|
O sabah annem mamamı verdi, sevdi, okşadı beni, sonra üzgün bakışlarım arasında sokak kapısından süzüldü gitti. Önce evde bir kaç tur attım. Sonra ne göreyim annem giderken kapıyı aralık bırakmış. İşte benim için kaçırılmayacak bir fırsat! Hemen bahçeye fırladım, çimenlere süründüm. Tabii her şeyden önce düşündüğüm tek bir şey vardı, annemin beni yürüyüşe çıkardığı zamanlarda gördüğüm bahçe güzeli "Hera". Her geçişimde uzaktan uzağa bakıp nasılda koşmak istiyorduk birbirimize. Şimdi ona gidebilirdim yaşasın! Bir sokak ötemizdeki 2 katlı evlerinin bahçesine vardığımda Hera orada tüm güzelliğiyle duruyordu, doğrusu şu anda önüme 3 kilo sosis koysalar gözüm görmezdi :) Yanına gittim koklaştık, patilerimizi birbirine doladık, oynamaya başladık, ama o da ne! Evin kapısından çıkan adam bana kızdı ve uzaklaştırdı. Bende çaresiz oradan ayrıldım. Sokaklarda gezinirken annem aklıma geldi. Akşam geldiğinde sarılırdı bana, ben de sıcacık koynunda uyurdum. Eve gittim kapıyı kapattım ve dedim ki "o hayatımdaki en değerli şey". |