|
|
|
 |
|
|
|
|
Öykü yarışmalarından editörün seçtikleri |
|
13 ay boyunca birbirinden farklı konularda kısa öyküler yazdınız. Öyküleriniz üyelerimiz tarafından oylandı ve bu oylarla ilk üçler belirlendi. Şimdi öykü yarışmamıza kısa bir ara veriyoruz. Bu kısa arada geride bıraktığımız öykü yarışmalarına bir göz atmak istiyorum.
Genel olarak oy kullanmada hep çekimser kalmışız. Pek fazla oy kullanmadığımız gibi kullandığımız oylarda da oldukça cimriymişiz :) Bu cimriliğimiz göstergesi oylama ortalamaları.
Yarışmalarda başarılı meslek sahibi köpeklerle tanıştık, onları aşk heyecanları yaşadık, yaşamlarımıza girişlerinin ilginç hikayelerini paylaştık, onların gözünde bizi, bizim yaşamımızda onların yerini irdeledik. Çok eğlenceli yazılar çıktı ortaya. Bunların arasında, ilk üçte yer almayanlardan bazılarını, editörün seçtikleri olarak sizlerle paylaşmak istiyorum. Sırasıyla gidelim; ilk konumuz, bu yarışmanın ilk üçü ve benim seçtiklerim.... |
|
İlk konumuz: Köpeğim meslek sahibi olsaydı ........ olurdu İlk üç sırasıyla: 1. 7 ortalama ile Sladki iş başında..., yazan Sladki, 2. 5,76 oylama ortalamasıyla Benim güzel kızım Tayra, yazan banuilerde, 3. 5,70 oylama ortalamasıyla Süper dadı, yazan nesterin.
Editörün seçtikleri:
Karabiber bir tenor, onun hayatı müzik ama artık mesleğini yapamayacak.
Ben müzisyenim – CORDAN Müzisyen Karabiber... Ben doğarken öyle bir çığlık atmışım ki babam "bu oğlan ileride tenor olur" demiş, annem "hayır, bu olsa olsa komedyen olur" demiş. O zamanlar ben küçüğüm, meme emme kavgasını yaparken uzun uzun uluduğum için kardeşlerim kulaklarını patileriyle kapatıp, beni şikayet ederlerdi. Sonra beni evlat edinen ailede sanatsal uğraşlarım devam etti. Çok sevdiğim bir şey söz konusu ise uzun uzun şarkı söyler istediğimi alırdım. Fakat bu imparatorluğum uzun sürmedi; çünkü eve annemin kucağında benden daha hızlı şarkı söyleyen, adına "bebek" dedikleri, küçük ama meraklı, onların deyimiyle "kardeş" geldi. Benim sanat hayatım bu olağanüstü olayla bitti. HAVU... |
Kujo bir balet olmaya karar vermiş ancak ortada aşılması gereken bazı problemler var :) Balet Kujo - ZEYNEPDILAN Siz benim kocaman bir Rottweiler olduğuma aldanıp da, "bu cüsseyle nasıl balet olunurmuş" demeyin sakın! Annem de beni artık "balerin oğlum" diye sevmesin lütfen. Ben kız değil, oğlanım bir kere. Ayrıca kızlara balerin denir, ben bir baletim. Anneciğim her seferinde büyük bir sabırla kırmızı pabuçlarımı patilerime sokmaya çalışırken, ben de annemin elinden alıp kendim giymek istiyorum. Ama giymeye çalışırken de yanlışlıkla parçalıyorum. Zavallı annecim nasıl da peşimden koşturuyor. Anlamıyor ki; ben bir baletim. Arkadaşlarımla oynarken, onlara kuğu gölü balesindeki gibi akrobatik hareketler yapmakta zorlanıyorum kırmızı pabuçlarımla. Tamam anladık giymek zorundaysam da bari rengi kırmızı olmasaydı. Benim bir arkadaşım vardı, ismi Tanker'di. Kendisi çok çok çok büyük bir çiftlikte ağaydı. Ama bir gün Tanker Ağa kayboldu ve ben çok üzüldüm. Ben O'na hep televizyondan öğrendiğim yeni akrobatik hareketlerimi yaparken düşerdim. Tanker Ağa da bana çok gülerdi. Umarım bir gün Tanker Ağa çiftliğine geri döner. Hoşçakalın. | |
|
İkinci konu:Köpeğim aşık oldu ve ... İlk üç : 1. 9,75 ortalama ile Ronin Betsy'i görünce......, yazan ersen_ronin, 2. 8,36 ortalama ile Aşk kapıyı çalınca, yazan tırmık, 3. 8,35 ortalama ile Ah şu bayanlar, yazan ashley.
