|
Küçük Paris evden kaçamayacak kadar korkaktır. Kapıyı ardına kadar açık bıraksak bile kapının iç tarafında durup bize bakar ve 'anne, dışarı çıkarsam sen de benimle gelir misin?' der, en masum bakışlarıyla. Bazen apartmanın içinde keşif turlarına çıkar, üst kata kadar koşup kapıda havlar, daha Deniz ablası kapıyı açmadan, onun sesini duyar duymaz da geri aşağıya koşar. Paris firari değildir, bunu asla yapamaz. O daha çok mutfak kapısının önünde durup, buzdolabını gelebilecek saldırılara karşı korur! Herhalde bir kaçamak şansı olsaydı da komşumuzun mutfağına kaçardı, onun kurabiyelerinden yiyebilmek için. Ama kimsenin onu bizim kadar sevemeyeceğini bildiği için de çay saatinden sonra hemen evimize geri gelirdi. |