedavilerine başlandı. Elbette ki bu bir çözüm değil. Barınağın tekrar eski halini alması her an olası. Giden köpeklerin kedilerin yerine yenileri gelebilir.

Son birkaç günde hayvanseverler tarafından yapılan ziyaretlerde gösterilen hassasiyet, uzlaşmacı, kavgadan uzak tavrın olumlu sonucu olarak Rehabilite ve Bakım Merkezi bundan sonra gönüllülere açık olacağını ve buradan sorumlu olan firmanın bir daha eski sahnelerin yaşanmasına izin vermemek için tüm çalışmaları yapacağını öğrendik. Bu sözlerin yerine getirilip getirilmediğinin takibini yapmak bizlere düşüyor. Şehrin içinde, belediye otobüsleri ile bile ulaşabileceğimiz bir mekandaki bu merkezi ziyaret sık sık ziyaret etmeliyiz. Bu ziyaretleri ve sonuçlarını paylaşmalıyız.

Bu konuda özellikle Nurten Yıldız, Nesrin Çıtırık, Celalettin Bal, Çiğdem Demirci'ye, hassasiyet gösteren, danışarak, paylaşarak, bir haber ağı oluşturarak bireysel değil grup halinde çalışan herkese, hayvanların tedavileri için kendi imkansızlıklarını bile bir kenara bırakan barınaklara, hayvanların taşınması için araçlarını tahsis eden gönüllülere çok teşekkür ederim.

Lütfen Zeytinburnu Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilite ve Bakım Merkezi'ni, buradaki hayvanları unutmayalım ve unutturmayalım! Ziyaretlerimiz ve paylaşacaklarımızla bu merkezin adı doğrultusunda hareket etmesinde gönüllü yardımcılar olalım.


Editör
Esrin Keşci
editor@havhav.com

21.05.2004

  İlgili Başlıklar
Hâkim hanımın şanslı köpekleri
I. HavHav.com-Kedigen.com pikniği
Çocuklar asıyordu ellerinden aldım
Pako'dan geriye...
Bu broşürü mutlaka okuyun
    Yorum Yaz

 

Yorumlar   (6 adet)

 

Yazan: petek00326

Tarih: 28 Mayıs 2004

Saat: 23:44

Artık şu dostlarımıza eziyet ne zaman biticek bilmiyorum.Ama mümkün olduğu kadar çalışmaları hem devlet hemde bizler hızlandırmalıyız.Çünkü gün geçikçe küçücük çocukların dahi onlara eziyet ettiklerini görüyorum.


 

Yazan: dior

Tarih: 25 Mayıs 2004

Saat: 12:11

Bunları okudukça gözyaşlarımı tutamadım.Biz insanmıyız acaba diye düşündüm.Burnumuzun ucunda olanlardan habersiziz.Yaşamak bu mu yemek içmek nefes almak .
Bu firma yaptığı işler konusunda para alıyorsa sözleşmesi derhal durdurmalı Heran kontrol etmek yetmez eğer vicdanları yoksa merhamet hisleri taşımıyorlarsa bunları nereye kadar kontrol edebiliriz.Tabii ki kontrol şart ama insanın insan olma hassaları kendinde olmalı dışardan ne yapsanız zorlayıcı olur.


 

Yazan: çiğdem demirci

Tarih: 23 Mayıs 2004

Saat: 21:47

gördüklerim gözümün önünden hala gitmedi. en çok hayret ettiğimde içeri girdiğimizde hiçbir köpekten ses çıkmıyordu, şimdiye kadar hangi barınağa gittiysem köpekler havlıyordu ama burda böyle değildi ..
köpekleri ordan alıp beykoz a götürmek için son gidişimizde birçok yenilik ve değişiklikle karşılaştık.. mama almışlar , her kafese su koymuşlar ,prtalığı temizlemişlerdi. ama aşırı derecede uyuz olan 20 kadar köpek yoktu :( sorduk ,bazılarını saldık bazılarıda kaçtı dediler ..
kalan öpeklerde alındı z.burnundan
sadece 2 köpek kaldı onlarıda yeni ameliyat oldular diye vermemişler..
bizler adanadan Nesrin Çıtırık hanımla irtibat halinde buranın takipçisi olup daha güzel bir hale getirilmesi için elimizden geleni yapmaya hazırız .
bize katılan , barınağa gelemesede destek veren arkadaşlarada ayrıca teşekkürler
sevgilerimle,


 

Yazan: yildiznurten

Tarih: 21 Mayıs 2004

Saat: 20:55

Arkadaşlar bu görüntüler ilk haftadaki akdar korkunç değil. Paletler bizim olayı duyurmamızdan sonra kondu. Hayvancıklar sürekli yıkanan ıslak taşın üzerinde yatıyor, oraya pisleyip, pislikleri üstünde yatıyordu. Odalarda su , yemek yoktu. Hafta sonu 2 gün bu odalarda susuz, aç kapalı bekliyordu. Bir görevli hafta sonu yemek verilmediğini söyledi. Bunun üzerinde durunca bir bekçinin gelip yemek verdiğini söylemeye başladılar. Ama o yemekler de kedikler oldu. SLm.Nurten


 