Editörün seçtikleri:
Bu yarışmada oylama ortalamaları oldukça yüksek ve ilk üçe giren öyküler de bence muhteşem :) 10. sırada yer alan öyküde gırtlak gırtlağa bir aşk anlatılıyor.
Aşıkınım, kaçıp kovalasam da... - damlaozcan Ah ah... Bizim aşkımız Türk filmlerini bile aratmaz nitelikte. Sokak köpeği ile Brittany Spaniel'in aşkı. Ben fakir bir kız, o ise fabrikatörün oğlu... diyeceğimi sandınız, di mi? N'olmuş sokak köpeği isek, biz de aşık oluyoruz elbette. Erkeğimin adı Happy, boyu benim yarım kadar, bacaklarım o kadar uzun ki (eh, genç bir kız uzun bacaklı olmalı, di mi? :) koştururken yanlışlıkla üstüne çıkıp onu incitebiliyorum.
Sahilde koştururuz, oyunlar oynarız; o benim gırtlağımı çekiştirir, ben onun gözlerini oyarım; o ağzına bir dal alıp kaçar, ben peşinden koşup dalı ağzından çalıp kaçmaya başlarım. Birbirimizi kovalamaktan aşkımızı doğru dürüst yaşayamıyoruz anlayacağınız.
Hehehe aşk bu değil mi zaten; sen kaç, o kovalasın :))) |
Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı'yı aratmayan bir aşk hikayesi bu. Remmi ile Lorrie - HOLA Ben hep düşünürüm. Acaba Kerem ile Aslı ya da Romeo ile Juliet öykülerinde engeller, ayrılıklar olmasaydı acaba bu öyküler dünya literatüründe bilindik, unutulmaz aşk öyküleri olarak liste başında yer alır mıydı?
Bizim ellerinizden yalayasıca Remmi 1,5 yaşındayken Bodrum'a gittiğimizde, orada ki dostlarımızın Lorrie'si ile karşılaştı. İlk defa bir dişi görmenin acemiliğinden midir, o hiç de alışık olmadığımız gayet hareketli ve zıp zıp hali aksine, usul usul ve başını sık sık başka yöne çevirerek, mağrur, dikkatli yaklaşmasını görünce, karşılıklı konuşmalarını hep başka yöne dönerek yapan Türk filmi davranışlarına bir açıklama getirebildim.
Sanılanın aksine, günlerce kur yapmaları 17. yani son gün Lorrie'nin gideceğimizi hissederek, o gün Remmi'ye -9 yavruya sebebiyet veren- onayını vermesi ile son buldu. Otoparkın köpeği Rocky'nin adını duyunca göğsünden gelen hırlama ile yerinden zıplayan Remmi'ye Lorrie dendiğinde ne yaptığını görseniz literatüre Remmi ile Lorrie'yi de eklerdiniz. | |
|
Üçüncü konu:Köpeğim aklımı nasıl çeldi? İlk üç : 1. 7,86 ortalama ile Oturuyordum, yazan figo, 2. 7,58 ortalamayla Beklenen erkek, yazan symbol, 3. 7,03 ortalamayla O bizi seçti, yazan moonart.
Editörün seçtikleri:
Uğruna senetler yapılan bir köpeğin öyküsü...
Taksitli köpeğim... - Ldyx Köpeğim öldükten sonra uzunca bir süre köpek alamadım kendime, ama içim hep bir köpek istiyordu. Sonunda dayamadım; gazete, dergi, web site ilanlarına bakarken bir gün birini aradım... Bir çift vardı yavrularını vereceklerdi, astım sorunları vardı ve sadece bir hafta kalmıştı onlarda yavrucuk, henüz 2 aylıktı. Akşam iş çıkışında gittik arkadaşla evlerine. O bakışı unutamam; ayaklarımın altında dolaşmasını, ama param yoktu alamazdım ben onu. İstedikleri para bana göre çoktu. Nasıl ödersin dediler, ben de taksitle dedim ;) Onlar da kabul ettiler, hatta senet bile yaptım. Aldım köpeğimi geldim eve... Korkak bakışlarla sepetten çıkardı başını ve o gece göğsümde uyudu... Aldıktan bir hafta sonra kanlı ishal geçirdi bebeğim.. Çok ağladım; bir yandan taksiti bitmedi diyorum, bir yanda kucağımda köpeğim veterinerleri dolaşıyorum... O şimdi 7. ayında dünya güzeli, ama o bakışı var ya... Çeldi aklımı, taksit taksit de olsa aldırdı kendini bana ;)) |
Bu yavru köpek işini biliyor. Günümüzde farklı olmak prim yapıyor. O da farkını ortaya koyuyor. El yüz yalayarak ya da sürtünüp kucağa çıkmaya çalışarak değil de ayağa işeyerek dikkat çekiyor :) Kime niyet, kime kısmet - blue
Merhabalar, ben Zeus size hikayemi anlatayım...
Çok iyi hatırlıyorum, 24 günlüktüm, anneler günüydü. Kardeşlerim ve benim yanıma uzun boylu bir adam geldi. Bir an içimde bir sıcaklık hissettim. Tam yanına gidecektim, o siyah kafalı (ben ona öyle diyorum) kardeşim beni iterek onun yanına gitti. Kardeşimi severken ben bir kenarda kaldım, zaten annem de beni dışlamıştı. Neden bilmiyorum, kahverengi renginde bir tek ben vardım. Benimle alay edercesine bakıyorlardı. Anladım iş başa düşmüştü. Öbürleri kadar cazibeli bakışlarım yoktu. Ben de paytak bir şekilde ki, o zaman, o uzun boylu adam "sarhoş galiba" diyerek benimle dalga geçti, tam kardeşimi götürecekti, son şansım olduğunu biliyordum, gidip ayağına (affedersiniz) işedim. Bana "benim dikkatimi mi çekmeye çalışıyorsun?" dedi. Beni kucağına aldı, öyle mutluydum ki... sanırım o da beni çok sevecekti. Bu sefer anne ve babamın sahibi ondan fazladan bir şeyler istedi. O da o kağıtları (paraymış onlar, ne bileyim) verdi. Beni hep sevdi, hep korudu. Ben de büyüyünce onu koruyacağım. |
İkna gücünüz ne kadar kuvvetli? Köpek sahibi olmanıza karşı çıkan ailenizi ikna edecek kadar mı? Hayaller gerçekleşir - kaktus Ne ılık bir bahar günü, ne de yağmurlu bir kış günüydü. Ama benim için her günden çok daha farklıydı o gün. Nihayet bütün edebi gücümü kullanıp, köpek beslemenin insanın ruh ve beden sağlığına yaptığı olumlu etkilerin kanıtlarını anneme suna suna annemi bezdirmiş ve sonunda ikna etmiştim. Aslında zaten gelecek olan dost benim ev arkadaşım olacak ve ailemden uzak o şehirde tüm ailem olacaktı. Kafamda kurmuş ve her şeyi planlamış, izni de koparmış şekilde gittim. Alman çoban köpeğim olacaktı sonunda. Üstelik biriktirdiğim para da yetiyordu. Bir de ne göreyim, aylardır vitrine yapışıp "geliyorum, bekle beni" dediğim yavru satılmıştı. Kalanlar ise alabileceğimin 2 katı fazla para istenen, 2 küçük kızdı. Ama dükkan sahibi vitrine aylardır yapışan o kıza acıdı da taksitle köpeklerden birini satmaya razı oldu. "Seç" dedi birini, önüme iki yavru bırakarak. Biri geldi elime bir dil attı ve diğeri ayaklarımın dibinde dolaşırken, o gitti köşesine o meşhur "yampiri" oturuşu ile oturdu. Artık yalnız değildim :) | |
|
Dördüncü konu:Köpeğim insan olsaydı, kim olurdu? İlk üç : 1. 8,07 ortalama ile Topçu haylaz, pardon topçu hanımefendi :), yazan fatmacik, 2. 8 ortalama ile Kesin benim yerime geçerdi :), yazan taira, 3. 7,7 ortalama ile Aşk erkeği Don Juan!, yazan ODYSEY001.