Yazan: yildiznurten

Tarih: 21 Mayıs 2004

Saat: 20:51

Sevgili Arkadaşlar,
Bilal Bey'in kucağındaki fotoğrafa baktıkça içim parçalanıyor, kendimi suçluyorum. Çünkü bu köpeği ve 2 kardeşiylr 2 yavruyu ben kendi ellerimle onlara teslim ettim. Hepsi nur topu gibi sağlıklıydı. Daha adamlar köpecikleri yerlerde sürükleyerek arabaya atarken bin pişman olmuştum. Zeytinburnu barınağıyla ilgili önceden de kötü haberler çıktığından tlf.edip Vet.Cem'e, oraya köpek götürmeye korktuğumu söyledim. O da barınaklarının gayet temiz olduğunu, müfettiş raporu bile olduğunu söyledi. Fakat bütün hayvanların uyuz olduğunu ve köpeklere uyuz bulaşabileceğini söyleyip uyarmadı. Onlar köpeklerle gidince arkasından minübüsle yetiştim ki, yavrulardan biri yok. Adamlara soruyorum, "diğer yavru nerede" ,diye "ne bilelim, buralardadırlar" diyor. Israrlı sorularım üzerine Vet.Cem arabadan inerken kaçtığını söyledi. Kimse de peşinden gitmemiş. Güzelim bebeği annesinden ayırmış ve mezarlıkta ölüme terk etmiş oldum. Mezarlık civarını günlerce aradım, fakat tinerci korkusuyla iç kısımlara giremedim. Herkes girmemem için uyardı ve bebek sanırım öldü gitti. Barınağa girince ilk baxlarda fazla uyuz olmayanlar vardı. Benim 3 köpek de onların arasıındaydı. Yavru dışarıda kalmıştı. Çok uyuzlar dip kısımdaki baxlardaydı ve ben kendiminkilerin yerini saptamaya çalıştığımdan ilk gidişte aşırı uyuzların üst üste yığıldığı tarafa fazla bakamadım. Fakat adamları, benimkileir diğerleiryle karıştırmayın, hastalık var, sakın bulaştırmayın, diye uyardım. 2 gün sonra gidince bir dene göreyim. Köpekleri bulamıyorum. Ve bu kez bütün köpekler uyuza bulanmış, hepsinin yüzü gözü kan revan içinde. Benimkileri bulacağım diye bütün baxları tek tek aramaya başladım ve bu arada hayvancıkların mezara konmuş gibi nasıl üst üste tıkıldığını ve ne perişan halde olduklarını fark ettim ve kendimi kaybederek bağırmaya başladım. Bundan daha feci görüntü olamazdı. Resmen ölsün diye oralara yığın halinde tıkılıyorlardı. Hepsinin karınları iyice yapışmış, derileri soyulmuş, kaşıntıdan her yerleri kanıyor ve açlık ve susuzluktan yürümeye halleri yoktu, fakat oturacak yer olmadığından kesilmeyi bekleyen koyunlar gibi ayakta duruyorlardı. Adamlara benim köpekkleri bulmalarını söyledik. Vet., işçiler ve ben aramama rağmen bulamıyorduk. "Bunları niye karıştırdınız" deyince işçi"hiç işim yok da onları ayrı ayrı mı koyacağım" dedi. Bir yerlerden gelen yetersiz yemeği avlunun ortasına yere döküyorlardı. Hepsini salıyorlar, büyükler kapışıyor, dişlerinin kovuğu bile doymuyor, zayıflar ve küçükler havalarını alıyordu. İşte bu durumu görünce yardım çağrısı yaptım. Ama benim köpeklerden bir bu resimdekini bulabildik. İkincisi ameliyat olduğu gün ayılmadan üzerine kilit vuruldu, herkes gitti. P.tesi geldiğimde "senin köpek -birkaç metrelik- duvardan atlayıp kaçmış, dendi. MAntık alır mı? Üçüncüsü de ortada yoktu baştan beri. Benim köpeklere benzeyen, fqkat geldiğimizdenberi küpeli ve ameliyatlı olan , yine uyuz olmuş bir köpeği" bu senin" diye gösterdiler. Ayrıca Cem Bey'in teklifi " Herhangi üç köpek seçelim, götür" oldu. Bu kadar mantık var. Bernim sanki köpeğe ihtiyacım var. Ben yuvayı , kardeşleri dağıttım. Hayvanları güzel güzel yaşadıkları yerden ettim, diye kendimi yiyorum, adamdaki vurdumduymazlığa baıkn. Sonraki gelişmeleri biliyorsunuz. Selamlar NurtenYıldız


 

Yazan: Bedirhan

Tarih: 21 Mayıs 2004

Saat: 18:54

İNANAMIYORUM...... NE OLUYOR BİZE? GİTTİKÇE İNSANLIKTAN ÇIKIYORUZ HİÇ Mİ ALLLAH KORKUSU YOK İÇİMİZDE O ZAVALLI YARATIKLARIN NE GÜNAHI VAR ALLAH BÜTÜN CANLILARI YARATTI KÖTÜLÜK YAPSINLAR DİYEMİ ? Kİ BU CANLILAR BİZLERE DİLLERİ OLMADAN ÇOK ŞEY ÖĞRETEN,MUTLULUK VEREN YARATIKLAR BUNLARIN HESABINI ALLAHA KARŞI NASIL VERECEKLER... ŞOK İÇERSİNDEYİM BUNLARI YAPANLARI ESEFLE KINIYOR UM VE ASLA AFFETMİYORUM...

Sayfa başına dönmek için tıklayın
Balıkesirde kayıp yavru ...
Kayıp dişi doberman aran...

Barınaklardan

  Rot doberman...

  Evde butik p...

Eş Arayan

  Bosamıza gel...

  Erkek minyat...

Köpek Arayan

  Trafik kazas...

  Golden retri...

Köpek Veren

  Satılık poin...

  11 aylık diş...

Kanseri koklayan köpek kopyalandı

Ay-yıldızlı PETA Türkiye’ye isyan etti

Kedi ve Köpekler kayıt altına alınacak!

Köpek beslemek çocukları alerjiden koruyor

© 2003. Her hakkı saklıdır.