Editörün seçtikleri:
Düşünün ki, Elvis Presley ile aynı evi paylaşıyorsunuz. Bir efsane ile yaşamak zor olsa gerek :)
Elvis - hermonie_arwen Köpeğimin adı ELVİS. Dünyaya insan olarak gelseydi aynı onun gibi olurdu. Bu ismi de ona bu yüzden koyduk. Sokakta inleyen gür sesi (o kadar güzel bir sesi yok oğlumun), Elvis Presley'nin gür sesi, kuyruğunu sallayarak gelişi, Elvis'in sahneye girişi. Bir de oğlum şimdi yaşlandı kötü alışkanlıklara ve şişmanlamaya başladı. Yakışıklı oğlumu her gün kendi ellerimle sahneye (sokağa) hazırlıyorum. Parfümünü (pudrasını) sürüp, saçlarını tarayıp sahneye (sokağa) dans etmeye (yürüyüşe) çıkıyoruz. Yazın dünyanın dört bir yanındaki denizlerde, kendi özel plajlarında yüzüp gününü gün ediyor(?).
Oğlumu çooook seviyorum, zaten Elvis Presley'i de severim :)) |
Yaşamınızdaki egemen erkek karakterler yetmiyormuş gibi köpeğinizde bu erkekler gibi mi davranıyor yoksa? Öyleyse vay halinize... :) Ares ve ben - incidovan Ares şu ana kadar gördüğüm en sinirli varlık. Tam bir erkek. Sabahın köründe kahvaltısını ister, akşam geç dönmem kesinlikle yasak. Eve erkek misafir mi, mümkün değil! Sinirli hali öyle şirin ki, ona kızamıyorum. Cinsi cocker. Uzun kulaklarını sallamaya başlar, gözlerime bakar. Gider gönlünü alırım ben de. O iyi ki bir insan olmamış böyle çok şirin, ama insan olsaydı ya babam olurdu ya da sevgilim... Kızsam da vazgeçemeyeceğim iki erkek... | |
|
Beşinci konu: Köpeğimin elinde sihirli bir değnek olsaydı ... İlk üç : 1. 6,68 ortalaması ile Ölmüş bile olsa..., yazan xterranova, 2. 5,76 ortalaması ile Peri tozu peri tozu, yazan SHAOLIN, 3. 5,07 ortalaması ile Eylül :), yazan Eylül_92.
Editörün seçtikleri:
Sihirli değneği eline geçiren bir köpek ne yapar. Tabii ki gökten kemik yağdırır :)
Köpek dünyası - merek Kesinlikle tüm çevresini ve beni köpeğe çevirir ve bütün günü oyun oynamaya tahsis ederdi, yağmurun yağmasını engeller (suyu hiç sevmez), telefonumu yok eder (nedense biz ne zaman oynamaya kalksak telefon çaldığından telefona havlıyor :) ), dondurma ve kurutulmuş işkembenin çimenler gibi bol olmasını sağlardı, ha bir de veterinerini ve tüm Terrier'leri de kediye dönüştürüp bol bol kovalardı (sadece Terrier cinsi köpeklerden tırsar), gökten kemik yağdırır hepimizin kafasını gözünü de yarmayı ihmal etmezdi. |
Kısa ve öz bir anlatımla yatak savaşları :) Rahatına düşkün Asil - yasin Bence Asil'in elinde sihirli bir değnek olsa ilk yapacağı sihir, beni kulübesinde yatırıp kendini de benim yatağımda yatırmak olurdu. |
Evde işler pek yolunda olmasa gerek. Aksi durumda intikam planları yapılmazdı değil mi ? İntikam - loulou Köpeğimin sihirli bir değneği olsaydı tasmasını bana takar, bütün Bostancı sahilini yürütürdü; eve geldikten sonra da bir güzel ziyafet çekip onu seyretmemi isterdi. | |
|
Altıncı konu: Köpeğim hangi huyunu benden kaptı? İlk üç : 1. 7,00 oylama ortalası ile Ben senden öğrendim, yazan gaco, 2. 6,36 oylama ortalamasıyla 2 yapraklı bir papatya, yazan Dragon, 3. 6,27 oylama ortalamasıyla Tek yumurta ikizi, yazan hermonie_arwen.
Editörün seçtikleri:
Üzüm üzüme baka baka kararıyor. Birbirlerine duydukları sevginin yoğunluğu, hatta kokuları bile birbirine benziyor :)
Canım annem - dofi Ben doğduğumda etrafımda bir sürü benden vardı, sonra hepsi teker teker gittiler. Bir ben kaldım. Bir de Bonny. Bir de sonradan asıl annem olduğunu anlayacağım Ayşe. Onun sıcak kolları arasında büyüdüm, en sevdiğim şey ise beni bacaklarının arasına yatırıp karnimi okşamasıydı her zaman.
Gel zaman git zaman, ben mi ona benzedim yoksa o mu bana bilmiyorum.
Onun beni sevmesini çok seviyorum. O da benim onu sevmemi. Çok tembeliz ayrıca. Oyun oynamayı seviyoruz, ama o kadar tembeliz ki tüm gün yatmak daha eğlenceli. Bir de, o da, ben de birbirimizi başkasıyla paylaşamıyoruz hiçbir zaman.
Bazen beni evde bırakıp gitmesi gerekiyor. O zaman ben onun kıyafetlerinin üstünde uyuyorum. Ama ben onu hiç bırakıp gitmedim, ama eminim o da benim kokumu özlerdi (bazen bana çok pis kokuyorsun diyor, ama yine de çok seviyor beni. Bazen o da pis kokuyor, ama ben ona söylemiyorum üzülmesin diye)
Açıkçası uyku, yemek yeme, cevap verme, oflayıp puflamaya kadar her şeyimiz aynı. Annem diye herhalde, bilmiyorum... |
Ayna ayna, söyle bana; benden güzel var mı bu dünya da... Ayna: -Yok efendim ne müsabet, Sizden güzeli yok da, size denk olanı var. Bir siz, bir de dört ayaklı kızınız Şila. O benim ruh ikimiz- ŞİLA NIN ANNESİ O bir bayan ben de bir bayanım. İkimiz de çok süslüyüz. Asla boynuna takılan kolyeleri, saçına takılan tokaları red etmez, çıkarmaya uğraşmaz benim kızım. Hatta kolyelerimiz ortaktır.
Ben aynaya bakmaktan çok hoşlanırım, aynaya baktığım zamanlar o da arkamda durur ve kendini seyreder.
İkimiz de yattığımız yeri yadırgarız. Yatağımdan başka yerde uyuduğumda kıpır kıpırımdır. O eğer mecbursa başka yerde uyumaya, devamlı patileriyle itekler durur etrafını.
Veteriner muayenesinde de çok usludur, iğneden hiç korkmaz. İlkokuldayken en cesur aşı olan çocuk da bendim bu arada.
Kalın ses tonundan, yüksek sesten, telefonun çok çalmasından ikimizde nefret ederiz. O durmadan havlar, benim de içimden geçer havlamak :) |
Genleşerek kapıdan bacadan giremeyen ikili :) Ah inatçılık - Yeşim Ben ocak doğumlu safkan bir oğlak burcuyum, yani keçiyim keçi... Maalesef kendimde de sevmediğim huylarımdan biri inatçı olmam... Bunu kesinlikle isteyerek yapmıyorum, ama engel olamıyorum kendime... İşte Oscar'cığım da sanırım benleşmeye başladı. Bu arada sadece inat değil o kadar yiyor ki, yine bana benzeyerek genleşmeye de başladı... Yakında kapıdan bacadan giremeyeceğiz... Bazen etrafımdaki kişiler, ben bir işi tam yapmak üzereyken iken, o işi yapmamı söylerlerse otomatik olarak o işi yapmayı keserim. Gıcık bir inat işte... Oscar'da benim gibi deli... Elimizdeki bir şey kaptı mı kesinlikle bırakmaz. Ama ağzından çekmeye çalışmasak hemen bırakıyor... Tamamen inat işte... Neyse ki cocker ya eski köpeğim Ayzeg olsaydı... Düşünsenize bir rottweilerin ağzından çorabınızı almaya çalışıyorsunuz. Oy oy oy ... | |
09.06.2004 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|